Her ortamda ve fırsatta;
Demokrasinin faziletinden,
İnsan hak ve hürriyetinin sonuna kadar özgür bir şekilde hayata geçirilmesinden,
Laiklik kavramının hikmetinden,
Ve Atatürk ilkelerinden bahsederek, bu olguların bir tekinin ihlali karşısında ise meydanlara inip adeta meydan okurcasına hak arama peşinde koşuyorsunuz.
Çok ta iyi ediyorsunuz.
Peki Şu Orta Doğu Teknik Üniversitesine kayıt olmak için gelen baş örtülü kızlara, devrimci olduklarını söyleyen, laiklik hikmetinin savunucuları olduklarını ifade eden ve demokrasinin vazgeçilmez olduğunu söyleyenlerin yaptıkları saldırı karşısında, neden çıkıp bunların yaptığının bir ahlaksızlık olduğunu, demokrasinin ihlali olduğunu, en doğal yaşam hakkına tecavüz olduğunu ve tam anlamıyla faşizan bir zihniyet olduğunu söyleme ihtiyacı hissetmediniz?
Yoksa saldırıya uğrayan bu öğrenciler sizin vatandaşınız değil mi?
Milletin gözü önünde Orta Doğu Teknik Üniversitesinde yobazlık hortlayarak tam anlamıyla irticai bir zihniyetle bu yüzyıla yakışmayan hareketle öğrenciler kampüsten çıkartıldı ne dersiniz bu densizlik karşısında?
Üniversitede yaşanan şu kepazeliğe bakın,
Tıpkı Ortaçağ Avrupası’nda cadı avına çıkan ırkçı soysuzlar gibi davranmadılar mı?
Tıpkı Yahudilerin, bütün kötülüklerin anası olduğunu söyleyip öldüren ırkçılık zihniyeti gibi olmadı mı yaşananlar,
Sayın Özgümüş ve Hüseyin Aygun,
Gezi parkında vatandaşlara Hak uğruna rehberlik yapıyorsanız o zaman tartışmasız gasp edilen bu kızlarımızın hakkını aramak için de buyurun yüreğiniz yetiyorsa Orta Doğu Teknik Üniversitesine giderek yapılanların çağdışı olduğunu haykırın.
İşte o zaman attığınız her adımda sizinle birlikte ben de hareket etmeye hazırım.
Bunlar aynı zamanda ne yaptılar biliyor musunuz?
Dün Ortadoğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) 'deki bu bir gurup faşist öğrenci, tam anlamıyla "Ötekileştirme" eylemini baş örtülü öğrencileri taciz ve tehdit ederek gerçekleştirdiler.
Şimdi kimlerin ötekileştirme sevdasında olduğunu gördünüz mü?
Bu zihniyetlerin hiçbir renge ve düşünceye tahammülü olmaz.
Demokrasi, laiklik ve cumhuriyet anlayışı buysa böyle bir anlayışı şahsen ben tanımıyorum.
Dün baş örtülü öğrencileri okuldan uzaklaştırmak için ellerindeki pankartlarla ve sözlü sataşmalarıyla hareket eden bu hayasız öğrencileri, 1800'lü ve 1950 yıllarda zencilere karşı akıl almaz baskıları ve katliamları gerçekleştiren, Amerikalı beyazların haleti ruhiyesi içerisinde olduklarını gördüm ve ortaya konan eylem tam da bu yöndeydi.
Bunların, Atatürk’ün öngördüğü CHP ile yakından ve uzaktan bir ilgisi de yoktur.
Bu çirkin hadisede güzel olan tek şey, Ortadoğu Teknik Üniversitesi Öğrenci Konseyi Başkanı Esad Özen'in açıklamaları oldu.
Esad Özen bu talihsiz olay karşısında yaptığı açıklamada: "Üniversitemiz üzerinde çeşitli gerilimler çıkartılmasını, üniversitenin siyasete alet edilmesini asla istemiyoruz. Biz üniversitemizde herkesin eşit olduğunu, herkesin hakkına saygı duyduğu, kimsenin özgürlüğüne müdahale etmediği, herhangi bir baskının olmadığı, hiçbir türlü rahatsızlığın, kişisel istismarın olmadığı bir eğitim hayatı istiyoruz. unutulmamalıdır ki üniversitemiz kimsenin arka bahçesi de değildir"
İşte insan haklarından ve sağduyudan yana olan tavır budur.
Gönül isterdi ki, milletvekili olmadan önce öğrencilerin baş örtüsü konusunda olumlu görüşler beyan eden Ümit bey, bu art niyetli zihniyetin ortaya koymuş olduğu eylem karşısında, Ortadoğu Teknik Üniversitesi Öğrenci Konseyi Başkanı'nın yaptığı açıklamayı kendisi yapsaydı.
Sonuç olarak;
Bu ülke;
Rengiyle, inancıyla, ortaya koymuş olduğu zihniyetiyle, gelenekleri ve kültürleriyle hepimizin kardeşlik ruhu çerçevesinde, karşılıklı saygı duyarak yaşadığımız ve bundan böylede yaşamaya devam edeceğimiz bir ülkedir.
Bu hassasiyete karşı olanlar, bu değerleri benimsemeyerek huzuru bozanlar ise, elbette bu devletin gücünü karşılarında bularak, hukukun üstünlüğü ilkelerinin çarkları arasında hesap vereceklerdir.