Özal ve Erdoğan

Talat Özyürek

08 Eylül 2014 Pazartesi 08:57

        Son zamanlarda çeşitli platformlarda Özal ve Erdoğan arasındaki benzerlikler sıkça vurgulanır oldu… Bu zihniyetten hareketle,  AKP’yi de ANAP’ın akıbetinin beklediği öngörülüyor, hatta ve hatta sözüm onlara, avuçlarını ovuşturarak, büyük sabırsızlıkla bekliyorlar ki tarih acaba tekrardan tekerrür eder mi?  Diye… Yok mu tarihte siyasi hezeyanların örneği elbette var; Büyük seçim zaferlerine imza atan partilerde de… Yenilgiye uğradıktan sonra kaybolup giden partilerde de… Baskıcı, faşist partilerin kudretlerinin arka arkaya devrilmeleri de… Merkeziyetçi ve elitist yönetimlerin Halk’tan destek görmemeleri de,  tarihin tekerrür etmesinin örneklerindendir, fakat tarihin tekerrürden ibaret olduğunu iddia etmek pek de rasyonel olmasa gerek ki tarihin tekerrürü nedenlerle ve koşullarla doğrudan ilintilidir, bu sporda da, ekonomide de, siyasette de, sosyal hayatta da, geçerliliği olan sosyolojik kaidedir.

 XXX

                     Her iki parti arasında yok mu benzerlikler elbette olacaktır…

 Her iki Parti’ de maalesef darbe süreci sonunda, kurulan siyasi partilerdir…

Her iki Parti’de sivil siyasete bir tepki olarak, tek başına iktidara getirilmiş Halk’ta darbeden askeri değil, sivil siyaseti mesul tutmuştur…

Her iki Parti’de de hep tek ADAM olmuştur…

Her iki Parti’de de dünya konjonktürüne uygun siyaset izlenmiştir…

Her iki Parti’nin de yükselen trendi liberalizm olmuştur…

‘Demokrasinin Yıldızları’ başlıklı ilanlarda A. Menderes, T. Özal ve R.T.E fotoğrafları hep yan yana kullanılmıştır…  

Her iki Parti liderinin de köklerinde ortak inanç, yaşam tarzı ve Milli Görüş fikriyatı bulunmaktadır…

Her iki Parti’de basında çıkan hiçbir eleştiriye hümanistçe yaklaşamamıştır…

Her ikisi döneminde de memleket şantiyeye dönmüş, ihracat rekorları kırılmıştır…

  Krizden krize sürüklenen, bitik iflas etmiş bir Türkiye teslim almışlardır maalesef…

XXX

                          Benzerlikleri gibi elbette farklılıkları da olacaktır…

    Özal döneminde enflasyonu %10’un altına indiremezsek gelir adaletini sağlayamayız demesine rağmen enflasyon canavara dönüşmüş %50’ lerin altına indirilememiştir, fakat Erdoğan döneminde, canavar  Van gölüne sığınmış , enflasyon %5 küsürlere kadar indirilmiştir…

    Özal’ın aile fertleri medyatik olmalarına rağmen, Erdoğan’ın ailesi her ne kadar ticari faaliyetleriyle gündeme gelmiş olsalar da, aile fertleri, medyadan olabildiğince uzak durmuşlardır…

  Anap, döneminde güçlü bir muhalefetle Demirel gibi bir siyasi duayenle mücadele etmek zorunda kalmış, buda haliyle ANAP’ın gerilemesinde rol oynamıştır… 

   Anap 7.yılında tükenmesine rağmen, AKP dimdik ayakta durmaktadır… 

XXX

    Hem Anap hem de Akp farklı siyasi görüşlerin koalisyonu görüntüsü verip, bünyesine farklı isimlerde eklemişlerdir. Anap’tan Cavit kavak Akp’de Ertuğrul günay gibi isimler ‘sol görüşlüler’ vardı. Anap’ta Alpaslan pehlivan, Mustafa taşar Akp’de sadık yakut gibi ’ülkücüler’ milliyetçi cepheyi temsil ediyordu. Anap’ta Mehmet keçeciler, İsmail dayı Akp’ de ise Bülent arınç ve camiası muhafazakâr kanadı’ oluşturuyorlar. Anap’ta mesut yılmaz, güneş Taner Akp’de egemen bağış, yaşar yakış gibi isimler de ‘liberal’ kanadı temsil ediyor…

XXX

     Vesayetçi, oligarşik , kapitalist, statükocu çevreler hiçbir daim demokrasimizin gelişip güçlenmesini istemediler, istememesine de bu kadirşinas,  millet  yine yeniden demokrasi talebini yineleyerek Milli Görüş Hareketini öne çıkararak Özal’ın bıraktığı bayrağı Recep Tayyip Erdoğan’a vererek iradesini gösterdi…

             Hülasa; Yukarıda yazdığım gibi, AKP ve ANAP’ın özdeşleştiği gibi  farklılaştığı durumlarda mevcut… Ha nedenler ve şartlar aynımıdır? Tarih yeniden tekerrür eder aynı akıbeti paylaşırlar mı?  iyi analiz edildikten sonra AKP’nin ANAP’la aynı kaderi taşır metaforu, siyasi medyumluktan öteye gitmez ki siyaset pozitif bilimdir beyler, varsayımlarla hareket edilmez… 

     

                                                                                                       Sevgi ve Dua ile….

 

   

 

 

 

    

http://www.adanamedya.com/ sitesinden 09.08.2016 tarihinde yazdırılmıştır.