Bugün Adana’nın bayramı olması gerekiyordu aslında...
Çünkü bu akşam Adana’nın iki büyük kulübü Adana Demirspor ve Adanaspor karşılaşacak. Yüksek rekabet ortamında yaşanacak yüksek tansiyon normal! Kentin tansiyonu biraz yukarı fırlamış gibi görünüyor. Ancak bu tansiyonun şiddet ortamına dönüşmemesini diliyorum.
İnsanlar bayramda heyecanlı olur. Adana Demirspor Adanaspor derbisini de bayram olarak kabul ediyorsak; bayram gibi yaşayıp, bayram gibi bitirmeyi de bilmemiz gerekiyor.
Passolig-e bilet kavramlarının ve zorlamalarının bu sezon taraftar açısından tüm keyifleri kaçırdığı bu sezonda sahada oynanan futbol ve tribünlerdeki güzelliklerin bizi yeniden rakabet iklimine götürmesini diliyoruz.
Ancak kaygılar da yok değil!
Son yıllarda derbi maçlarda yaşanan gerilim ve kavgalar Adana’yı Türkiye’ye “düşman kardeşlerin savaş meydanı” olarak tanıttı, ne yazık ki!
Bugün öyle olmasın. Taraftarın bağırmaktan sesi kısılsın, takımını desteklemekten bitap düşsün ama aynı şehrin evlatları birbirlerini kıstırdıkları tenhalarda birbirine eziyet etmesin.
Bu şehirde yaşıyoruz. Bu şehrin herhangi bir yerinde karşılaşırsak birbirimizin yüzüne bakabilmeliyiz. Zaten iki takımın taraftarları ayna mahallenin çocukları, aynı okulun öğrencileri ya da aynı işyerinde çalışma arkadaşı...
Hatta aynı evde yaşayan kardeşler...
Bir yanda Adana Demirspor, bir yanda Adanaspor...
İkisi de bu şehre ait.
Rekabeti iliklerimizde hissedelim, düşmanlığı değil.
Maç bittiğinde ve hafta boyu birbirimize baktığımızda sonuca bağımlı olarak yüzümüzden alaycı gülüşlerin eksik olmaması için karşımızdakini can düşmanımız olarak görmememiz gerekiyor.
Hangi renklere gönül verirsek verelim; onlar bizi rakibimiz, varlık nedenimiz.
Bugün bayram. Adana’nın bayramı. Bu takımlar aynı ligde oldukları sürece her yıl karşılacak. Ama bırakın her yılı her gün bile maç yapsalar, karşılaştıkları her gün bayram...
Adana’nın bayramı...
Zehir etmeyelim, keyfini çıkaralım.