Yansıma insan ilişkilerinin temelidir.
Bir anlamda ilişkileri “insanların birbirini karşılıklı yansıtması” olarak tanımlayabilirim.
Şiir yazan kişinin şiirini beğenmek onu yansıtmaktır.
Ağaç oyan kişinin işinden hoşlanmak onu yansıtmaktır.
Amcayızdır; bize amca olma duygumuzu yansıtan yeğenimizi çok severiz.
Veya bir özelliğimiz vardır o özelliğimizi yansıtan kişiye ayrı bir ilgi duyarız. Diğer anlamda biz de onu yansıtırız.
Acıların paylaşılması, kötü olguların yansıtılma yoluyla azaltılması; veya sevinçlerin paylaşılması da iyi duyguların yansıtılarak çoğaltılmasıdır.
İnsan yansımasız yaşayamaz.
Masallardaki kötü kalpli üvey anne “Ayna ayna söyle benden güzel var mı?” derken, gerçekte kendi yansımasının yüceliğini görmek istiyordur.
Robinson Curiso, adada tek başına yaşamın zorluklarına çözüm buldu ama yanız yaşamaya çözüm bulamadı; Cuma, Robinson’un yansımasıdır.
Bir ev hanımın yaptığı güzel yemeği beğenen eşi gerçekte onu yansıtıyordur.
Yansıtma, onaylamadır.
Yansıtmama reddediştir.
Fikirleriniz, görüşleriniz, duygu, düşünce ve eylemleriniz yansıtılmadığı zaman kendinizi yalnız ve bitkin hissedersiniz.
Ölü ile ilişki kurulamaz çünkü ölüm yansımanın sıfırlanmış halidir.
*
Ne demek istiyorum;
Her insan kendini yansıtacak bir şeyler arar.
Bulur ya da bulamaz.
Mezarlıklar kendilerini yansıtacak ortam bulamayan insanlarla doludur.
Adana Medya gazetesi ile tanıştığım zaman önce tereddütte idim.
Sayın Taner Talaş ile tanışıyordum ama birbirimizi nedense yansıtma olanağımız bile olmadı.
Sayın Gülbasar, samimi ilişkilerde olmasam bile her zaman sevdiğim ve saygı duyduğum bir insan olarak kaldı aklımda. Başka tanıdığım yok. Pardon. Bir de Yüksel Mert.
Yüksel Mert sirklerdeki ayna gibidir, insanları devasa gösterir.
Yine de severim. Renkli, üretken ve canlı yayınlarda bile hediye ettiği kitabın parasını koparacak kadar bereketlidir.
Değerli insanlarla tanıştım bu ortamda.
Sayın Talat Yürekli, tam bir beyefendi.
Yener Ekinci, Funda Hanım, Songül Hanım ve çok değerli yazar kadrosu…
Mahmut Korkmaz’ı unutmamak gerekir. Tanırdım ama bana yansıması çok olumsuzdu. Sayın Korkmaz’ı tanıdıktan sonra, Cafer’i Sadık’ın şu sözü aklıma geldi: “İnsanlarla konuştukça göreceksiniz ki, anlaştığınız şeyler, anlaşmadığınız şeylerden fazladır…”
Adana Medya gazetesi ve ekibinde kendi yansımamı buldum.
Her gün özel haberlerle ve değişik konularla sabah bizleri Adana’dan haberdar eden bu gazete bu gün 1 yaşında…
Bu gazetenin sahibi kişiler değil Adana’dır.
Şahıslar değil, kamuoyudur.
Bu gazete özelde kişi ve kurumların değil, Adana’nın sesidir.
Adana’ya ait kültürün, ekonominin, siyasal yaşamın, senin, benim, unun sesidir.
Hepimizin gazetesi Adana Medya Nice yıllara…