Henüz gençliğinin baharında gaz bombası kapsülüyle hayata veda eden Berkin Elvan olayını lanetlemeyen bir Allah'ın kulu olamaz.
Çünkü o henüz 14 yaşındaydı.
Dolayısıyla, Berkin'in Anasının ve babasının acısını hissetmemek, mümkün değil.
Bu anlamda cenaze törenini değerlendirdiğimiz zaman, insanların acılarını paylaşmak başka bir şey,
Meydana gelen acı üzerinden ve hatta acıyı istismar ederek vatandaşın işyerlerini tahrip etmek, kamu mallarına zarar vermek çok daha başka bir şeydir.
Bu bağlamda, önceki gün düzenlenen cenaze töreninin ardından, İstanbul'da AK Parti teşkilatlarına provokatörlerin yaptığı saldırıyı ise kabul etmek mümkün değil.
AK Parti teşkilatlarına yapılan saldırının mantığı ne?
Oysa, on binlerin katıldığı cenaze töreniyle, zaten ön görülen mesaj verilmişti.
Sonuçta on binlerin katıldığı cenaze törenine şiddet gölge düşürdü.
CHP ve MHP ise bu bağlamda sorumluluk sınavını en güzel şekilde verdi.
Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ve Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli, cenaze töreninin yapıldığı gün ve bir gün sonra yaptıkları açıklamalarında, teşkilatlarını uyararak provokatörlerin oyununa gelinmemesini, milletin gerginliğe değil huzur ve güvene ihtiyacı olduğunu vurgulamaları, milli birlik ve beraberliğimiz açısından hayati önem taşıyan uyarılardı.
Gelin sokakların gerilmesinin ardında ki sır perdesine bir bakalım.
Seçimlere bir ay kala, yoğun bir şekilde devam seçim meydanlarında ki konuşmalara baktığımız zaman, Başbakanın hizmet hareketine karşı ve muhalefet partilerine karşı uyguladığı gerilim siyaseti sokaklarda gerilimlere neden olmaktadır.
Gerilimlerin olmaması ve ortadan kalkmasının tek adresi, Şeyh Edebali’nin vasiyetinde yatmaktadır.
Nedir o?
Devleti yönetenlerin her türlü saldırı karşında sabırlı olmalarıdır.
Sonuç olarak;
Cenaze törenleri istismar yerleri değildir,
Cenaze törenleri, toplumu germe ve vatandaşın canına malına zarar verme malzemesi değildir.
Cenaze törenleri, Allah rızası için insanların acılarına ortak olma yeridir.