Seyhan müftümüz Halil Uzun beyin tayini ile ilgili basında çıkan haber üzerine kaleme aldığım, “Din adamını rencide etmek kimsenin haddi değildir” başlıklı yazımın ardından, her zaman sözlerine itimat ettiğim ve güvendiğim muhterem bir arkadaşım olayın şahidi olarak arayıp önemli açıklamalarda bulundu.
Tarafsız ve dürüst gazeteciliğin gereği olarak, olayın baştan sona şahidi olan arkadaşımın anlattığı konuyu, kamuoyuyla elbette paylaşmam gazeteciliğin temel ilkesinin olmazsa olmaz bir şartıdır.
Konuyla ilgili açıklamada bulunan arkadaşım, olayın tamamen saptırıldığını ifade ettiği açıklamasında bakın konuyla ilgili neler söyledi:
“Adanalı sanatçı Murat Göğe Bakan kardeşimizin cenaze namazına katılanlardan biriyim. Cenaze törenini baştan sona izledim. Törene Sayın Bakanımız Ömer Çelik’le birlikte, Adana Valimiz Sayın Mustafa Büyük beyde katıldılar. Cenaze töreninde Seyhan Müftümüz Sayın Halil Uzun beyin elinden yaka mikrofonu çekildi gibi bir olay olmamıştır, Bu tamamen hayali olan bir şeydir. Aksine Müftü bey Sayın Bakanımıza yaka mikrofonunu uzatarak, günün anlam ve önemine binaen duygu ve düşüncelerini açıklaması için girişimde bulunmuştur. Haberde ki doğru olmayan ikinci şık ise Müftümüzün tayini ile ilgili olaydır. Halil uzun beyin tayini haberde dile getirildiği gibi aynı gün değil, Cuma günü yapılmıştı. Basında yer alan haber tamamen bir bilgi kirliliğinden kaynaklanmıştır”
Olayı aydınlattığı için arkadaşıma teşekkür ediyorum.
Zaten basın alemi ne çekiyorsa, bilgi kirliliğinden çekmektedir.
Halil Uzun ve Ömer Çelik arasında geçtiği iddia edilen olay doğruysa bunun son derece yanlış ve bir din adamını rencide etmekten başka bir şey olmadığı yönünde bir değerlendirme yapmıştım dün.
Ancak gerçekten sözlerine inandığım ve güvendiğim arkadaşım gerçeği anlatınca, anladım ki birilerinin basın yayın organlarını yanıltarak gayri ahlaki bir siyaset yapmaya çalışmıştır.
Gelelim Kültür Bakanı Ömer Çelik’e,
Sayın Bakanı zaman zaman eleştiriyorum,
Neden?
Elbette ki Adana’nın sorunlarıyla yeterince ilgilenmediği için eleştiriyorum.
Şu gün bile Tufanbeyli’de Termik Santralden kaynaklanan devasa sorun karşısında, Adana’nın bakanı olarak Allah Rızası için tek bir kelam etmemiştir.
Gönül isterdi ki, Ömer bey termik santral vesilesiyle mağdur olan binlerce vatandaşımız için taraf olsaydı.
Ancak Adana’ya yapacağı en küçük bir katkı için de, elbette kendisini alkışlamasını biliriz ve kendisini attığı olumlu adımlar nedeniyle defalarca da alkışlamış bir kişiyim.
Sonuçta Cenaze töreniyle olay gün yüzüne çıkmış ve anlaşılmıştır.
Diğer taraftan,
Seyhan Müftümüz Halil Uzun bey, geldiği günden beri yerinde oturmayarak Seyhan ilçesinde devrim niteliğinde hizmetler yapmış,
Yaptığı hizmetlerle gönüllerde taht kuran Halil uzun beyin rotasyon çerçevesinde tayinine daha bir yıl var iken, bir yıl önce tayin edilmesi Seyhanlıları üzmüştür.
Kültür Bakanımız Sayın Çelik o zaman önemli bir görev düşüyor, normal olmayan bu tayin meselesine el koyup durdurursa, buna en çok sevinen Seyhan ilçesinin cami cemaati olacaktır diyorum.