Profesyonel Siyasetçiler!

Mahmut KORKMAZ

14 Ocak 2015 Çarşamba 08:00

                            

Siyaseti memleket mücadelesi görenler kadar, kendi yükselişleri için basamak görenlerde var.

Emek verenler, emeksiz yemek yiyenler de var.

Kendini profesyonel olarak tanımlayan beleşçi takımından bahsetmek istiyorum.

Malumunuz milletvekili seçimleri yaklaşınca bu tipler zuhur etmeye başladı.  Bu tiplere fırsat veren siyasi yapıları da unutmamak gerekir. Kendi teşkilat yapısında yetişenleri 'evin danası' gören ve Katolik nikahı ile sonsuz bağlı gören bir anlayış söz konusu.

Teşkilat yapısı içinde siyaset yapanların yaşam koçları, bireysel gelişim şovmenleri gibi davranmaları mümkün olmadığı için kaybedenlerden olmaları yüksek ihtimal dahilindedir.

Bu konuya niye girmek ihtiyacı hissettim?

Anlatayım;  sayın Kılıçtaroğlu'na ayakkabılı saldırı oldu. Bu tip çirkin saldırıların ayakkabılı olanını da, yumurtalı olanın da asla tasvip etmiyorum. Alçakça buluyorum.  Pretosto hakkı var diye kimse kimseye hayvanlar gibi saldıramaz.

 Ayakkabıların fırlatıldığı anda ibretlik bir olar cereyan etti.  Örgüt içerisinden yetişen CHP'liler genel başkanlarını korumak için bedenlerini siper ettiler. Hatta gelen kurşun olsa bedenini siper edip kaşını kırpmadan bekleyecek insanlar vardı orada. Peki o arada CHP halkla ilişkilerden sorumlu eski şeriatçı yeni Kemalist Mehmet Bekaroğlu ne yaptı? Ne yapacak tasını tarağını aldığı gibi kaçtı.

 Basit bir ayakkabının karşısında duramayandan dava adamı olur mu? Hatta o ayakkabı masada oturan bir kişinin yüzüne çarpmasına rağmen alnını kırıştırmadı.

İşte profesyonel, işte dava adamı.

Geçelim başka bir örneğe;

Mustafa Sarıgül şu anda hangi partili sorusunun cevabı CHP'li. Peki bu adam CHP'li ise neden parti diriltme işlerini yapıyor?

CHP''yi ' sen burada dur, ben daha iyiyi bulursam bana eyvallah, bulamazsam dönerim' şeklinde mi görüyor?

Evet aynen öyle görüyor.

Bir başka örnek daha verelim ki mesele daha net aydınlansın.

Mansur Yavaşı biliyorsunuz. Ömrünün önemli bir kesiti ülkücü mücadele içinde geçmiş. Solcularla komünistlik memlekete gelmesin diye vurdulu kırdılı mücadele etmiş değerli bir Türk büyüğü.

Ankara'nın Beypazarı ilçesinde MHP'den belediye başkanı seçildi. Hoşa giden işler yaptı doğrusu. Sonra aklına büyükşehir belediye başkanı olmayı birileri taktılar. MHP aday gösterdi. Yirmi beşler civarında oy aldı ama kazanamadı.

Bir sonraki seçimde komşunun gelinini kız görme hastalığı olan CHP merkezi Mansur Beyi transfer etti. Mansur bey tüm söylemlerini unutarak kendi tanımı ile komünist oldu.

İstanbul'da Mustafa Sarıgül'ü CHP'ye kilitleyen boğazın yalı sakinleri ve Haliçte yaşayan Simonlar, Ankara'da da Mansur Yavaş'la  aynı işi yaptılar.

Ne olursa olsun kazanmak hastalığına tutulan Kemal Bey maalesef bu tuzağa düştü.  Yanına Yanına kalan kar; eğreti olarak yaptığı bozkurt işareti ile çizilen karizması oldu.

Mansur Yavaş şu anda CHP'nin bir üyesi. Üyesi  olmaya üyesi de siyaseten kırıştırmadığı kimse kalmıyor.

İdrislerin partileri ile kısa bir flört yaşadı. Şimdilerde Sarıgül'le kefelerde el ele göz göze dolaşıyorlarmış.  Memleketi kurtarabilmek için.

CHP genel merkezi suskun. Kemal bey Aladağ'dan daha serin.

Dava, mücadele falan desen bu adamlar profesyonellikle çıkarlar karşına.

Siyaset pazarında çekirdekten yetişenlerin yerine bu tip çakmalar ilgi görmeye devam ettiği müddetçe bu sirk oyunları da devam edecektir.

Başka partilerin aldatılmasından, kandırılmasından ibret almayan partiler ayını acıyı misliyle yaşayacaklardır.

Siyaset insanla yapılır. Siyaset sıcaktır. Kendini Kaf dağında gören buzdolabı profesyonellerinin işi değildir.

Dava adamı, mücadele adamı olmak gerekir.

Başarı buradadır.

 

http://www.adanamedya.com/ sitesinden 09.08.2016 tarihinde yazdırılmıştır.