İşçi Partisi Genel Başkan Yardımcısı Hasan Basri Özbey Mısır’da darbecilerin yaptığı katliamlar için yaptığı değerlendirme için;
“Gericilik ezilmeden demokrasi kurulmaz” diyor
Oysa;
Halkı yönetmeye talip olan bir parti,
Halkı ayırım yapmadan özgürlüklerini teminat altına alacağını, milletin emeğinin karşılığının alması ve sosyal adaletin tezahür etmesi için iktidara talip olduğunu söyleyen bir parti,
Ama gelin görün ki Mısır’da demokrasi mücadelesi veren, Cumhuriyetin nimetlerinin tezahür etmesi için olmazsa olmaz sandığın vereceği karara saygı duyulması için mücadele eden Mısır halkının darbeciler tarafından katledilmesini alkışlıyor,
Bu nasıl bir demokrasi anlayışı?
Her konuşmalarında ABD'ye tepki koyan,
Her söylemlerinde demokrasi vurgusu yapan,
Her ifadelerinde emperyalizm eleştirisi yapan İşçi Partililer,
Mısır olaylarında darbecilerin yanında yer alarak, emperyalizmin yaptığı katliamları temizlik hareketi olarak telakki etti.
İşte işçi partisinin demokratlığı,
Lanet olsun böyle demokratlığa.
Oysa Mısır'daki darbeciler;
ABD, İsrail ve İngilizlerin verdiği rolü oynayarak, halkı katledip ülkeyi kan gölüne çevirdi.
Tüm dünyanın gözleri önünde Camiye sığınan masum insanları dışarı çıkarmak için köpek sisinin adamları El Fetih Caminin minaresini tahrip edip kutsal mekana sığınanlara katliam yaptılar ve bu beyler bu zalimliği alkışlıyor
İşçi Partisi Genel Başkan Yardımcısı Hasan Basri Özbey'in, AKP, CHP, MHP ve BDP'nin ittifak içinde hareket ettiğini vurguladığı açıklamasında, demokrasiyi ve halkın egemenlik hakkını ayaklar altına alan sözlerinde bakın neler söylüyor:
"Tahrir'de demokratik devrim var, Adeviye'de meydanında Münafık Kardeşlerin fesadı var! Adevviye'deki gerici ayaklanma ezilmiş, devrimin demir süpürgesiyle dağıtılmıştır! Devrimin şiddeti devrimcilerin tercihi değil, yıkılanların dayatmasıdır, Siz Anzavurları Mustafa Kemal Paşa'nın üzerine sürerseniz, Mustafa Kemal Paşa da sizlerin Aznavurlarınızı ezmek zorunda kalır, Şiddeti gündeme sokan Mursi'nin gericiliğidir. Yıkılanlar şiddeti dayatırlarsa, dayattıklarıyla karşılaşırlar. Bir tarafta Tahrir Meydanında mevzilenmiş halk var karşı tarafta Münafık Kardeşler ve Haçlı gericilik; Adeviyye Meydanında ellerinde silahlar, palalar ve çivili sopalarla... Devrime karşı ayaklanan Batı destekli irtica ezilmiştir! Milletin birliğini sağlamak için iç savaşa dur denilmiştir. AKP. CHP.MHP, BDP ittifakla infial i inde, tepki gösteriyorlar, Birleşmiş Milletler'i, 'Uluslararası Camiayı harekete geçmeye çağırıyorlar, Kimden yanasınız? Çağdaşlık ve laiklikten yana mısınız, yoksa Haçlı İrticadan, Ortaçağdan yana mı? Mısır halkı Millet yerine ümmet mi olsun istiyorsunuz? Mursi 'Meşru hükümet' imiş. Vahdettin de 'Meşru padişah' idi"
Hasan Basri konuşmasının bir bölümü böyle.
Emekten yana, halktan yana, demokrasiden yana olduklarını söyleyen böyle bir partiye şimdi kim inanır.
Mısır’da şanlı bir direnişi gericilik olarak ifade eden bu anlayış halkın desteğini alabilir mi?
Yaklaşık 5 bine yakın insanın öldürülmesinin büyük bir mutluluk olduğunu ve ölenlerin bir temizlik hareketi olduğunu söylüyor İşçi Partisinin kaptanı olan bu zat.
Oysa;
Mısır'da 40 Milyon insan 2 dolara çalışırken, 1 Milyon insan yoksulluk nedeniyle mezarlıklarda yatıp kalkıyor ve Hüsnü Mübarek devrildiğinde tam 71 Milyar doları vardı.
Hüsnü Mübarek'in dışında ki tüm generallerin fabrikaları var, ama Muhammet Mursi'nin ise bir evi bile yok.
Mısır ordusunda her generalin fabrikası var ama millet ise açlıkla mücadele ediyor.
Peki Hasan bey bunu nasıl izah edeceksiniz?
Bu namussuzluk halkın malını sömürmek değil mi?
Bu namussuzluk halkın emeğini iliklerine kadar emmek değil mi?
Yoksa millet bu efendiler için, İsrail'in dümeninde olan bu alçaklar için sessizliğini korumaya devam mı edip haklarını aramasın mı?
Milletin malını hortumlayarak, milleti köle gibi çalıştıran bu askeri cuntayı nasıl demokrat olarak telakki edilebilirsiniz?
İnsan hak ve özgürlükleriyle ve demokrasiyle ilgili İşçi Partisi'nin anlayışı bu mu?
Daha da ötesi, bu meydanda Müslüman Kardeşlerle birlikte solcuların ve aydınların bulunması nasıl izah edilecek?
Mısırda tezahür eden direniş bir milletin demokrasi arayışı değil mi?
Sonuç olarak;
Unutulmamalıdır ki bu ülkede halkın soylu bir direnişi var,
Darbecilerin tanklarına ve tüfeklerine rağmen, meydanlardan çekilmeyen halk, Mısır’da insanlık tarihinin destanını yazıyor.
Bu direniş eleştirilmez, olsa olsa alkışlanır diyorum.