Adana'da siyaset diken üstünde

Osman PALAMUT

09 Aralık 2013 Pazartesi 08:46

 

AK Partinin Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Abdullah Torun, Kültür Bakanı Ömer Çelik ve Adana Milletvekillerinin katıldığı bir etkinlikle seçim startını dün verdi,

Hayırlı uğurlu olsun.

Sayın Torun düzgün insandır, vatandaşın derdiyle hemhal olan bir insandır ve bu bağlamda hiçbir Allah’ın kulu kendisiyle ilgili olumsuz bir şey söyleyemez.

Bilindiği gibi Milliyetçi Hareket Partisinden Hüseyin Sözlü aday adaylığı sürecinde seçim startını vererek aylar öncesinden başlamıştı çalışmalara.

Adayı açıklanmayan tek parti ise Cumhuriyet Halk Partisi oldu.

Cumhuriyet Halk Partisinin adaylarını açıklamaması ve iki partinin ardından açıklayacak olması,

Avantaj mı?

Yoksa dezavantaj mı?

Onu önümüzde ki günlerde çok daha net bir şekilde görme imkanımız olacak.

Ortalıkta dönen, tam anlamıyla anket sahtekarlığının yapıldığı sonuçlar önemli değil.

Tamamen spekülasyonlar oluşturup kafaları beyhude bir şekilde karıştırmaya yönelik araştırmaların nazara alınmadığı bu ortamda, gerçek olan tek şey;

Adana'da siyasetin diken üstünde olması.

Bu gün hiçbir parti önümüzdeki seçimlere rahat bir şekilde gidemiyor

Bu günkü haliyle yapılan ve güvenilir olan kamuoyu araştırmalarına baktığımız zaman;

Şu sonuçlara bakın;

AK Parti yüzde 31,

CHP yüzde 29,

Ve MHP'nin ise yüzde 27 ,

Siyasi partiler bu oy oranı gerçeği karşısında, Adana siyaseti elbette diken üzerinde olacaktır.

Ya Aytaç Durak gerçeği?

Türkiye'nin önde gelen araştırma şirketlerinin sahipleri ulusal kanallarda aylardır yaptıkları açık oturumlarda, Adana’yla ilgili açıklamalarında aynen şu ifadelere yer vermektedirler;

"Adana'da ki seçimler diğer illerden farklı olacaktır. Adana'da AK Parti, Cumhuriyet Halk Partisi ve MHP'nin yanında dördüncü bir parti daha var, o da Aytaç Durak Partisi'dir"

Şimdi yukarıda ki partilerin oy oranları, Aytaç Durak'ın olmadığı sonuçları gösteriyor, peki Sayın Durak'ın ortaya çıktığı bir ortamda ki sonuçlar ne olur dersiniz?

Adana'da ne olacağını tahmin etmek için, sandıkla gelen başkanın;

Sandıkla değil,

Hukukla değil,

Siyasi iradenin tasarrufuyla görevinden el çektirilmesine bakmak ve hatırlamak sanırım yeterli olacaktır.

Türkiye ve Dünya siyaset tarihinde bir eşi görülmeyen vatandaşın egemenlik hakkının gaspı, vatandaşın öyle kolay hazmedeceği bir şey değildir.

Bazı zavallılar Allah'tan değil, kuldan medet umarak ve kula yalvararak Aytaç Durak'ın aday olmamasını istiyorlar.

Ne basit ve iğrenç bir dilek değil mi?

Onlar kula kulluk yapa dursunlar.

Sonuç olarak;

Hokkabazlar, yalakalar ve rant peşinde koşanların çabaları beyhude,

Yine ortaya sandık konacak ve sandığın başına gidecek olanların bu defa yapacakları tek şey, vicdanlarının sesini dinlemek olacaktır.

"Sandık namustur" deniliyorsa,

O zaman sandıktan çıkan sonuç karşısında, çıkan sonuca saygı göstermek medeniyetimize yakışan bir tavır olacaktır.

http://www.adanamedya.com/ sitesinden 09.08.2016 tarihinde yazdırılmıştır.