Fitne üreten yalaka basın şimdi ne diyecek

Osman PALAMUT

11 Ağustos 2014 Pazartesi 10:05

 

 

Bu ülkeye ve bu ülkenin milletine yazık ediyorlar.

Hemen her gün tavuk yumurtlar gibi, afaki senaryolar yumurtlayan paralel çanak yalayıcı basının ahlaksız kiralık kalemleri, yalan üzerine yalan haber üreterek;

Bir taraftan Türkiye’de hayat bulan Selam Tevhid Örgütünü halının altına süpürerek milletin bölünmez bütünlüğünü tehlikeye atıyorlar, diğer taraftan ise böylesine ahlaksız eylemle sağladıkları ekonomik rantlar vesilesiyle salyalarını akıta akıta keyif çatıyorlar. 

Yalan haber üretenler tek kelimeyle alçaktır ve vatana ihanet eden hainlerdir.

Hemen her bilgi kirliliğini pompalayan bir kısım çanak yalayıcı yalaka basının suratı, meydana çıkan gerçeklerle şamar oğlanına döndü, ama hala arı olmayanlar arlanmıyorlar.

Bunların suratlarına bir tokat ta dün geldi.

Nasıl mı?

Hani hatırlayacağınız üzere Eski TÜBİTAK Başkan Yardımcısı eski Bilişim ve Bilgi Güvenliği İleri Teknolojiler Araştırma Merkezi (BİLGEM) Başkanı Hasan Palaz’dan, Başbakan Tayyip Erdoğan’ın çalışma ofisinde bulunan böceklerle ilgili yazdığı raporda tahrifat yapılması istenmişti,

Ancak Hasan Palaz 20 Şubat 2014 tarihinde yaptığı yazılı açıklamasında, istenilen tahrifatı yapmadığı için, 5 Şubat 2014’te BİLGEM Başkanlığı görevinden alındığını açıklamıştı,

Hasan Palaz’la ilgili olayın seyri böyleydi,

Ancak

Hükümete yakın ahlaksız basın organlarında, “Yurtdışına kaçtı” yönünde haberler yapılarak, büyük bir yalanın ve ahlaksızlığın altına imza atılmıştı.

Diğer bir ifadeyle, hayali haberler yapan bu basın organları, Türk Milletini kandırmıştı.

Peki, gerçek neydi?

Gerçek önceki gün basın organlarında şamar oğlanlarına indirilen bir tokatla meydana çıktı,

TÜBİTAK eski Başkan Yardımcısı Hasan Palaz yurt dışından döndü ve bakın bu utanmazları yerin dibine sokacak bir açıklama yaptı,

İşte Hasan Palaz’ın basının yalanını ortaya çıkartan açıklaması:

“Çeşitli medya organları, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan tarafından yurt dışına kaçtığım iddia edilmektedir. Hakkımdaki bütün ithamlara ve iftiralara cevap vermek, Böcek soruşturması dahil bildiklerimin tamamını anlatmak için, Japonya’daki iş görüşmemi olduğu gibi yarıda bıraktım ve ailemle birlikte Türkiye’ye döndüm.

HODRİ MEYDAN

Şu an Türkiye’deyim. Her türlü adli karar ve soruşturmaya açığım. İsteyen gözaltına alsın, isteyen ifadeye çağırsın. Her türlü karara karşı anlım ak ve gözüm de pektir.

Bir insana, “Yurt dışına kaçtı” denilebilmesi için, en azından hakkında bir tebliğ, bir savcılık daveti, arama kararı veya yurt dışına çıkış yasağı gibi kısıtlayıcı kararlar gerekmektedir.

Türkiye’ye dönünce posta kutuma baktım, bağlı olduğum muhtarlığa ve savcılığa müracaat ettim, ama hakkımda hiçbir tebligat istemi veya karar olmadığı ortaya çıktı.

Bu durumda ne hakla çeşitli medya organları ve Başbakan Erdoğan tarafından, ‘Kaçtı’ olarak nitelendirilmekteyim?”

İşte Hasan Palaz’ın söyledikleri

Allah’tan korkun ve kuldan utanın tabi utanmanız var ise.

Bu yalan, bu ahlaksızlıkla milletin içine nifak tohumları ektiğinizin bilmem farkında mısınız?

Şu garabete bakın, Hasan Palaz 5 Şubat’ta görevden alındıktan sonra başka bir kurumda çalışmasına imkan tanınmadığı gibi iş bulmasının da önü kesiliyor.

Peki, ne yapacak bu insan?

Nasıl geçimini sağlayacak?

Aç mı kalacak?

Yoksa sizler gibi asalak bir şekilde mi geçinip gidecek?

Elbette yapacağı tek şey çocuklarının nafakasını temin etmek ve namerde muhtaç bırakmamak için yurt dışına gidip çalışmaktır.

SONUÇ OLARAK;

Eyyyy…, hokkabazlıklarla basın organlarını ellerinde tutan utanmazlar, Adam gibi adam olmak, delikanlı olmak, dürüst olmak hayalı olmak, edepli olmak, namuslu ve şerefli olmak ancak ve ancak bu toplumda mesleğimizin gereği olan evrensel anlamdaki;

İlkeli,

Seviyeli,

Ve dürüst habercilikle olur.

Bilmem yanılıyor muyum?

 

 

http://www.adanamedya.com/ sitesinden 09.08.2016 tarihinde yazdırılmıştır.