Siyasal Tükenmişlik Sendromu!

Mahmut KORKMAZ

24 Aralık 2014 Çarşamba 08:00

          

Tükenmişlik sendromu kişiler için kullanılan önemli bir kavramdır.  İnsanın kendini yorgun, yılgın, enerjisini yitirmiş, hayatın zorlukları ile baş edemez hale gelişinin adı diye kısaca tanımlasak ayıp etmiş olmayız.

Siyasal anlamda tükenmişlik sendromu çok fazlası ile gündelik hayatımızı kuşatmış haldedir.

Alternatif çözüm üretmek yerine ‘her şeye karşıyım’ diyerek nutuklar atmak memleketin elden gittiğine inanmak sonunda çözüm üretmeyen, çare bulamayan ve çaresiz siyaseti de beraberinde getirecektir.

Huzursuzluk,  negatif bakış sahibi olmak, dünya yıkılmış alıntında kalmış, dünyadaki altmış beş milyon rengi Beşiktaşlı yaklaşımı ile siyah ve beyazdan ibaret sanmak ve ara renklere karşı olmak günlük hayatımızın suyu ekmeği oldu.

Siyasal tükenmişlik sendromunun belirgin bazı özelliklerine şöyle bir göz atalım;

Girdikleri seçimlerde başarı sağlayamadıkları için seçmenin kendilerini anlayamadıklarına inanırlar. Yada anlayabilecek ahlak, beceri ve zekadan noksan olduğuna inanırlar. Oy veren insanları pilavcı, makarnacı, kömürcü, bidon kafalı, göbeğini kaşıyan, uzun kollu kısa bacaklı acayip mahlûklar olarak tanımlarlar.

Beğenilmedikleri için beğenmeme karşı refleksini harekete geçirirler. Kendi gurupları içine de bu hastalık son hızla yaygın hale gelir.’ Parçalan, bölün, heyecan bul ‘ ilkesi doğrultusunda hareket ederler.

Sürekli yerleşik sistemlerin savaşan askerleri olarak kendilerini tanımlarlar.  Kendileri olmadığında memleketin batacağına, rejimin kökü dışarda olan unsurların eline geçeceğine inanırlar.

Bu siyasal yapılar onlarca yıl memlekete,

Komimizim, faşizm ve şeriatın geleceği vehmiyle kendilerine ve memleket ahalisine hayatı zehir ettiler. Yeni değişen konseptlere uygun olarak hala bu işlevlerini devam ettiriyorlar.

Siyasal tükenmişlik sendromunun tipik bir başka özelliği ise öfke ve abartılı tepkidir.

Bu özelliği taşıyan siyasal liderler kürsüde rakiplerine ana avrat sövme boyutunda konuşmalar yaparlar.  ‘Adam değilsin, delikanlı değilsin, lan’  tarzında konuşmalara sığınırlar.  Bu zayıf olanın zayıflığını bastırmak için sığındığı tükenmişlik kalesidir.

Yine siyasal anlamda tükenmişlik sendromunun tipik özelliklerinde bir de; her şeyin daha kötüye gittiğine inanmaktır.  Sürekli muhalefette kalmanın getirdiği eziklik memlekete yapılan tüm yatırımlara karşı çıkmayı beraberinde getirmektedir.

Örneğin;

Köprüye karşı çıkmak,

Havaalanına karşı çıkmak,

Hızlı trene karşı çıkmak,

Başka bir özellik ise değişime karşı aşırı tepki göstermek ve engellemeye çalışmaktır.  Örnek vermek gerekirse; devletin yamalı bohça halinde ayrışmış ve sınıfsal ayrımın en hazin örneği olan hastaneler tek çatı altında toplanmaya çalışılırken gösterilen tepkilerdir. Sigorta hastaneleri emekçilerindir cesedimiz çiğnemeden kimse buraları elimizden alamaz diyen tavırdır. Emekçi kardeşlerimizin sadece sigorta hastanesine hapis olunmasının ne kadar aşağılayıcı durum olduğuna uyanamamışlardır.

Siyasal anlamda tükenmiş sendromu yaşayanların duvar odalarında sadece ülke haritası asılıdır.  Dünya haritasından haberleri yoktur. Beceriksizliğin ve korkaklığın getirdiği içe kapanmışlık yüzünden kaygılı ve tedirginlerdir.

Yabancı sermayeye, yabancı ürünlere karşıdırlar. Kullanırken değil tek tabi ki.  Ülkenin dışa açılmasını parçalanma ve bitiş olarak görürler.

Yine demokrasiye inanıyor görünmelerine rağmen fikirlerin özgürce ifade edilesinden rahatsız olurlar. 

Tükenmiş siyasal ruh hali normal yollardan iktidara gelmekten umudu kestiği için, iktidarı devirebilmek için her yolu mubah görmeyi beraberinde getirir. Bunun için ipe sapa gelmez guruplarla ittifak etmekten kaçınmazlar.  Solcu olmalarına rağmen solcuları partilerinden atmakta yerlerine çakma dincileri transfer etmekte mahsur görmezler.

İşin özü;

Siyasal tükenmişlik sendromu hem kendine zarar veren, hem de memlekete zarar veren sıkıntılı bir durumdur.

Memleketin ve siyasetin menfaati için acilen tedavi edilmesi gereklidir.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

http://www.adanamedya.com/ sitesinden 09.08.2016 tarihinde yazdırılmıştır.