Adana Valisi geçtiğimiz günlerde birinci sınıf tarım arazilerinin beton yığınına kurban edilmesine dikkat çekti,
Büyükşehir Belediye Başkanı Aytaç Durak yıllardır dikkat çekiyor,
Az sayıda da olsa duyarlı olan kent önderleri olayın ciddiyetini ortaya koyuyor,
Demek ki yerleşim yeriyle ilgili ortada çok ciddi bir sorun var.
Ancak şehir tüm uyarılara rağmen ne hikmetse Kuzey batı istikametine kaydırılmak yerine, inadına toprağın en bereketli olduğu bölge olan Real çevresine kaydırılıyor.
Çünkü orada büyük bir rant var.
Adana Sanayici ve İşadamları Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Süleyman Sönmez;
"Tarım arazilerini korumak zorundayız" demiş.
Sayın Sönmez'in sözleri doğru mu?
Elbette doğru,
Ama bu sözlerinin samimi olduğuna inanmıyor ve boş olduğunu söylüyorum.
Samimiyet;
Mücadele ister,
Samimiyet;
İşin ciddiyetine binaen yılmadan ve usanmadan takip ister,
Gerekirse hukuk nezdinde girişim ister,
Ama arkadaşımız kusura bakmasın mücadele yerine, medyatik açıklamayla yetiniyor.
"Tarım arazilerini korumak zorundayız" sözü yeni olmadığı gibi, yıllardır bu konuda açıklama üzerine açıklama yapan ve kamuoyunu bilgilendirmek için bağırıp çağıranlara kimse kulak vermedi.
Türkiye'nin en bereketli topraklarından olan, eskiden Adana'da bağ olarak ifade edilen birinci sınıf tarım alanları, Adanalının gözünün içerisine baka baka imardan sorumlu beyler imar oyunlarıyla tarlaları konut ve ticaret merkezine çevirirken sizler nerelerdeydiniz?
Hala Real çevresinde ve Dr. Sadık Ahmet bulvarı etrafındaki bölgemizin en kıymetli arazileri imara açılarak beton yığınına çevriliyor.
Mimarlar odası ile Şehir Plancıları Odası Adana Şube Başkanı Ulaş Çetinkaya, birinci sınıf tarım alanlarının katledilmesi karşısında yoğun bir mücadele içerisine girerken, Adana Sanayici ve İşadamları Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Sayın Sönmez'in medyatik bir söylemden ibaret olan, "Tarım arazilerini korumak zorundayız" sözleriyle elbette samimi olamaz,
Gönül isterdi ki, konuyla ilgili bir sivil toplum kuruluşunun başkanı olarak Sayın Sönmez vicdansızca katledilen birinci sınıf tarım arazileri için komu oyu oluşturmanın yanında, hukuk mücadelesini de verseydi.
Tarım arazileri konusunda yalnızca Süleyman bey değil, Adana'da faaliyet gösteren sivil toplum örgütlerinin tamamı ne yazık ki duyarsız.
Süleyman bey göstermelik te olsa en azından konuyu dile getiriyor,
Ya diğer STK'lar?
Maalesef beylerin umurunda bile değil.
Bire bin kazanma hırsıyla ranta kurban edilen tarım arazilerinin gelecek için ne denli kıymetli olduğunu anlamayan, işin ciddiyetinde olmayan STK'lar, sessiz sedasız katliamları seyrediyor.
Sonuç olarak,
Sayın Sönmez'in sözleri doğru ama böylesine önem arz eden bir sivil toplum kuruluşunun sayın başkanı, elini taşın altına koyup Şehir Plancıları ve Mimarlar odası gibi kentin geleceği adına daha aktif olmalıdır diyorum.