Mısır Genel Kurmay Başkanı alçağı için en doğru teşhisi Başbakan yaparak, günümüzde de Firavunların varlığını ortaya koydu.
İnsanlıkla ve İslam’la ilgisi olmayan Sisi, Temerrüt hareketi liderinin Kuran’ı yırtarak çöplüğe atıp, “Başımıza ne geliyorsa bundan geliyor” sözlerini tescil ederek, hem Allah’ın kitabına yapılan soysuzluk ve hem de yapılan katliamlarla Firavunun soyu olduğunu ortaya koymuştur.
“Aydınım” diyerek ortalıkta dolaşan soytarılar katliamı alkışlarken, milleti iliklerine kadar sömüren generaller takımının her birinin milyarder oluşlarını ise görmezlikten gelmektedirler
Vicdanları taş kesilen bu soytarılar ne hikmetse, 40 Milyon Mısırlının günlük gelirinin 2 dolar, yani aylık gelirlerinin 110 TL olduğunu görmezlikten geliyorlar.
Demokrasinin olmadığı böylesine bir ülkede, demokrasinin gelmesi için başlatılan hareketi ise gericilik olarak adlandırıyorlar.
Milletin malını çalan emperyalist generaller sürüsüne karşı başlatılan halk hareketini dünya ısrarla görmezlikten gelirken, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın; “Tek başımıza da kalsak bu soylu mücadeleyi destekleyeceğiz” sözleri dünyayı ayaklandırmaya yetti.
Hatırlanacağı üzere, Hazreti Musa'nın Allah'ın kitabına davet ettiği Firavun;
"Ben ilahım" dediği dönemde, kendisine karşı çıkanları tıpkı Sisi namusuzunun yaptığı gibi katlediyordu.
Firavunun karşısında verdiği soylu mücadelede, Hazreti Musa'nın ardından gidenler Allah'ın ebedi saadetini kazandılar,
Ya Firavunun yolunda gidenler?
Firavunun yolundan gidenler ise Firavunla birlikte köpekler gibi helak olup gittiler.
Bu gün Sisi’nin yanında yer alan ve ‘Baltacılar’ olarak anılanlar Sisi Firavunun sadık köpekleri, çılgınca katliam yapıyor, ama gelin görün ki Firavunlar yalnız Mısırla sınırlı da değil.
Suudi Arabistan Kıralı Abdullah, Birleşik Arap Emirlikleri, Kuveyt ve Ürdün gibi ülkeleri yöneten deyyuslar; Mısır'da darbecilere karşı şanlı bir direniş sergileyen Mısır halkını terörist olarak ilan ederek, Arap ülkelerini Mısır cuntasına destek vermeye çağırıp, Firavunlar safında yerlerini alarak İslam diniyle bir alakalarının olmadığını tescil ettirmişlerdir..
Bu gün dünya üzerinde ki Firavunlar, Mısır'da katliam yapan darbecileri desteklerken, Amerika başta olmak üzere dünyanın birçok ülkesinde Sisi namusuzuna tepkilerde çığ gibi büyüyerek, Mısır halkına karşı açık destek veren Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'a ise övgüler yağdırıyorlar.
Onlar istedikleri kadar cinayetleri saklasınlar, istedikleri kadar yaktıkları kiliseleri Müslümanların üzerine yıkmaya çalışsınlar, gerçekler saklanamayarak Allah’ın bir takdiri olarak gün yüzüne çıkıyor.
Mısır hadisesi karşısında İşçi Partisi hariç tüm partilerin ortak noktada birleşerek darbecileri kınamaları, insan hakları adına büyük bir anlam taşımaktadır.
Mısır'da Mustafa Kemal Atatürk'ün söylemiyle, "Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir" sözü tezahür etmiş, ama milletin egemenliğini, milletin gelirlerini sömürenler, sandıktan çıkan sonucu hazmedemeyerek, saltanatlarının elden gitmemesi uğruna eli silahsız binlerce Mısır halkını katletmekte zerre-i miktar tereddüt etmemişlerdir.
Kafir;
Olsa olsa kendi halkını katleden böylesine bir zihniyete denebilir.
Kiliseleri yakıp Müslümanların üzerine atarak batıya hoş gözükme uğruna, kiliseleri İhvan mensuplarının yaptığını söyleyerek sahtekarlara bakın,
Kiliselerin yakılmasını İhvanın üzerine atarak canlı yayında Camilerin minarelerini uçaksavarlarla tahrip ederek Kilise suçlamalarının yalan olduğu ortaya çıktı. .
Sonuç olarak;
Bu oyun öyle sıradan bir oyun değildir,
Bu oyan sinsice yürütülen büyük bir oyun olup ABD’nin ve İsrail’in oyunudur ve bölge ülkelerini kapsamaktadır.
Bu oyun geçmişte haçlı ordularının birleşerek üzerine yürüdüğü İslam coğrafyasında, günümüzde şekil değiştirerek, İslam ülkelerinde fitne kazanını kaynatarak, içten yıkma yolunu tercih ederek bu ülkelerin nimetlerini yeme oyunudur.
Tıpkı Irak'ta olduğu gibi.
Asıl oyunun, dünyanın en bereketli zengin toprakları olan Türkiye'de oynanması için büyük gayret içerisinde olan batının bu oyununa düşmemek için, iktidarıyla, muhalefetiyle ve millet olarak dikkatli olma zorunluluğumuz vardır.
Çünkü Firavunun temsilcileri yalnız Mısır'da değil, dünyanın her yanında olduğu gibi ülkemizde de var olup her anları tuzak kurmakla geçmektedir.