Peşmergeler;
Milli bayramımız olan 29 Ekim Cumhuriyet Bayramında Habur sınır kapısından;
Debdebeyle yapılan şov eşliğinde ülkeyi kurtarmış milli kahramanlar gibi karşılanmaları,
Suruç ilçesine kadar yol boyunca şovla devam etmeleri utanç veren bir manzara değil mi?
Adamlara bakın,
Yolda yemek için mola verdiler, ikram edilen kuru fasulye ve pilavı beğenmeyerek et istediler,
Beylerin istekleri yerine getirildi ve üstüne üstlük fıstıklı kadayıfın yanında bir de meyve ikramı yapıldı,
Parayı ise Türk milleti ödedi.
Araçlarına 55 bin litrelik yakıt aldılar, onunda parasını milletimiz ödedi.
Milli kahraman gibi karşılanan, kahramanlık pozları veren Peşmerge son durakta kalbi atmaya başladı ve 9 tanesi çatışmaya girmemek için ormana kaçtı, bir kısmı ise hasta olduğu bahanesini gündeme getirdi.
Peki, kim bu Peşmergeler?
PKK ve PYD’nin kankası.
Peşmergelerin kahraman gibi karşılanmasının zihinlerdeki reaksiyonunda işte bu birliktelikleri vardır ve milletimiz bunu yutmuyor.
Peşmergenin tepesindeki beyler PKK için ne diyordu?
Irak Cumhurbaşkanı ve YNK Lideri Celal Talabani Selahaddin kentinde Mesud Barzani ile bir araya geldiğinde, sorulan bir soru üzerine bakın neler söylemişti;
“PKK liderlerini Türkiye’ye teslim etmemiz bir hayaldir”
Ve sözlerinin devamında yine PKK’yı kastederek;
“Türkiye’ye hiçbir Kürdü, hatta Kürdün bir kedisini bile teslim etmeyeceğiz”
Bu sözleri unutmadık.
Talabani bunları söylerken, diğer taraftan;
Federal Kürdistan Bölge Başkanı Mesud Barzani ise, PKK’yı bir terör örgütü olarak görmediklerini, ancak Türkiye barışçıl bir plan sunup PKK bunu reddederse, PKK için terörist tanımlamasını yapabileceklerini bizzat söylememişti.
Bizler Talabani’nin sözleri gibi Barzani’nin bu sözlerini de unutmadık,
AK Parti iktidarı ise;
“Alın size barış süreci” diyerek, iki yıldan bu yana sorunların çözülmesi için PKK lehinde büyük bir adım atmadı mı?
Attı.
Attı da ne oldu?
PKK süreci sabote etti.
Şimdi Barzani efeni PKK’ya terörist örgüt diyecek mi?
Diyemez.
Çünkü Peşmerge, PYD ve PKK aynı zihniyetin ürünleri de onun için diyemez.
Ve bu süreç içerisinde cereyan eden ahlaksızlığa bakın,
Mesud Barzani, Türkiye Cumhuriyetinin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdnoğan’ı önceki gün küstah bir şekilde yalanlayarak;
“Peşmergelerin, Türkiye üzerinden Kobani’ye girmelerini Türkiye Cumhurbaşkanı değil, ABD’ye ben tavsiye ettim’’ sözleriyle, edepsizliğini bir kez daha ortaya koymuştur.
Kahramanlık gösterisi yapan, ama yarı yolda kaçacak delik arayan ve asker olma kabiliyetini ve ruhunu yakalayamamış olan Peşmergeleler, kendi topraklarında Musul İşgal edilirken, Kerkük ve köyleri işgal edilmeye başlanırken, IŞİD Erbile doğru ilerlerken, alçak bir şekilde kaçmadılar mı?
Bu zihniyete ve yüreğe sahip Peşmergeler, Kobani’ye gitseler ne olur, gitmeseler ne olur?
SONUÇ OLARAK;
Kendi ülkesini korumaktan bile aciz olan Peşmergelerin, debdebeyle ve şamatayla HDP’liler tarafından karşılanması, ve bu manzaraya müsaade edilmesi, bizim açımızdan utanç verici bir hadisedir.