Yaylacılara zulüm!

Osman PALAMUT

05 Kasım 2014 Çarşamba 08:00

 

Tekir yaylasında;

“Yayla mı? Yaylak mı?”

Tartışmalarının ardından, Tapu Kadastro ile Hazine arasında 10 yıl devam eden dava sonunda, olan yine vatandaşa oldu.

Mağdur olan devlet değil devletin hizmetle mükellef olduğu vatandaş oldu.

Devlete güvenerek Tapu Dairesi’ne giden vatandaşlar arsalarının tapusunu alırken olmayan şerh, bürokratik işlemler sırasında Hazine’nin tapularına koydukları şerhle ikinci kez arsalarını almaya hazırlanıyorlar.

Öyle ki vatandaş arsasını ikinci kez satın almak zorunda kalıyor.

Şu çelişkiye bakın, vatandaş;

Tapudan tapusunu alıyor,

Ev yapmak için harcını yatırıp ruhsatını alıyor,  inşaatı bitirdikten sonra ise karşısına hazine çıkıyor ve;

“Bu arsa senin değil benim” diyerek, üstüne üstlük günün değeri üzerinden, arsayı tekrar kendisine satmaya kalkıyor.

Haydi buyurun ayırın ayırabilirseniz pirinçleri taşından.

Dünya’da ikinci bir örneği var mı bilemiyorum, ama yapılan bu uygulama tam anlamıyla vatandaşın hakkını, hukukunu hiçe saymaktan başka bir şey değildir.

Hazine yaklaşık bu konumda ki 20 bin yaylacıya zulüm yapıyor.

Zulüm yaparken, hazine bir de vatandaşlar arasında adil davranmayıp ayrımcılık yapıyor.

Nasıl mı?

Hatırlanacağı üzere geçtiğimiz yıl çıkartılan 2B yasasıyla orman vasfı olmayan hazine arazilerinin, vatandaşlara belirlenen bir fiyattan satılması kararlaştırıldı. Tekir’de mağdur edilen yaylacıların verdiği bilgilere göre, 2B statüsünde ki yerler için arsanın günümüzdeki değerinin dörtte biri talep edilirken, 2B statüsünde olmayan vatandaşlardan ise arsanın günümüzdeki değeri talep ediliyor.

Bu uygulama akıl alacak gibi değil.

Bu uygulamaya vicdani bir uygulama diyebilir misiniz?

Bu uygulamaya ahlaki bir uygulama diyebilir misiniz?

Kimse kusura bakmasın, ama Tekir yaylasında yapılmak istenen şey, vatandaşı boğmaktan başka bir şey değildir.

Hasbelkader varını yoğunu yatırıp yayla almış emekli bir vatandaşımız, şimdi hazinenin istediği parayı nasıl ödeyecek?

Birileri çıksın bunun izahını yapsın.

Hatta hazine çıkıp bunu izah etsin edebiliyorsa.

SONUÇ OLARAK;

Beyler ayıptır ve günahtır.

Doğrudur, burada hazine haklı da olabilir, ama vatandaşın suçu ne?

Devlete güvenip gidip tapusunu almış ve tapusunu alırken herhangi bir şerhin olmadığı söylendiği halde, gelinen bu nokta da neyin nesi?

 Bizim devlet geleneğimizde devletin vatandaşına zulmü yoktur,

Aksine devlet vatandaşına merhametle yaklaşan ve şefkat eden bir güçtür.

http://www.adanamedya.com/ sitesinden 09.08.2016 tarihinde yazdırılmıştır.