Kirli bir tezgah!

Osman PALAMUT

09 Ocak 2014 Perşembe 10:18

 

Adana’ya gelen 84 müfettiş yetmemiş, hafta başında üç müfettiş gelmiş,

Neden?

Raylı sistemi incelemeye.

Önceki gün iki müfettiş daha gelmiş takviye olarak,  

İşte bu olmadı,

Hem de hiç olmadı,

Beş müfettiş yeter mi?

84 Müfettişin yetmediği bir soruşturma için, yeni gelen beş müfettiş ne yapabilir Allah aşkına?

Şu rezalete bakın;

Dört yıl içerisinde 84 müfettiş geldi,

Gönüllerince hiç bir engelleme olmadan inceleme yaptılar,

Ve sonunda, "Aytaç Durakla ilgili bir suç unsuruna rastlanmamıştır" dediler, ama inat bu ya, beyler 5 müfettiş daha göndermiş.

Gelen bu sayın müfettişler meslektaşlarının yaptığı incelemeleri tekrar gözden geçirecek ve onlarda diğer müfettişler gibi yasaların öngördüğü ve vicdanların mutmain olacağı kararları vererek çekip gidecekler.

Peki, müfettiş üzerine müfettiş gönderenlerin derdi ne?

Aytaç Durak korkusu sebebiyle bu hokkabazlığı kim yapıyor?

Veya müfettiş göndermenin mantığı ne?

Mantık şu;

"Aytaç Durak hakkında soruşturmalar bitmesine rağmen, neden iade etmiyorsunuz" diyenlere karşı ve bir de şu seçim arifesinde,

"Bakın işte hakkında incelemeler var" gibi, komik mazeretlerin arkasına saklanmak.

Yazıklar olsun böylesine siyaset ve hukuk anlayışına.

Bu komikliği, bu şeytani hilekarlığı kimse yutmuyor.

Bu hassasiyeti en iyi bilenlerin başında ise, İçişleri Bakanının bizatihi kendisi geliyor ve bu oyuna da alet oluyor.

İçişleri Bakanlığının yaptığı bu diretme;

Vicdansızlıktır, hukuksuzluktur ve milletin iradesini hiçi saymaktır.

Çünkü bu insan atamayla gelen bir kişi değil, seçimle iş başına gelen bir şahsiyettir.

Bakanlık aslında Aytaç Durak'ın şahsında, Adanalılara aynen şunu söylemek istiyor;

"Eyyyyy......, Adanalılar, sizler hür iradenizle Aytaç Durak'ı Büyükşehir Belediye makamına getirdiniz, ama sizin bu iradenizi tanımıyorum" demek istiyor.

Bunun başka izahı olabilir mi?

Aslolan milli iradeyse,

Aslolan sandık ise,

Aslolan demokrasi ise,

Aslolan İlahi ve beşeri hukuka saygı ise,

O zaman Hak ve Hakkaniyet ölçülerine uygun işlem yapmak, sizin öncelikli göreviniz olmalıydı.

Sonuç olarak;

Unutulmamalıdır ki;

Hakkın olmadığı yerde, Hakkaniyetin olmadığı yerde, elbette hoşnutsuzluk ve hoşnutsuzluğun getirdiği mücadele olur

http://www.adanamedya.com/ sitesinden 09.08.2016 tarihinde yazdırılmıştır.