Recep Tayyip Erdoğan, 2002 yılından başlayarak 10 Ağustos 2014 tarihine kadar girdiği tüm seçimleri eze eze kazandı.
12 yıllık süre içinde 3 genel, 3 yerel seçime giren, 2 de referanduma giden Erdoğan, son olarak Cumhurbaşkanlığı seçimini yüzde 52’nin üzerinde oy alarak tartışmasız liderlediğini ilan etti.
Cumhurbaşkanlığı seçimi iktidar açısından mutlak zafer, muhalefet açısından da mazeret kabul etmeyen mutlak bir hezimettir.
Çünkü çatı partileri 30 Mart Yerel Seçimlerinin altında kalmıştır. İrili ufaklı 10’dan fazla partinin de desteğine rağmen mutlak yenilgidir.
CHP ve MHP açısından şimdi başını ellerinin arasına alıp düşünme vaktidir.
Türkiye şu andan itibaren yeni bir döneme girmiştir. Recep Tayyip Erdoğan’ın bundan sonra izleyeceği yol Türkiye’nin geleceğini belirleyecektir.
Eğer Erdoğan;
Söylediği gibi 76 milyonun cumhurbaşkanı olmaya özen gösterirse,
Cumhurbaşkanlığı yetkilerini anayasal sınırlar içinde kullanırsa,
Devlet Başkanı gibi değil, Cumhurbaşkanı gibi davranırsa,
Türkiye’nin kendi gündemine dönmesine katkıda bulunursa...
Türkiye’nin geleceği için endişe duymaya gerek kalmaz.
Ama Erdoğan;
Seçim sürecinde seçmenini kemikleştirmek için kullandığı sert üslubu devam ettirirse,
Cumhurun başkanı gibi değil, iktidar partisinin lideri gibi davranmaya devam ederse,
Cumhurbaşkanının yetkilerinin sınırlarını zorlarsa...
Türkiye’de siyaset daha da keskinleşir ve bundan ülke yarar görmez.
Bundan sonra Recep Tayyip Erdoğan’ın yaklaşımları Türkiye için daha bir belirleyeciği olacaktır. Artık her şey Erdoğan’ın elindedir. 12 yıldır Türkiye’yi yöneten Erdoğan, bundan sonraki yıllarda tavrı ile Türkiye’nin kaderi üzerinde mutlak etki sahibi olacaktır.
Bu kadar seçimi ezici üstünlükle kazanan bir liderin bundan sonrası için daha demokrat davranmasını istemek çok mu iyimserlik olur, bilmiyorum ama...
Sonuçların Türkiye açısından hayırlı olmasını diliyorum.