Vakit öğüttür! Ve Zaman öğütücü!

A.Kadir TUNÇER

30 Aralık 2014 Salı 08:00

 

Başlığa bakarak içinin ne  ile dolduğunu/doldurulduğunu merak edenler olmuştur. Yaşadığımız konjonktür gereği, kelimeler ile kendilerini ifade etmeye çalışan iki ünlü gazetemiz akla gelebilir hemen! Ama meselemiz o değil.

Kelimeyi taşıyanlarla ilgili değil, Daha çok kelimenin muhtevası ile ilgili derdimiz var!

Zaman/vakit; belirlenmiş olan an! Ömrün içinden geçtiği muhteşem yol. İçinde sayısız gizem ve karar barındıran muhteşemlik. Verene, minnettarlık duyulan bir nadidelik!

Taşıdığı her bir nefes; ömrün enfes bir başlangıcına muhteşem bir tebessüm veya bitişine neden olan bir ayrılık busesi!

Mensubu olduğumuz değerler manzumesi açısından, neyin ne zaman başladığı, içinin nasıl ve ne şekilde doldurulması gerektiği, nelerin dikkate alınıp nelerden uzak kalınmasının icap ettiği önemlidir.

Hangi tercihin mensubu olursa olsun, bizim elbette ki tavsiyelerimiz olmalı iyi ve güzel olana dair. Öneri ve uyarılarımız eşliğinde! İyi bir hatırlatıcı olma kaygısı güderek…

Süreli bir zamandır bize verilen. Kıymeti pek bilinmeyen, harcıâlem doldurulan…

Süresini biz belirliyoruz gibi haddi aşan tavır ve tutumların sarhoş esintilerine kapılarak bir yolculuk sürdürüyoruz!

Tüketme festivalinin müdavim bir müptezeli olmak ne kötü!

 

Ya çok değerli olanı değersizleştirmeye ne demeli? Bir nefes ömrün değerini, yalnız vaktin ikindisini yaşayanlar, şifasız gibi görünen hastalıklara müptela olmuşlar, bir zamanlar hiç tükenmeyecekmiş gibi sandığı takatten kesilenler değil, elden ve gönülden çıkmadan, her nefis değerin değerini bilmelidir!

 

Ne yazık ki; önümüzde çok zamanımız var gibi hep ölümsüzlüğü düşünüyoruz. Onun da ötesinde, ölümü ve sonrasını aklımıza bile getirmiyoruz.

 

Ve:

“And olsun asra ( zamana) ki,

İnsan gerçekten ziyandadır!

Ancak, iman edip de sâlih ameller işleyenler, birbirlerine hakkı ve sabrı tavsiye edenler başka. (Onlar ziyanda değillerdir.)  Kur’anı Kerim/Asr Suresi: 1- 3

 

Payımıza düşenin en berbat savurganıyız!

 

Ve zaman/vakit öğüttür insana, hem de en ciddi öğütücü!

 

Ve yüreğine sığındım mutluluğun…

Yürekten daha güzel bir hediye olur mu? Yüreğini ver, verilmesi gerekene!

 

Sevgi ile Kalın…

akt

 

Not: İstiklal Marşı’nın şairi, değerlerin değerini bilen müstesna bir şahsiyet, ömrü ıstırap ve mücadele ile geçen, takdire şayan bir mütefekkir ve gönül adamı merhum Mehmet Akif Ersoy’u, vefatının yıldönümüne tekabül eden bu günlerde, rahmet ve şükran duygularımla yâd ediyorum.

 

http://www.adanamedya.com/ sitesinden 09.08.2016 tarihinde yazdırılmıştır.