Maraş’tan bir haber geldi...

Doğan Gülbasar

23 Aralık 2014 Salı 08:00

 

36 yıl önce daha çocukluk yaşlarımda yaşanan katliamı tam olarak algılayamamıştım. Her geçen yıl biraz daha büyüdüm; geçen zaman içinde acıların hafiflemesi beklenirken her yıl daha da arttı içimdeki sızı...

Gerici-faşistler önce insanların evlerini işaretledi, sonra da katletti. Hiçbir insani kriteri olmayanlar bunu vatan ve din uğruna yaptıklarını sanacak kadar da insanlıktan vatan ve Allah sevgisinden uzaktı.

Hamile kadınlara bile acımadılar...

36 yıl önce Maraş’ta yaşandı bu olaylar. Bu toprakların tarihinde hatta insanlık tarihinde en büyük utanç günlerinden biridir Maraş Katliamı...

Bu olayın sorumluları ise hala aramızda dolaşıyorlar.

Ancak Maraş utancı 36 yıl öncesinde kalmadı. Bu utanç ısrarla sürdürülüyor. Bu ülkede insanlara ölülerini anmak bile fazla görülüyor.

Maraş Katliamının yıldönümünde insanların anma töreni için Maraş’a girmeleri yasaklandı. Böylesi ucube bir karara neresinden bakmak lazım, bilmiyorum! Provokasyon korkusu mu, yoksa insanların yitirdiği canları anmalarının önlenmesi mi? Hangi ilkellik olduğuna karar veremedim. Konulan bu yasak en hafifinden anayasal suçtur.

Çünkü insanların sehayat özgürlüğü anayasa ile teminat altına alınmıştır.

Bu yasağı koyanların kafasının ardındaki çağdışılığa ve mezhepçi yaklaşıma vurgu yapmaya bile gerek duymuyorum. Çünkü bu yasağın görünen kısmı bile yeterince vahim...

İnsanların hayatını kolaylaştırmak yerine her şeyi yasalaklayarak sözümona sorunları çözme yöntemine de günümüzde “ileri demokrasi” diyorlar. Dine Muaviye kafası ile yaklaşanların demokrasiye de otoriter kılıf geçirmelerine de çok şaşırmamak lazım.

“Yasakları kaldıryoruz” diye diye sahte demokrasi havariliği yapanların, insanların acılarına bile saygısı olmadığını Maraş Katliamının yıldönümünde bir kez daha gördük.

Yasaklardan sonra; Maraş Katliamını yapanlarla, katliamda hayatını kaybedenleri anmaya çalışanları engelmeye çalışanların fikir akrabalığı olmadığını nereden bileceğiz! Öldürmeye odaklı, yasakçı, kendinden başkasını tanımayan, baskıcı ve sorunlarını şiddetle hatta öldürerek çözmeye eğimli sağ anlayıştan ne kadar uzak durmaya çalışıyor günümüzün yasakçıları?

Bu soruların yanıtlarını hemen veremediğimiz için anma toplantılarını yasaklayan, seyahat özgürlüğünü tanımayan anlayışı anlamak da çok kolay olmuyor.

Acıların her yıl arttığı Maraş Katliamının yıldönümünde, hayatını kaybeden canları saygıyla anıyorum.

Tarih onları hep hüzünle hatırlayacak...

Katilleri ve yasakçıları da unutmayacak...

http://www.adanamedya.com/ sitesinden 09.08.2016 tarihinde yazdırılmıştır.