Barış istemeyen namerttir!

Doğan Gülbasar

28 Ekim 2014 Salı 05:52

 

Oy namustur, oyumu asla satmam. Tek bir oyum var ama çok önemserim. Herkese de öneririm; oylarını önemsesinler.

30 yıldır Türkiye etnik temelli terör ile mücadele ediyor. Çok kan aktı, çok ocak söndü, analar evlatları için gözyaşı dökmekten adeta yaşayan ölüye döndü ülkede. Çok defa kendi kendime söylenmişimdir, “Teröre kim çözüm üretirse oyumu ona vereceğim” diye.

Ama olmuyor, sorun çözülmüyor. “Barış süreci” denilerek çözülür mü, bilmiyorum? Son yaşanan olaylar sanki devletin bu konudaki iyi niyetinin kötüye kullanıldığını gösteriyor. Hükümet “barış sürecinde” kimi muhatap aldı artık emin değilim. Ya da muhatap aldığı ile silahları bırakması gereken aynı kişiler mi onu da bilmiyorum.

Barış... Evet barış, hem de şimdi...

Ama barış bir köprüyle köprünün iki ayağı vardır. Savaş isteyene karşı “yok hayır ben illa da barış istiyorum” diyemezsin. Yüksekova’da 3 askeri üniformasız ve silahsızken sırtından vururak öldürenlerle nasıl barış yapacağız, bilmiyorum? Devlet ya da hükümet neyse kendi adına barış yapsa bile evladını kaybetmiş analarla, babasını kaybetmiş çocuklarla, eşini kaybetmiş kadınlarla nasıl helalleşilecek.

“Barış istiyorum” diyerek barışçı olamazsınız. Ülkenin çevresi kan gölü ve sen Büyük Önder’in “Yurtta Barış Dünyada Barış” ilkesinden vazgeçmiş görünüyorsun. Çevrende barış isteyen bir görüntün yokken kendi içinde süren 30 yıllık savaşı nasıl barışa dönüştüreceksin?

Belki de en önemli soru, seninle barışmak istemeyen bir terör örgütüyle onun samimiyeti tamamen kuşkulu lideriyle nasıl barış yapacaksın?

Vallahi ben de barış istiyorum. Barış istemeyen namerttir. Barışı istemeyenler bundan siyasi ya da ekonomik rant sağlayanlardır.

Ben ülkemin çocuklarının ölmesini istemiyorum. Gencecik insanlar şehit düşmesin artık, terör örgütünün kandırdığı yoksul çocuklar dağlarda çürümesin...

Herkes barış istiyor ama savaş isteyene rağmen barış olmaz!

Eğer ortaya çıkan terör olayları bir provokasyon ise hükümet olanları böyle yorumluyor ve halkın bunu böyle bilmesini istiyorsa provokatörleri bulsun. Çocukların katili adalet önüne çıkarılsın.

Sürece yönelik her eleştiri yapanı “Barış istemiyor” diye suçlama alışkanlığından hükümetin artık vazgeçmesi gerekiyor. Barış isteniyorsa bu insanların ekseriyetinin bunu kabullenebilmesiyle olur. Çünkü bu ülkede neredeyse her mahallede bir şehit var. Belki de daha fazlası.

Bu insanlardan helallik almadan, makul yaklaşımlarla muhalefet partilerini sürecin içine dahil etmeden bunu başarmanın mümkünatı yoktur.

Ayrıca barış yapmak istediklerinin Yüksekova’da hain pusuyu “misilleme” gibi değerlendirmesini de gözardı etme.

Unutmayın, barış istemeyenle barış yapamazsınız.

                                                                                                                                                                                        

http://www.adanamedya.com/ sitesinden 09.08.2016 tarihinde yazdırılmıştır.