“Ya anlaşma olur, ya iç savaş”

Osman PALAMUT

18 Kasım 2014 Salı 08:00

 

Hükümet iki yıl aradan sonra PKK’ya zeytin dalı uzatmaya devam ededursun, DBP Eş Genel Başkanı ve Diyarbakır Milletvekili Emine Ayna bakın yeni yaptığı açıklamasında hükümeti kast ederek bakın neler söylüyor;

“O Masadan, müzakere ve diyalogdan, ya anlaşma çıkar veya iç savaş çıkar. İkisinin ortası yoktur” derken,

PKK kanadından tehditkar sözler ve saldırılar tüm hızıyla devam ediyor.

Ayağı yere basmayan ve ütopik görüşleriyle meşhur Başbakan yardımcısı Yalçın Akdoğan ise, tüm umudunu PKK’nın ve İmralı’nın inisiyatifinden tezahür edecek sözde barışla ilgili sözlere bağladı.

Çözüm süreciyle ilgili dün Yalçın Akdoğan’la görüşmeler yapılırken, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Ali Şahin bakın konuyla ilgili neler söylüyor;

“Kendisini Kürt olarak tanımlayan kesimde, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ne bağlılıkta kopuşlar başladı. Bu çok tehlikeli, böyle devam edemez, etmemeli” diyerek, ülkenin birliğinin nasıl çözüldüğünü acı bir şekilde itiraf etti.

Ancak ne hikmetse, tıpkı havuz medyası gibi hemen her gün paralel hikayesiyle ilgili konuşan Yalçın Akdoğan ise, trajikomik bir şekilde PKK ile kurulan kirli ortaklığı, paralel yapıya bağlıyor.

Ayağı yere basmayan Yalçın Akdoğan’a sormak lazım,

Somut bir şekilde gözle görülen ve kulakla duyulan bir şekilde, Emine Ayna Türkiye Cumhuriyeti hükümetini tehdit ederek,

“Ya o masadan anlaşma çıkacak veya iç savaşa gideriz” sözleri karşısında, bu insan hiç mi Allah’tan korkup kuldan utanmaz ve hala olumsuzlukları paralel hikayesine yıkmaya çılışıyor?

Bu ülkenin, milletiyle olan birliğine açıktan açığa saldırı varken, bu soysuz gelişmeler paralel yapı değil de,

Ülkenin bekasının tamamen eğitimde olduğunu söyleyen ve bu alanda seferberlik ilan eden hizmet harekatı mı paralel oluyor?

Bu görüş olsa olsa bedbahlıktan başka bir şey değildir Yalçın bey.

Dünyanın neresinde eşkıyadan medet umulduğu görülmüştür?

Ne gerip tir ki iki yıldan bu yana teröristlere karşı durdurulan hava ve kara operasyonlarından sonra, eşkıyanın eli kuvvetlendi, güç kazandı ve şehirlere indi.

 Şimdi de ülkenin birlik ve bütünlüğünü tehdit ediyorlar.

Böylesine bir fotoğrafı görmeyen yalaka, Sabah gazetesi, Akşam gazetesi, Star gazetesi gibi gazetelerde, hayali paralel hikayesiyle hemen her gün yatıp kalkmaya devam ediyorlar.

SONUÇ OLARAK;

Türkiye’nin istikrarını Abdullah Öcalan’ın özgürlüğünü talep edenlerde arayanlar, bin yıllık devlet geleneğimize bir baksınlar ve ders alsınlar diyorum.

http://www.adanamedya.com/ sitesinden 09.08.2016 tarihinde yazdırılmıştır.