Derin darbe!

Doğan Gülbasar

06 Eylül 2014 Cumartesi 09:57

 

Türkiye’de öyle bir algı oluşturulmaya çalışılıyor ki hükümete karşı yapılan her hamle darbe olarak yorumlanıyor.

Bir dönem muhalif herkese “Ergenekoncu” yakıştırması yapılırdı, şimdi Ergenekon demode oldu. Artık “Paralel” moda...

Hükümetin hoşuna gitmeyen kim ve ne varsa “Paralelci” deniyor. Bazen bu suçlamalar o kadar komik noktalara gidiyor ki ömrü Cemaat’le mücadeleyle geçmiş kişilere bile hükümeti eleştirdiğinde “Paralelci” denebiliyor.

Aynı şey Ergenekon sürecinde de yaşanmadı mı?

Demokratlıkları su götürmez iki gazeteci Ahmet Şık ve Nedim Şener tutuklanmadı mı? Onlara da “Ergenekoncu” yakıştırması yapılmadı mı? Üstelik bu iki isim Ergenekon ve benzeri yapılanmalara en muhalif oldukları dönemde...

Hep bir algı politikası sürüp gidiyor son yıllarda ülkemizde.

Demokrasiyi bilmeyenler darbenin de ne demek olduğunu bilmiyor. Darbe hükümetlere karşı yapılmaz. Darbe demokrasiye karşı yapılır. Yani darbe yapıldığında ülkedeki demokratik sistem toptan ortadan kaldırılır. 12 Eylül 1980’de gördüğümüz gibi.

Her sistemde iktidar olur ama muhalefet sadece demokrasilerde vardır. Bundan dolayı darbelerin önemli hedeflerinden biridir muhalefet. Bu yüzden yarım demokrasi bilgileriyle “Bize darbe hazırlıyorlar” şımarıklığından artık birilerinin kurtulması lazım.

Yargı bağımsızlığına tahammül edememek,

Kendine bağlı basın oluşturmak ve bağımsız kalmaya çalışanları tu kaka ilan etmek,

Muhalefet partilerini “casus”larla ve “hain”lerle işbirliği içinde suçlamak,

Çıkan her muhalif sesi baskı ve hakaretlerle susturmaya çalışmak,

Tüm muhalif sesleri ortadan kaldırma amacı gütmek...

Bu niyetler mi demokrasiye darbedir yoksa bir şekilde muhalefet etmeye çalışmak ve hükümeti yanlışları konusunda uyarmak mı?

Demokrasi tahammül rejimidir. Demokrasi sandıktan çıkanın her şeye göre karar verdiği bir sistem değildir. Demokrasinin kuralları vardır.

Onlar hoşuna gitmeyen herkese “darbeciler” diye bağırmaya devam etsin, ben de onlara dilimin döndüğünce demokrasiyi anlatmayı sürdüreceğim.

Bıkmadan, usanmadan...

http://www.adanamedya.com/ sitesinden 09.08.2016 tarihinde yazdırılmıştır.