Cem Evi Açılışı ve Sözlü

Sedat MEMİLİ

20 Kasım 2014 Perşembe 09:57

Hacı Bektaş Veli Kültür Vakfı Adana Şubesi’nin Çukurova İlçesi sınırları içerisinde inşa etmiş olduğu Cemevi 16 Kasım Pazar günü seçkin konukların katılımıyla açıldı.

Şimdi parantez açıyorum.

İş kazalarında Avrupa birincisiyiz; Trafik kazaları ve çocuk ölümlerinde de…

Haydi bunlara alışkınız sık sık duyuyoruz.

Ancak, cep telefonları ile konuşmada da Avrupa Şampiyonuyuz. Hatta dünya şampiyonluğuna ramak kalmış… Bunlar paralı olduğu için kaydı tutulan konuşmalar. Bir de kayıtsız olarak, sağda, solda, evde, kahvede, ıvır zıvır yerlerde yaptığımız konuşmalar var ki… Hep hayret ederim.

Sanayi üretimi Avrupa ölçülerine yok.

Tarımsal üretim, bilimsel üretim yok.

Bu insanlar ne konuşur.

Üstelik psikolojik olarak problemli bir toplum olduk çıktık.

Bir tanıdığım vardı Tanrım rahmet Eylesin, Mobilyacılar Sitesi Yönetim Kurulu Başkanı idi. Ben de o sitenin Genel Müdür seviyesinde idarecisiydim. O başkanın 400’den fazla üyesi olan site esnafına dükkanlarını yetiştirmek için nasıl çırpındığına bire bir tanığım. Yönetim Kurulu’ndaki o 7 kişi işlerini güçlerini bırakmış sitenin inşaatından tapu teslimine kadar, geceleri ve gündüzleri birbirine karışırdı.

Esnaf ne mi yapardı? Dükkanının önünde tavla oynarken, yönetim kurulu aleyhine konuşurdu.

“Şu şöyle olsaydı, bu böyle olsaydı…”

Canım esnafım, bakanlığın ve kontrol mühendislerinin yapmış olduğu kaldırımım veya duvarın ve hatta dükkan cephesinin doğru olup olmadığını adımlayarak kontrol ederdi. Bazıları adımlarına göre metrajın doğru olmadığını iddia ederdi…

Konuşan ama hiçbir şey üretmeyen, üreteninde paçalarından çeken bir toplum olmaya doğru hızla gidiyoruz…”

Parantezi kapatıyorum.

Cemevi’nin açılışına katılan B.Ş.B.Başkanı Sayın Hüseyin Sözlü’ye söz verilmemiş. Vakıf başkanı Saim Yılmaz bizzat davetiyeyi Sözlü’ye götürmüş. Ve gelip gelmeyeceğinin bildirilmesini rica etmiş ki programı ona göre düzenlesin. Bir bildirim olmayınca program ona göre yapılmış ancak Sayın Sözlü aniden çıkıp gelmiş. Çok da iyi etmiş. O esnada kendisine gösterilen yoğun ilgiye rağmen söz hakkı vermek kimsenin aklına gelmemiş. İşin garibi, bu olayı Sayın Sözlü hiç mesele yapmamış: “Açılışlarda olur böyle şeyler” demiş ve eklemiş: "Adana’da yaşayan Alevi hemşerilerimizin kıvancına ortak olmak ve belediyenin açılış programında bulunma gayesindeydim. Konuşmak gibi bir eksikliği çok hissetmiş değilim, üzerinde çok durmam ama kamuoyunda bu tip sorular, değerlendirmeler oldu. Benim de orada samimi bir şekilde orada bulunma sebebim ’Oradaki insanlarımızla bir arada olmaktır’ diye değerlendirdim" 

Eeee… İşte Sözlü’den beklenecek asil davranış.

Bundan sonra “öküzün altında buzağı aramak” neyin nesi?

“Ağanın malı gider ırgatın canı gider… “ misali, her kafadan bir ses çıktı. Kardeşim, devasa bir yapıdan söz ediyoruz. Evinin banyosundaki fayansı değiştirmek için günlerce strese giren ve belki de vaz geçen insanlar, şu şöyleydi böyleydi diye konuşma istatistiklerini yükseltiyorlar.

Saim kardeşim,

Bu uğurda Dar-ıl Nesimi olmaya hazır olanlar bu sıkıntıları kolay atlatmalıdır.

Bahtın açık, yolun, açık, yüreğin açık, zihnin açık olsun…

Yılmaz’ca kal…

 

 

http://www.adanamedya.com/ sitesinden 09.08.2016 tarihinde yazdırılmıştır.