28 Şubatçılardan ne farkınız var?

Osman PALAMUT

28 Ağustos 2014 Perşembe 09:49

 

Öyle bir dönem ki 28 Şubat süreci;

Ekonomik ve sosyal yaşamın her alanına müdahil olan askerin ağırlığını hemen her vatandaşın hissettiği bir dönemdi.

Muhalefetin fikrine tahammülü olmayan,

Yalnızca kendisinin çizmiş olduğu perspektifte hareket edilmesini istediği bir siyaset anlayışı,

Rahmetli Necmettin Erbakan’a bir askerin çıkıp haddini aşarak küfür edecek kadar haddini aşan bir askeri yönetim anlayışı,

İnancının gereği Başörtüsü takanlara tahammül edilmediği bir dönem,

Binlerce iş adamının üretmiş olduğu malların fişlenerek askeri alana girmesinin yasak olduğu bir dönem,

Ve Zaman gazetesi grubunun askeri alanlardaki basın toplantılarına girmelerinin yasak olduğu bir dönem.

28 Şubat dönemi böylesine sığ bir görüşün ürünü olan yasaklar dönemi ve beraberinde bu milletin başbakanına küfür edebilecek kadar seviyenin düştüğü bir zaman dilimi.

Ya bu gün?

Bu gün her şey düzeldi mi?

Demokrasinin nimetinden tüm vatandaşlar ve iletişim sektörleri faydalanıyor mu?

Hayır.

O dönem askeri vesayetin zuhur ettiği bir dönemdi,

Bu gün ise, siyasi vesayetin oluştuğu bir dönemdir.

Yani, vesayetin askerisi gitti, sivili geldi,

Tek fark,

Bu gün hiçbir asker veya bürokrat bu ülkenin başbakanına basının önünde küfür edemez.

Küfür ettiği takdirde, soluğunun yetmeyeceği yere kadar süründürülür.

Olması gereken de budur.

Peki, hakaretin dışında o dönem Zaman grubuna yapılan baskı, bu gün daha da artarak Bugün televizyonu ve gazetesi, Yeni Çağ Gazetesi gibi basın sektörlerine yapılan ambargo ahlaki midir?

Demokratik midir?

Dün iş adamlarının üretmiş olduğu mallara boykot vardı,

Bu günde var,

Dün en azından bankalara baskı yapılmazken, bu gün işş çığırından çıkartan AK Partili arkadaşlar, hizmet hareketiyle özdeşleştirdikleri bankayı batırmak için ellerinden geleni yapıyorlar.

Hani hür teşebbüsten yanaydınız?

Hani konuşan Türkiye’den yanaydınız?

Hani insan hak ve hürriyetinin sigortası olacaktınız,

Peki, yapılan bunca zulümler de neyin nesi?

Bu gün ne yazık ki 28 Şubat’tan beter bir ortamı temaşa ediyoruz,

50 Bine yakın polis yerinden yurdundan edildi,

Yüzlerce polise, tamamen toplumsal hafızalarda kötü polis imajını oluşturarak siyasi rant elde etme uğruna algı operasyonları yaptınız,

Mahkemelerde suçlanan polis müdürleriyle ilgili tek bir delil gösterilmeden cezaevlerine tıkıldı,

Ama vatana ihanet noktasında dağ gibi suç belgeleri ortada olanlar, adam kaçıranlar, askeri şehit edenler, yolların kontrollerini ellerine alanlar için çözüm süreci bahanesiyle tek bir adım atılmıyor.

Şu günlerde ise tamamen siyasi emeller uğruna 8 bine yakın okul müdürü görevinden alındı,

Ve bu yaşananlar karşısında AK Parti’ye ‘Adalet ve Kalkınma’ partisi deyin diyebilirseniz,

Hani nerede adalet?

Böylesine bir tablo, böylesine bir fotoğraf karşısında, elbette yaşanan bu olaylara bakıp;

28 Şubat’tan beter demekten kendimizi alamıyoruz.

SONUÇ OLARAK;

Unutulmamalıdır ki, hiçbir yükseliş,

Hiçbir güç,

İçerisinde Allah’ın adaleti yoksa, içerisinde benlik duygusu var ise,

Tıpkı rüzgarın samanı savurduğu gibi alır gider ve bir de bakarsınız ki etrafınızda kimsecikler yok.

http://www.adanamedya.com/ sitesinden 09.08.2016 tarihinde yazdırılmıştır.