Adanalı Başbakan’dan ne bekliyor?

Osman PALAMUT

13 Aralık 2014 Cumartesi 08:00

 

AK Parti kaptanlığını Recep Tayyip Erdoğan’dan devralan Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun, özellikle siyasi atmosfer olarak zor bir dönemde görev yaptığını söyleyebiliriz.

Kolay bir dönem değil,

Süreç zorlu,

Sorunlar çığ gibi.

Kamuoyu sürekli gergin,

Devletin kurumlarında huzur yok,

Memurundan amirine, müdüründen genel müdürüne kadar herkes tedirgin.

Tedirgin oldukları için artık memurlar bile siyasi rengini belli etme ihtiyacı hissetmeye başladı.

İşin sırrı ve hikmeti, işte tam da burada,

Zoru kolay etmek mi?

Yoksa içinden çıkılması zor gibi gözüken sorunlar yumağının burgacından, milletimizin ferasetinden, Kültüründen ve inancından aldığı motivasyonla zor olanı kolay etmek mi?

İşte sorun burada.

Tam da burada Rahmetli Şair Abdurrahim Karakoç hocamın şu dörtlüğünü anmadan geçemeyeceğim,

Diyor ki Cennet mekan;

“Hey çoban, güttüğün sürüye bir bak

Sebepbaşı dön de geriye bir bak

Yeter kaval çalma, yeter uyutma

Nazar kıl ölüye.. diriye bir bak.

Hemen her gün toplumun gerildiği bir ortamda, artık biri camiayı, bir siyasi harekatı veya sivil toplum örgütünü karalama ve milleti uyutma yerine,

600 yıllık Osmanlı döneminde olduğu gibi, daha da ötesi iki cihan yıldızı Peygamber Efendimiz, (S.A.V) ‘in ortaya koymuş olduğu, eleştirilere açık olma, insanı dinleme ve bu hassasiyetlerin gereği millet meşveret etme yöntemlerine önem verilmesini bekleniliyor.

Tüm millet gibi, Adanalıda Sayın Başbakan’dan elbette hizmet bekliyor,

Yıllardır Ankara’nın hor baktığı Adana için bu güne kadar vaat edilen hizmetleri alamadığımızı söylemeye bile gerek yok,

Ancak asıl hizmet, milletin birlik ve bütünlüğünü muhafaza etmenin adımlarıdır.

Bu gün fikri, zikri, ve ameli tamamen insana hizmet olan, bu yolda bilimi, ilmi, milletin kültürünü, birliğini ve bütünlüğünü ana hedef seçen hizmet harekatını, siz teröristlerle işbirliği içerisinde olarak telakki ediyorsanız, bu ülkeye yapılan en büyük kötülüktür.

Ortalığı savaş alanına çevirenler, devlete başkaldıranlar, hatta ve hatta “Artık kendi başımızın çaresine bakacağız” diye özerklikten bahsedenler için sessiz kalınırken, medeniyet harekatının savunucusu ve eğitimcisi olanlara takınılan bu tavır, elbette ülkenin huzur ve güvenine hizmet etmez.

Bizler siyaset öncesi kardeşlik hukukunun savunucusu olan, ayrılıkların ve gayrılıkların en büyük kötülük olduğunu söyleyen Sayın Başbakan’ın, o dünya görüşündeki havayı kamuoyuna püskürtmesini istiyoruz.

SONUÇ OLARAK,

Şarlatanlık yapan Sabah gazetesi gibi gazetelerin, fikriyatıyla bu ülkeye hayır gelmez diyorum.

 

http://www.adanamedya.com/ sitesinden 09.08.2016 tarihinde yazdırılmıştır.