Hatırlanacağı üzere fazla değil, 15 Temmuz 2008 Salı günü Ergenekon soruşturması yapılırken CHP Genel Başkanı,
"Ergenekon'un avukatıyım" derken,
Başbakan ise aynı günlerde yaptığı açıklamada;
"Bende Ergenekon'un savcısıyım" demekle kalınmamış, Ergenekon sürecini başlatan Savcı Zekeriya Öz'e zırhlı bir araç tahsis edilmişti.
Aradan altı yıl geçti ve roller değişti,
Peki şimdi ne oldu?
Sayın Başbakan fazla değil, bir kaç gün önceki açıklamasında;
"Milli orduya kumpas kurdular" dedi.
Ülkenin hayati meselesi olan böylesine hassas bir konuda, devleti yöneten Sayın Başbakan'ın yanlış yapma ihtimali kesinlikle olmamalıdır.
O günkü süreçle ilgili her türlü bilgi ve belge en küçük bir yanlışa vermemek kaydıyla ortaya konmuştur ve bu gün, "Milli orduya kumpas kuruldu" sözlerinin dillendirilmesi elbette inandırıcı olmamaktadır.
Sayın Başbakan'ın dediği gibi milli orduya kumpas kurulmuş ise, o zaman Adana Haber Gazetesinin birkaç gündür güzel bir gazetecilik örneğini ortaya koyarak, kamuoyuna duyurduğu Hasdal Askeri Cezaevi'nde alıkoyulan Deniz Kurmay Albay Aykar Tekin neden hala cezaevinde tutuluyor?
Bu bir çelişki değil mi?
Adana Haber Gazetesi bu çelişkiyi görmüş olacak ki, komutanın cezaevinde tutulmasının anlamsızlığını gündeme getirerek mükemmel bir haberciliğe imza atıyor.
Gerçekten bu ülkenin güvenliğinden sorumlu komutanlarına kumpas düzenlenmiş ise, gerçekten bu insanlar suçsuz yere ceza evlerine konmuşlarsa, o zaman gereği neden yapılmıyor?
Bu süreç, Türk milletinin gözleri önünde cereyan eden büyük bir çelişkidir ve bu çelişkiye son vermenin zamanı da geçmektedir.
Diğer taraftan, Pazar günü anneler günü vesilesiyle Seyhan Belediye Başkanı Sayın Zeydan Karalar ve Çukurova Belediye Başkanı Sayın Soner Çetin büyük bir incelik ve nezaket göstererek, Albay Aykar Tekin'in annesi Özcan hanımefendinin evine gidip anneler gününü kutlaması, tek kelimeyle alkışlanacak bir görüntüyü ortaya koymuşlardır.
Her iki belediye başkanımızı da bu incelikleri nedeniyle kutluyorum.
SONUÇ OLARAK;
Toplumsal huzur ve güvenliğimizin ana sigortası olan birlik ve bütünlüğümüzün bekası için, devletin attığı her adımda evrensel hukuktan yana tavır koyması, bu gün çok daha büyük ihtiyaç olduğu gün gibi ortadadır.
Hukuk gerçekten evrensel boyutuyla ortaya konmuş olsaydı, bu gün meydana gelen hukuki tartışmaları değil, kavgamız toplumsal refahın uğraşı içerisinde olurdu diyorum.