Özgümüş'e bu üslup yakışmıyor!

Osman PALAMUT

24 Ekim 2013 Perşembe 09:26

 

Yıllarca Sanayi Odasını Yönetim Kurulu Başkanlığından sonra milletin vekaletini alarak, şimdi de vekil olarak Adana'ya katkı koymaya çalışan Sayın Ümit Özgümüş'ün önceki günkü açıklamalarını okudum ve milletin vekili olarak açıklamalarındaki ifadeleri kendisine yakıştırmadığımı ifade etmek isterim.

Öncelikle ne Cumhuriyet Halk Partisi, ne AK Parti, ne MHP ve ne de bu ülkenin ekonomik ve sosyal yapısını güçlendirmek için mücadele eden partiler, kişilerin değil halkın partileri olduğunu unutmamak gerekir.

Siyasi partilerde benlik ruhu değil, bizlik ruhu hakimdir ve bu hakim olan ilkeyi bozmaya kişilerin gücü yetmez.

Aksi takdirde o parti, parti olmaktan çıkar.

Bu bağlamda, önceki gün Çukurova Gazeteciler Cemiyeti'nde açıklamalarda bulunan Sayın Özgümüş'ün bir vekil olarak kendisine yakışmayan sözlerine bir bakalım,

Diyor ki sayın vekil;

"Durak’ın CHP genel başkandan randevu istemesi de, aday olmaya çalışması da siyasi utanmazlıktır"

Ümit Özgümüş’ün böyle bir görüşü savunmaya kesinlikle hakkı yok,

Neden mi?

İşte nedeni;

Eyyy Sayın Özgümüş, 2004'te ki yerel seçimlerde, ANAP ve Doğru Yol ortaklığından aday olurken, bu tutumunuz siyasi utanmazlık olarak yorumlanabilir mi?

Özellikle solun kararlı bir şekilde üzerine gittiği ve Susurluk kazası sebebiyle yerden yere vurduğu Mehmet Ağar'ı eleştirdiği bir ortamda, sizin Sayın Ağar'la güney mahallelerinde seçim çalışmalarında birlikte hareket edip Mehmet Ağar’dan himmet ummanız doğru mu?

Bitmedi,

2009 seçimlerinde Genel Başkan Deniz Baykal tarafından eli kaldırılarak Büyükşehir için aday gösterilen Soner Çetin’in yerini alırken, siyasi utanmazlık aklınıza geldi mi?

Siz ki kendinizi bir sol cengaver olarak tanıtırsınız, 2011 yılında Odalar ve Borsalar Birliği kontenjanından milletvekili adayı gösterilmenizi sosyal demokrat olarak nasıl içinize sindirdiniz?

Yapmayın sevgili kardeşim,

Siz ki bu kentin sanayi aleminde söz sahibi olarak yıllarca sanayiciye rehberlik edip, ardından bu aziz milletin vekaletini alarak, şimdi de Türkiye Büyük Millet Meclisinde katkı vermek için uğraş veriyorsunuz.

Dolayısıyla;

Rakip olarak gördüğünüz bir şahsiyeti rencide etme uğruna, sırf nefsinizi tatmin etmek için Cumhuriyet Halk Partisi gibi merkez bir partinin kaderini belirlemeye yönelik beyanatlar verme hakkına sahip olmasanız gerekir.

Oysa,

Sizin tam tersine bu kentin milli iradesinin ayaklar altına alınması karşısında tıpkı genel başkanınız gibi Aytaç Durak’a uygulanan demokrasi dışı uygulamayı kınamanızı beklerdim. 

Çünkü demokrat olmak, hukuka saygılı olmak bunu gerektirirdi.

Unutulmamalıdır ki Sayın Genel Başkan yaptığı açıklamalarda "Siyasi görüşü ne olursa olsun, zihniyeti ne olursa olsun, inancı ne olursa olsun onların oylarına talibiz" demektedir.

Peki bu durumda siz nasıl oluyor da, AK Partili, CHP'li ve MHP'li on binlerce vatandaşın sevgi ve saygı duyduğu bir şahsiyet hakkında ‘utanmaz’ diyebiliyorsunuz?

İşte bu tutumunuz, sizin gibi milletin vekili olan ve üstüne üstlük akademik bir kariyeri olan kişiye yakışmamaktadır sevgili kardeşim.

Sonuç olarak;

Bu kentin kavgaya değil, huzura, birlik ve beraberlik ruhuna ihtiyacı var ve dolayısıyla bir vekil olarak Adanalının beklentisi doğrultusunda, birlik ruhu içerisinde Adana’ya dedikodunun değil projelerin hayata geçirilmesinin hakim olması lazım, işte bunu yapacak olan da bizler değil sizlersiniz.

http://www.adanamedya.com/ sitesinden 09.08.2016 tarihinde yazdırılmıştır.