‘Şehrin Eminleri’ne! Eğer…

A.Kadir TUNÇER

16 Ocak 2014 Perşembe 14:48

 

Kaybedenlerden olmayı kabullenmemek; kazananlardan olmaya yeterli gerekçe değildir. İçini, “olması gereken” eylem ve kaygılarla doldurmanız gerekir!

Kimileri gülmeyi, kimileri ağlamayı, bazıları sevmeyi ve saymayı kaybetmiş! Bazılarımız nezaketi, marifet ve iltifatı, altı delik deşik boş küfelere atmayı hayatının normal bir işleyişi olarak benimsemekte.. En kötüsü ise; duyarsızlık! Üstelik kimlerde?

Önceliklerimizin insana göre değişkenliği; insana vermemiz gereken “öncelik” anlayışını ötelememeli. Sahip olduğumuz önceliklerimiz, geleceğimizin nasıl olacağına ilişkin en önemli göstergelerdir.

Eğer; zemheri kışın ortasında soğuktan donan bîkes (kimsesiz) biri, şehrin kuytularındaki bir inşaatta soğuktan donup ölüyorsa,

Eğer; hala köprü altlarının, dehlizlerin ve menfezlerin, gençliği eritip bitiren bir bataklık yeri olarak, barınak niyetine mekân olmalarına çare bulunamıyorsa,

Eğer; hala “sokak çocukları” mefhumu, kentlerimizde hüzün verici bir realite olarak ibretle duruyorsa,

Eğer; verilmesi gereken yardımlar, asli sahiplerine ulaştırılmayıp, göstermelik tablolarla gerçek muhtaçlar mahrum bırakılıyorsa,

Eğer; “elimizden gelen budur!” deyip, yapılması gerekenlere ilişkin olarak, yapılanlarla vaziyeti kurtarmak adına, “yetinme bataklığı”na saplanılıyorsa,

Eğer; Şehrimin Eminleri ve Sosyal Hizmet yetkilileri, her gün için, bir yetimin ve yoksulun başını okşayıp okşamadıklarına ilişkin yürekten bir kaygı duymuyorlarsa,

Eğer; Seyhan’ın kıyısında terk edilmişlikten ölüp giden bir garipten habersiz gelecek planları yapılıyorsa,

Eğer; Yeşilyurt Mahallesinde, Cabbar Olcayoğlu adlı yaşlı adamın ölümünden, cenazesinin kokması üzerine beş gün sonra haberdar olunuyorsa,

Eğer; Merkez Sarıçam İlçesinde, 60 yaşındaki Muhittin Tay, ölümünün üzerinden 20 gün geçtikten ve cesedinin çürümesi üzerine haberdar olunuyorsa,

Eğer; bu tür sosyal yaralarımız, gazetelerin 3.sayfalarında yer almaktan öteye geçmiyorsa ve kimsenin çıtı çıkmıyorsa,

Eğer; marifet ve iltifat değerlerimiz başta olmak üzere, değerler manzumelerimizin tümüne teneke bağlayıp, “ben” ipi ile çekiştirilerek yerlerde süründürülüyorsa,

Ve eğer; sevdanızın arkasından değil de, sevdanız sizin arkanızdan geliyorsa,

Büyük bir sıkıntımız var demektir!

Eğer… Eğer… Eğer..

Başta “Şehr-i Emin” (Belediye Başkanı) olanlarımız ve cansiperane olmaya çalışanlarımız olmak üzere; konuyla ilgili bütün birim ve makam sorumluları ve onlardan bihaber olan mahalle sakinleri, maverada, en çok rahatsız olacakları o dehşetengiz iklimi şimdiden çok iyi düşünmeleri gerekir! Derdimiz başka olursa; çok daha başka derdimiz olur!

Herkesi; önceliklerini yeniden gözden geçirmeye çağırıyorum!

Sevgi ile Kalın!

akt

 

http://www.adanamedya.com/ sitesinden 09.08.2016 tarihinde yazdırılmıştır.