Başlıkta ki bu sözler Milliyetçi Hareket Partisi Teşkilat işlerinden sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Şefkat Çetin’e ait.
Kongre dönemini yaşadığımız şu günlerde, günler öncesinden kongreye hazırlanan MHP Seyhan İlçe Başkan adayları Bünyamin Kaya ve Mustafa Eren, parti mensupluğuna yaraşır bir şekilde çalışmalarını sürdürerek kongre salonuna girmelerine rağmen, salonda partinin iki yetkili isminin tartışmaları kamuoyuna yansıyınca;
Sanki parti tabanında bir sorun varmış gibi bir havanın oluşmasına neden oldu.
İşin özünde o davranışlar;
Hoş değildi,
Şık değildi,
Halkın teveccühünü çeken bir davranış değildi,
Daha da ötesi MHP mensubiyetine yakışmazdı.
Her şeyden önce siyaset;
Nefislerin terbiye edilerek ve hazmetmeyi öğrenerek sabırla yapılan bir iştir.
Hangi siyasi kurum olursa olsun, hazmedemeyen hareketler halkın teveccühüne mazhar olamazlar.
Seyhan ilçe kongresine baktığımız zaman, başlangıçtan sandık sonucuna kadar olan süreçte aday olan her iki isimin, kendilerinden beklenenin ötesindeki bir davranış ve erdemlilikle çalışmalarını sürdürürken, sandıktan çıkan sonucu delegelerin iradesi olarak kabul ederek sonucu karşılamaları güzel bir tabloydu
İki adayın çıkan sonucu olgunlukla karşılamalarının anlamı neydi?
Her iki adayın bu davranışı parti tabanında bir sıkıntının olmadığını, demokratik bir yarışta çıkan aday etrafında kenetlenmek gerektiği bilincinin erdemliliğini gösteriyordu.
Bu buradan yola çıkarak atasözünde olduğu gibi, kimse öküzün altında buzağı aramamalıdır,
Ülkenin içerisine düşmüş olduğu vahim denecek kadar önem arz eden sosyal sorunlar var iken,
Türk siyasi hareketlerindeki olumsuzluklar, ve bu partileri bölüp parçalamak kimseye fayda getirmez.
Kaldı ki Seyhan İlçe Kongresinde ki hoş olmayan görüntülerle ilgili uyarı da geldi..
Milliyetçi Hareket Partisi Teşkilat İşlerinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Şefkat Çetin, MHP Seyhan ilçe kongresi için teşkilatı uyararak,
İlke,
Ülkü,
Adap,
Ahlak,
Ve dava arkadaşlığı bağlarının, MHP’yi oluşturan en önemli kavramlar olduğuna vurgu yaparak;
“Mensuplarımız haddini aşmaz, aşanı ise hoş karşılanmaz” diyerek, Milliyetçi Hareket Partisi’nde siyaset yapmanın çizgisini net bir şekilde ortaya koymuştur.
SONUÇ OLARAK
Milletin bekasının şartı siyaset olduğuna göre, o zaman her siyasi iradenin, parti ruhuna uygun adım atmak zorundadır diyorum.