Hani bir deyim var ya;
"Dost acı konuşur" diye,
Sayın Vali de kentin geleceğine yönelik yanlışlar konusunda hafta sonu Ramazanoğlu konağında yaptığı sohbette kentin imarıyla ilgili yaptığı açıklamalarda acı konuştu.
Kentin etkili ve yetkililerinin katıldığı toplantıda, yaşanabilir bir dünya kenti olması gerekirken, Adana'da yapılan imar yanlışlıkları konusundaki açıklamaları doğrusu gönül isterdi ki bu konuşmayı yetkili olan tüm yerel yönetimlerin sayın yöneticileri de dinleseydi.
Yaptığı o konuşma bütünlüğü içerisinden bir örnek verecek olursam,
Adana'da Toprak Kanunu gerekçe gösterilerek hastane ve okul yapımına karşı çıkılırken, kentin birçok alanındaki verimli tarım arazilerinin ortadan kaldırılarak betonlaşması karşısında, aynı tepkinin ortaya konmaması, bugün kentin hangi konumda olduğunu göstermeye sanırım yeter de artar da.
Bu gün bu kentte yaşayan insanlar;
Altyapı, ulaşım ve park sorunuyla ilgili sıkıntı çekmekteyse, Sayın Valinin ifade ettiği gibi özlenen bir imar çalışmasının olmamasından kaynaklanmaktadır.
Hatırlanacağı üzere bir hastane yapımı için sivil toplum örgütleri ve bilip bilmeden olayın üzerine giden bazı basın aleminin yetkilileri kıyametleri kopartarak, verimli toprakların katledilmemesi gerektiğini göstererek bir kaşık suda fırtınalar estirmeye çalışmışlardı,
İyi güzel hoş ta,
Real yolu üzerinde ve çevresinde 52 bin dönüm tarla imarlaştırılıp, dünyanın en bereketli olan toprakları katledilirken, bu çevreler neden sessiz kaldılar acaba?
Sessiz kaldılar çünkü orada bire bin katan rant vardı.
Oysa, Sayın Vali'nin ifade ettiği gibi, kamu yararına olacaksa verimli tarım arazisi üzerine yasanın bir gereği olarak hastane yapılabilir ama bu yönüyle olaya kimse bakmadı.
Adana'da binlerce çıkmaz sokağın ve dolayısıyla bunun getirdiği huzur ve güven ortamının sıkıntıya girmesinin tek sebebi, yerel yönetimlerin imar düzenlemesinde ki vurdumduymazlıkları değil mi?
Adana'da var olan 660 bin konutun yüzde 40'ının ruhsatsız olduğuna dikkat çeken Sayın Coş, çağdaş planlama ilkelerinin, ilgili kesimlerin görüşlerinin alınarak, paylaşımcı ve şeffaf bir anlayışla yapılması gerektiğini söyledi.
Doğru olan, yarının Adanasının oluşturulması yolunda akli olan elbette budur.
Yaşanabilir bir dünya şehrinin planlamasında;
Hatıra, gönüle, eş ve dostun rantına yer olmaz ve bu bağlamda bir tek şeyin rantı olur, o da halkın huzur ve güveninin tesis edilmesi için, halkın rantı olur.
Sonuç olarak;
Ramazanoğlu konağındaki eşsiz görüşleri sebebiyle, Sayın Hüseyin Avni Coş beyi tebrik ediyorum.
Gelin, yarının planlamasında birilerinin değil, Adanalının rantını düşünün ve önümüzdeki dönemde Adana Türkiye gündeminde yaşanabilir şehircilik yönüyle de yerini alsın.