Soner Çetin'e tepki!

Osman PALAMUT

17 Aralık 2013 Salı 10:33

 

Dün kamuoyunda yer alan köşe yazımla ilgili ciddi bir telefon trafiği yaşadım.

Gelen telefonlar hem CHP'nin önemli isimlerinden ve hem de sağ kesimin önemli siyaset adamlarındandı.

Ne demiştim dünkü yazımda Soner Çetin'le ilgili?

Sayın Çetin'in;

"Aytaç Durak'la CHP arasında doku uyuşmazlığı var ve dolayısıyla partimizden aday olamaz" diyen sözlerini tahlil etmiş ve siyasete soyunan, daha da ilerisi Adana Büyükşehir Belediye Başkanlığı gibi bir makama talip olan bir şahsiyetin bu sözlerinin kabul edilemez ve siyaset literatüründe yeri olmayacak bir görüş olduğunu dile getirmiştim.

Doğru olan bu değil miydi?

Partinin genel başkanı, "Biz milletimizin tamamının oyuna talibiz" diyecek,

Soner bey ise;

"Yok kardeşim Cumhuriyet Halk Partisiyle doku uyuşmazlığı olanların, ne partimizde işi var ve ne de onların oyuna ihtiyacımız var" anlamı çıkmaz mı?

Dün telefon eden okurlarımız Soner Çetin beyin ortaya koymuş olduğu bu görüşleri nedeniyle, aynen şu ifadelere yer verdiler:

"Soner bey CHP ile sağ seçmenlerin arasında bir doku uyuşmazlığı olduğunu söylüyor, o zaman lütfen bizlerin oyuna talip olmasın. Demek ki CHP'nin kendi oylarının dışında bir oya ihtiyacı yok, peki o zaman iktidara talip olan CHP kimlerin oyuyla iktidara gelmeyi hesaplıyor? veya kimlerin oyuyla AKP arasında ki 80 bin farkı kapatabilecek?"

Cumhuriyet Halk Partisinden arayan aklı selim CHP'li arkadaşlar ise, "CHP işte bu zihniyetler nedeniyle ilerleme kaydedemiyor. Bizler bir taraftan Atatürk Türkiye’sinin elden gittiğini söyleyeceğiz, ama diğer taraftan da CHP'nin dışında ki vatandaşlarımızla aramızda doku uyuşmazlığı olduğunu söyleyip, onları rencide edeceğiz. Bu görüşler iflas etmiş görüşler olup, CHP'nin görüşleri değildir. Herkes ağzından çıkacak olan sözleri adam gibi ölçsün tartsın ondan sonra ifade etsin, kaldı ki Atatürkçülük sadece Cumhuriyet Halk Partililerinin değil, toplumun her kesiminin gönlündedir."

Hep söyleyip duruyorum, millete rağmen siyaset yapan kim olursa olsun, eninde sonunda yok olmaya mahkumdur.

Kemal Kılıçdaroğlu'nun işi kolay değil. Milleti kucaklama adına çıkmış olduğu yolda ne yazık ki parti  içerisine çöreklenmiş olan kendini aşamamış bazı klikleri aşması zor görülüyor, hatta kişisel ikbal hesabı yapanların varlığı Sayın Kemal Kılıçdaroğlunu zora sokuyor. CHP ne zaman ki Sayın Kılıçdaroğlu'nun milleti kucaklama yönünde ki fikriyatı yol haritasının değişmez temel kuralı olarak kabul edilir, işte o gün iktidar olmak için yürüme kudretini yakalamış olur.

Sonuç olarak;

Siyaset aleminde kabul görmeyen doku uyuşmazlığı safsatasıyla siyaset yapacağını zannedenler, büyük bir gafletin içerisinde olduklarını idrak etmek zorundadırlar.

Zorundadırlar diyorum, aksi takdirde millet kendini kabul etmeyenlerin yüzüne bakmaz diyorum.

http://www.adanamedya.com/ sitesinden 09.08.2016 tarihinde yazdırılmıştır.