Arif Sezer'den önemli bir detay!

Osman PALAMUT

13 Ağustos 2013 Salı 10:13

Cumhuriyet Halk Partisi Büyükşehir Belediye Başkanı aday adayı Arif Sezer, Pozantı ilçesine yaptığı ziyarette siyaset adına önemli bir kelam etmiş.

Siyasi nezaketsizliğin, kirliliğin ve dejenerenin hızla yaşandığı Türk siyasi hareketinde, İsmet İnönü’nün sözlerini hatırlatan Arif Sezer, Pozantı’da ki sohbetinde erdemli siyaset adına şu görüşlere yer veriyor:

"Namuslu insanlar, namussuzluğa karşı birleşmelidir, aksi halde ülkenin birliği de, dirliği de, bütünlüğü de kalmaz"

Hoş bir kelam,

Özlenen bir söz,

Ve toplumsal bir beklentinin özünü oluşturan söylem.

İnsanlık alemi ne çekiyorsa siyasi ahlaksızlık yüzünden çekiyor.

Siyasette ahlak olmayınca, namus olmayınca, kısaca namuslu insanlar olmayınca namusuz siyasetçiler insanların iliklerini sömürdükleri gibi, Irak’ta olduğu gibi, Suriye’de olduğu gibi masum insanları gözlerini kırpmadan katledebilmektedirler.

Arif beyi pek tanımam ama telaffuz ettiği sözler, birlikte yaşamanın, bir olmanın, diri olmanın ve dolayısıyla iri olmanın en önemli ayağını oluşturmaktadır.

Bu ülkede gerçekten namuslu insanlar, namussuzlara karşı güç birliği oluşturmaz ise, bu milletin işi gerçekten çok zor.

Siyaset kurumunun ahlaki değerler üzerine kurulmadığı zaman, toplumun huzur ve güveninin tökezleyeceğine işaret eden İbn-i Haldun, siyaset felsefesinin temelinde ahlaki kavramın en önemli ayak olduğunu söylemektedir. Devletin uzun ve mutlu yaşama şansının siyasi ahlakla elde edilebileceğini vurgulamıştır. Siyaset kurumunda ahlaki değerler yoksa, ne bir şahsiyet bütünlüğünü koruyabilir ve ne de toplum birliğini ve dolayısıyla diriliğini muhafaza edebilir diyor.

Bu gün şöyle geriye doğru dönüp baktığımız zaman, Osmanlı İmparatorluğunun 600 yüz yıl iri ve diri bir şekilde dünyaya medeniyet dersi vermesinin temelinde, ahlaki değerlerin taviz verilmeden ne denli hassasiyetle üzerinde durulduğunu görüyoruz.

Bu gün ne yazık ki o ahlaki değerlerin her şeyden önce Türkiye Büyük Millet Meclisi çatısı altında görememenin talihsizliğini yaşamaktayız.

Gerek dünya otoriteleri tarafından genel kabul gören ve görüşlerinden faydalanılan İbn-i Haldun ve gerekse Osmanlı İmparatorluğunun üzerinde hassasiyetle durduğu ahlaki siyaset, günümüz siyasetinin en büyük eksiği olarak tezahür etmektedir.

Bu perspektiften Sayın Sezer’in görüşlerini değerlendirdiğimiz zaman, mükemmel bir görüşü ortaya koyduğunu söyleyebiliriz.

Ancak tereddüt edilen, bu söylemler yetkisizken rahatlıkla söylenirken, yetkiliyken aynı kararlılıkla yaşam tarzı kabul edilerek toplum adına gerekli hassasiyet ortaya konacak mı?

İşte kuşkuyla bakılan ve tereddüt edilen de burasıdır.

Sonuç olarak;

Bu gün gerek dünya ölçeğinde ve gerekse ülkemizde eksikliği iliklerimize kadar hissedilen ahlaki siyasetin hayata geçirilmesi toplumun en büyük temennisidir.

Unutulmamalıdır ki, milletin en büyük isteği İbn-i Haldun’un görüşlerinde yerini bulan ahlaklı siyasetin, siyaset kurumunun her alanına yerleşmesidir.

 

 

http://www.adanamedya.com/ sitesinden 09.08.2016 tarihinde yazdırılmıştır.