İstanbul Mecidiyeköy’de bir inşaattaki asansör kazası(!) sonrası 10 işçi hayatını kaybetti.
Aslında kaza değil, cinayet...
Çünkü göz göre göre öldü işçiler.
Daha önce de aynı inşaatta bir işçi yaşamını yitirmiş. Sonra asansör arızalanmış, işçiler arızayı bildirmişler ama sorun çözülmemiş. İşçiler göz göre ölüme gönderilmiş, bir anlamda.
İş kazalarında Türkiye Avrupa’da ilk sırada, dünyada da ilk 5’e giriyor. Belki de ilk 3’e... Ülkemizde her 4-5 dakikada bir iş kazası oluyor. Sonra da çıkıp utanmadan “kader” diyorlar...
Oysa ki yaşanan kader filan değil, tamamen vahşi kapitalizm. Sermayenin daha çok kar elde etme hırsı ülkemizde insan hayatının ucuzluğu ile birleşince bu acıların yaşanması kaçınılmaz oluyor. Daha önce iş kazasında ölen işçi için firmaya 6 bin 750 lira ceza verilmiş. Sen insanının hayatına 6 bin 750 lira değer biç sonra halkın karşısına geç ve timsah göz yaşları dök.
Ölen işçileri “şehit” ilan etmekle, “işçilerimiz için fatiha okuyalım” demekle sıyrılamazsınız bu katliamın sorumluluğundan.
İşçilerin ölümünü protesto etmek için toplananlara polis gücüyle saldırmak faşizm soslu vahşi kapitalizmin doruk noktasıdır. Utanmadan, acılarını dışa vurmak isteyen insanların üzerinde polis şiddeti uyguluyorlar.
Daha kaç ay geçti Soma’daki katliamdan bu yana. Bu anlayış olduğu sürede de yeni katliamlar maalesef yaşanacaktır. Çünkü ülkemizde insan hayatının bir değeri yoktur. İstedikleri tek şey daha çok kar, daha çok paradır. İşçiler ölüyormuş!
Ölsün!..
10 işçi ölür, geride 20 işçi var iş bekleyen.
Anlayışları budur.
İşçiler örgütlenmedikçe, sendikalar güçlenmedikçe, sol partiler aklını başına almadıkça bu acılar kaçınılmazdır. Çünkü sağcı politikacılar doğaları gereği sermayenin yanında yer alır, işçiler için sadece “dua edelim” derler utanmadan kutsal değerleri siyasetleri için kullanarak. Sol kendi mecrasına dönmedikçe ölümler sona ermediği gibi, ölenler de kısa sürede unutulacaktır.
Yazının sonunda bir soru da Sayın Başbakana;
İşçiler için “şehit” ifadesi kullanmış ya!
“İşçilerin yakınlarına şehit maaşı bağlanacak mı?”