İlim Yayma Cemiyeti'nin ismini çoğumuz duymuşuzdur.
Çok Partili sisteme geçildikten hemen sonra, 68 hayırsever gönül adamının bir araya gelerek milli ve manevi değerlerin özellikle genç nesil nezdinde yaygınlaştırılması için, İlim Yayma Cemiyeti'ni 11 Ekim 1951 tarihinde kurarak hizmete başlamıştır.
Bir millet, ilim ve irfan hikmetinden yoksunsa, o millet milli ve manevi alanda olduğu gibi, ekonomik ve sosyal alanda tekamül etmiş sayılmaz, tersine her zaman el açan bir millet konumunda olur.
Bunun çok iyi farkında olan işte bu 68 mümtaz insan, İlim Yayma Cemiyeti'ni kurarak, 62 Yıldan bu yana Türkiye genelinde hayırlara vesile olacak önemli adımlar atılmasını sağlamıştır.
Bu günlerde İlim Yayma Cemiyeti'nin Adana ayağında, yine ilim ve irfan hizmetine katkı koymak için önemli adımlar atıldığını duydum.
Hüseyin Çomu'nun da yönetimde yer aldığı İlim Yayma Cemiyeti'nin Adan Şube Başkanı emekli Adana Müftüsü Mehmet Barış'ın yaptığı açıklamaya göre, Yüksek Öğrenim görecek kız öğrenciler için öğrenci evlerinin hazır olduğunu ve başvuruları almaya başladıklarını söylemiş.
Kazandığı üniversiteye kayıt yaptıracak parayı bulamayan, kalacak yer bulamayan öğrencilerimizi göz önüne getirdiğimiz zaman, bundan daha hayırlı hizmet olabilir mi?
Sayın Barış yaptığı açıklamada bir de müjde vererek, Yüksek Öğrenim Erkek Öğrenci Yurdunun inşası için çalışmaların devam ettiğini, Yüksek Öğrenim Kız Öğrenci Yurdu içinde arsa arayışında olduklarını söylemiş.
Yapılan açıklamaya baktığımız zaman kısaca, üniversite öğrencilerinin barınak sorununu çözmek için Adana'ya iki tane yurt yapılacak.
İlim Yayma Cemiyeti Adana Şubesini tebrik ediyorum.
İki tane yurt yapmak öyle sıradan ve kolay bir iş değildir.
Yapılacak olan yurtların yükü tamamen İlim Yayma Cemiyeti Adana Şubesi yönetimini oluşturan kişilerin omuzundadır.
Bu insanlar ellerini değil, gövdelerini taşın altına koyarak ilim ve irfan hikmeti adına gençliğimizin barınak sorununa köklü bir çözüm bularak, Allah'ın ayetleri ışığında hizmet etmek için seferber olmuşlar.
Böylesine bir yönetimi tebrik etmenin ötesinde elleri öpülecek şahsiyetler olduğunu gönül rahatlığıyla söyleyebilirim.
Üniversite öğrencilerinin bu gün için hala yurt sorunlarının tamamen çözülmediği bir ortamda, Türkiye'nin en köklü sivil toplum örgütü olan İlim Yayma Cemiyeti'nin attığı bu adım örnek bir adımdır.
Umarız bu kentten kazananlar, bu bölgede kazananlar, bu ülkede kazananlar, yarının ilim adamları olacak gençlerimiz için onlar da ellerini taşın altına koyarak, tıpkı çağı yakalayan Japonlar gibi bu milletin gençlerinin önünün açılmasındaki engelleri kaldırarak hayırlara vesile olurlar.
Sonuç olarak;
Alak Suresi’nin 1,3,4 ve 5’inci ayetlerindeki;
“Yaratan Rabbinin adıyla oku, Oku, Rabbin en büyük kerem sahibidir, O ki kalemle (yazmayı) öğretti, insana bilmediğini öğretti” ve yine Peygamber Efendimizin “Alimin ölümü, alemin ölümü gibidir” Hadisi göz önünde bulundurduğumuz zaman, okumanın hikmetini sanırım anlatmaya gerek yok.
Yeter ki okumak için gücü olmayan gençlerimizin önünü açalım diyorum.