Öküzün altında buzağı aramaya gerek yok beyler,
30 Mart yerel seçimlerinde vatandaş namusu bildiği sandığa gitti,
Tercihini yaparak;
Yerelde ve Büyükşehirde istediği partinin adayına vekaletini vererek, 5 yıllığına belediyeleri teslim etti.
Adanalının tercihine göre ilçe belediyelerinin yanı sıra, Büyükşehir için de MHP’nin adayı Hüseyin Sözlü’yü seçerek tercihini yapmıştır.
Bu tercihe göre, en yakın takipçisi olan AK Parti’nin adayı Abdullah Torun’a 20 bin oy fark atmıştır.
Peki, o zaman sorun ne?
Dün AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Süleyman Soylu apar topar Adana’ya geldi,
Neden?
Kültür ve Turizm Bakanı Ömer Çelik, Adana milletvekilleriyle birlikte zaten buradayken, Süleyman Soylu beyin Adana da işi ne?
MHP Genel Başkan Yardımcısı Faruk Bal’ın yaptığı açıklamalara baktığımız zaman, yargı üzerinde büyük bir baskının olduğunu öğreniyoruz.
Daha da ötesi, Adana’da MHP’nin kazanmasının altında paralel yapının olduğu iddiası gibi ipe sapa gelmez akla ziyan iddiaları bizzat AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Süleyman Soylu dünkü basın toplantısında söylemiştir.
İşte bu olmadı beyler,
Bu ne beşeri hukuk açısından ve ne de İlahi hukuk açısından ahlaki bir yol değildir.
“Sandık namustur” diyenler sizler değil misiniz?
Peki, o zaman bu girişiminizle, ortaya konan sandığın namusuna halel gelmez mi?
Bunu nasıl izah edeceksiniz?
Yapılan ve girişilen bu yöntem, tek kelimeyle halkın tercihine saygı duymamaktır,
Halkın iradesini tanımamaktır.
Oysa Adana’da AK Parti’nin kaybetmesinin tek müsebbibi vardır, yıllardır Adana’yı keyfine göre dizayn eden, Kültür ve Turizm Bakanı;
Ömer Çelik’tir.
Hiiiiiiç……., bahane aranmasına gerek yok.
Her şeyi, “Ben bilirim” diyerek istişarelere önem vermeyen, otellerden aşağı inmeyen Ömer Çelik, hiçbir zaman için halkla bütünleşmemiş bir şahsiyet olarak, hatta parti yönetimine dahi önem vermeyen, zaman zaman azarlayan bir şahsiyet olarak, AK Partinin Adana’da kaybetmesinin tek mimarı olmuştur.
Şimdi gelin şöyle bir yıl öncesine bir gidelim,
2009 Yılında yapılan yerel seçimleri kazanan yine MHP ve adayı Aytaç Durak olmuş, ancak hazımsızlık sonucu anti demokratik bir şekilde hukuk ve milli irade ayaklar altına alınıp, sandığın namusu görmezlikten gelinerek Aytaç Durak soruşturmanın selameti bahanesiyle görevden alınıp, dört yıl boyunca görevine iade edilmemişti.
Korkumuz o dur ki aynı senaryonun tekrar sahneye konmasıdır.
Umarız aklı selim galip gelir, sandığın namusuna saygı duyulur ve tecelli eden iradenin gereği hak edene hakkı verilir diyorum.