ŞEYTAN İLE ŞEYTANLIK

Sedat MEMİLİ

15 Aralık 2014 Pazartesi 08:00

 

 

Şeytan ile “şeytanlık” arasında büyük bir fark vardır.

Fark öylesine derindir ki “köpek” ile “köpeklik” arasındaki fark kadar derin

Şeytan, doğal bir varlık; Şeytanlık ise sıfattır. Şeytan’ın kendisi kötü değil, onu kötü yapan “Şeytanlığı”dır. Yani doğallığı değil sıfatıdır. Köpek için de aynı şeyi düşünebiliriz.

Köpek, doğal, üstelik sadık bir hayvandır. Köpek sevmemek neredeyse ayıp, hatta köpeğe kötü davranmak suçtur.

Köpeği kötü yapan köpek oluşu değil; köpekliğidir.

Yine bir operasyon dalgası başladı.

Gözaltına alınanlara bakıyorum da ben asla “Türkiye’nin bağırsakları temizleniyor” diye düşünemiyorum.

Aklıma bir mesel geldi.

Adam, kendine o denli güveniyor ki, sağda solda; “Şeytan kim ki? Ben ondan dahaakıllı ve zekiyim?” deyip duruyormuş. Birileri ona; “Aklını başına devşir. Bak, Şeytanla karşılaşırsan, seni madara eder, rezil olursun” diyorlarmış.

Ama adam akıllanmıyor.

Bir gün gerçekten Şeytan, Adamın karşısına dikiliyor: “Yahu arkadaş,  benden zeki ve güçlü olduğunu iddia ediyorsun. Bir deney yapalım. Sana bir soru soracağım. Bilirsen, sen benim amirimsin. Ama bilmezsen sağda solda hava atıp durma”

“Tamam” demiş adam.

Şeytan bir fıçı getirmiş. Fıçıya kırk adet delik açmış. Sonra fıçının içine geçmiş oturmuş. Ardından yellenmiş. Ortalığa pis bir koku yayılmış. Adam, kokudan yüzünü ekşittiği sırada şeytan sorusunu sormuş;

“Koku, burnuna hangi delikten geldi?”

Bu operasyonlardaki koku, hangi delikten burnumuza geliyor?

Esas, kokunun kaynağı olan çıktığı yerden mi? Yoksa, medya, yargı, dedikodudan oluşan fıçıdaki kırk delikten yayılan mı? Yoksa yoksa, herkesin kendi burnunun özelliğine göre burnunun içine girip hissettiği mi?

Hiçbir koku, insanın dışarıdan gelen koku ile kendi ruhunun kokuşmuşluğunu birleştirdiği kokudan daha pis kokamaz.

Ben kendime “Bunlar gazeteci mi? Bunlar paçavra” demeyi asla yediremiyorum.

Kendime yakıştıramam.

Bu koku kendiliğinden oluşmadı.

“Ne istedilerse verdim” diyenler, verdiklerine operasyon yapınca, vatandaş olarak benim şunu sorma hakkım var: Şimdi ne istiyorlar da vermiyorsunuz?

Ya da ne verdiniz ki, şimdi operasyon yapma ihtiyacı hissettiniz?

İntikam çok tehlikeli bir duygudur.

Bu gelişmelere bakıyorum da, - öncelikle suç varsa, suçlular cezasını görsün buna kimsenin itirazı olmaması gerek – suçun cezalandırılma biçimi bile bir bir intikamın bir hesaplaşmanın bir paylaşmanın sonucu gibi görünüyor.

Şimdi AK Partinin ileri gelenlerine bir çift sözüm var…

Bildiğiniz hikâyedir. Adam karısıyla hacca gitmiş. Şeytan taşlama esnasında, karısı avucundaki taşları fırlattıktan sonra hızını alamamış, terliğini fırlatmak isterken, adam elini tutmuş ve karısına fısıltıyla:

“Şşşşşt Kadın! Yavaş ol. Bir gün Şeytan, yaradan ile ittifak yaparsa halin duman olur…”

Bilmem anlatabildim mi?

Taşı atın amenna; ama adaletsizliği ve ölçüyü tutsanız hayrınıza olur düşüncesindeyim.

http://www.adanamedya.com/ sitesinden 09.08.2016 tarihinde yazdırılmıştır.