Yalan,
İftira,
İkiyüzlülük,
Hile,
Şantaj,
Ve bunların uzantısı olan haram para.
"Adanalıyık,
Adana çocuğuyuz,
Adana'ya sahip çıkıyoruz" derler ama hepsi yalan.
Doğru olan tek şey,
Hak kavramını ayaklar altına alarak, milletin malını gasp etmek uğruna uygulanan kısır siyaset.
Adana'da ki siyaset alemine şöyle bir bakın ve gördüğünüz fotoğrafı tahlil edin.
Nedir Adana’daki siyasi fotoğraf?
Yalan, iftira, iki yüzlülük ve hile üzerine kurulmuş olan siyaset anlayışıdır.
Nasıl mı?
Şöyle hafızalarımızı bir tazeleyelim ve dört yıl öncesine bir gidiverelim.
Dört yıl önce Adana'nın önündeki tek engelin Aytaç Durak olduğunu, Adanalı siyasetçiler söylemiyor muydu?
Söylüyorlardı,
Peki, bir yerlere gelmek için siyasi partilerin ortak saldırı noktası Aytaç Durak mıydı?
Evet.
Aytaç Durak gitti, ardından; "Adana'nın önü açıldı" dediler,
Peki değişen bir şeyler oldu mu?
Olmadı.
Gelelim dört yıl sonrasına,
Bu günlerde pusuda bekleyenlerin tek hedefi yine Aytaç Durak,
Ortada olan beylerin de ortak hedefi Aytaç Durak,
Ve bu ortaklar yalan, iftira ve ikiyüzlülük mekanizmasını öyle bir çalıştırıyorlar ki, akıl erdirene aşk olsun.
Kimisi iftira ediyor, kimi de yalan üstüne yalan söylüyor.
Peki, bu saldırıların ve hokkabazlıkların temelinde Aytaç Durak'ın suçu yok mu?
Var,
Vallahi de var billahi de var.
Nedir o suç?
Halkın Aytaç Durak’a olan ilgisi,
30 Yıla yakındır bitmeyen ilgi sebebiyle başına gelmeyen kalmadı.
Hazımsızlık ve çekememezlik sebebiyle Adana siyaseti kısır çekişmelere kurban ediliyor ve bu kente İktidar da sıcak bakmıyor.