Gün geçmiyor ki bu ülkede akıllara ziyan gelişmeler olmasın.
Hemen her gün bir yerlerde gösteriler oluyor, bazen devletin ve vatandaşın canına ve malına zarar geliyor, velhasıl olaylar durmak bilmiyor.
İşte bu görüntüler karşısında Sayın Başbakan polisler için bakın ne diyor;
“Polis eli kolu bağlı mı kalacak, bir şey yapmayacak mı? Nasıl sabrediyorlar anlayamıyorum”
Vatan hainleri yıllarca milletin malına ve canına kıydılar, devletin malına zarar verdiler ve güney doğuda hala bu isyan devam ediyor,
Elbette bu olaylar karşısında polislerin eli kolu bağlı kalmaması gerekir ama ne yazık ki eli kolu bağlı kalıyor.
Gelin birde gezi olaylarının yıldönümüne bir bakalım.
Başbakanın sözünü dinleyen polisler elleri kolları bağlı kalmadı ve bir milletvekilinin boğazına sarıldılar.
Gezi olaylarının yıldönümünde ülke genelindeki gelişmelere baktığımız zaman, akıllara ziyan gelişme bu kentte, Adana’da meydana geldi.
İşte gelişmenin çirkin fotoğrafı,
Turgay Develi’nin, Cumhuriyet Halk Partisinin Adana Milletvekili olmadığını sanıyorum bilmeyen yok artık.
Turgay Develi Gezi olaylarında ki kutlamalar vesilesiyle meydana gelen hırpalanmalarda, polisleri ve göstericileri sağduyuya davet ederken, polis arkadaşların Sayın vekilin boğazına sarılıp, üstlenmiş olduğu rolü oynamasını engellemeleri tek kelimeyle hoş olmadı.
Meydana gelen bu olay kabul edilebilir değil.
Cümle alemin tanıdığı Turgay Develi’yi, polisler tanımıyor mu?
Tanımıyorsa bu ayıp kendilerine yeter,
Tanıyorlar da bu eylemi yaptılarsa, bu ayıp yeterde artarda.
Turgay Develi’yi seversiniz veya sevmezsiniz bu ayrı bir şey,
Ama milli iradeden kaynaklanan üstlenmiş olduğu role saygı göstermek zorundasınız.
Gezi olaylarında vekile karşı gösterilmesi gereken saygı gösterilmemiş, adeta vatana ihanet eden sıradan birileri gibi boğazına sarılarak etkisiz hale getirilmeye çalışılmıştır.
Bu ülkenin asayişinden sorumlu olan ve büyük çileler içerisinde mesleklerini icra eden polislerimize, öyle kolay kolay laf söylemem ve söyleyeni de hoş karşılamam.
Bir taraftan hak ettikleri ücreti alamazken, diğer taraftan adeta şamar oğlanına dönen polislerimizin çektiği çileyi görmek için, geçtiğimiz bir iki ay içerisinde uğradığı haksızlığa bakmak sanırım yeterli olacaktır.
Bu ayrı bir konu,
Ancak, bu ülkede ayrılık tohumları ekenlere barış süreci safsatası sebebiyle gösterilen tolerans;
Cumhuriyet Halk Partisinin vekiline gösterilmiyorsa, bu her şeyden önce toplumsal huzur ve güvene vurulan darbedir.
Çok açık ve bilerek söylüyorum,
Turgay Develi olayında işin şirazesi kesinlikle kaçtı,
Açıkça, devlete isyan eden bir militan gibi boğazına sarılıp, yaka paça itilmiştir.
SONUÇ OLARAK;
Her şeyden önemli olan toplumsal huzur ve güvenimiz için, olayları ütopik perspektiften değil, milli bütünlüğümüzün bekası için mantık ölçüleri içerisinde değerlendirme yapılmalıdır,
Yoksa ne huzurumuz ve ne de güvenle hareket edeceğimiz ortamlar kalır