Armağan Kabaklı Türkiye’de faili meçhul olan cinayetleri temsilen Uğur Mumcu’nun anıtının dikilmesi için Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Sözlü’ye bir çağrıda bulunmuş.
Her zaman lanetle anılacak bu tür cinayetleri unutmama adına arkadaşımızın yaptığı teklif yerinde ve doğru bir tekliftir.
Aradan 22 yıl geçti ama bu ahlaksız cinayetin faili hala bulunamadı.
Diyarbakır Emniyet Müdürü Gaffar Okan, 24 Ocak 2001 yılında faili bilinmeyen bir cinayete kurban edildi.
Eşref Bitlis Paşa 17 Şubat 1993 Şehit edildi,
Muhsin Yazıcıoğlu 25 Mart 2009 günü şehit edildi.
Ne Uğur Mumcu,
Ne Gaffar Okan,
Ne Eşref Bitlis,
Ne Muhsin Yazıcıoğlu’nun,
Ve ne de diğerlerinin katilleri ve o katilleri yönlendirenler aydınlatılamadı.
Ancak her ne hikmetse, hem bireysel anlamda bu tür cinayetler karşısında ve hem de milletimizi hedef alan, milletimizi rencide eden hadiseler karşısında, umursamaz bir tavrımız oldu her zaman.
Osmanlı 1900’lü yılların başında birçok cephede şer güçlerle savaşırken, diğer taraftan yine batının ahlaksız hesapları vesilesiyle Ermeni çeteler ayaklanıp yüzyıllardır birlikte yaşadığı Türk milletine karşı haince saldırılarda bulunup seri cinayetler işlemeye başladı.
Vahşete varan cinayetler yalnız Çukurova’da değil, güneydoğunun hemen her yerleşim biriminde soykırım boyutuna gelip dayandı.
Adamlar hem katliam yaptı ve hem de dünya kamuoyu nezdinde, “Türkler Ermeni soykırımı yaptı” diyerek, dur durak bilmeden dünyayı harekete geçirdi.
Yetmedi bir de tutup Soykırım anıtı yaparak Milletimizi rencide etme yolunda sürekli fitne üretmeye çalıştılar ve su soysuzları üstüne üstlük tutup bir de davet ediyoruz ülkemize.
Oysa, Saimbeyli’de dört kız kardeşin bebeklerini alıp aç bıraktıkları annelerine dört gün sonra kazanda pişirdikleri bebekleri balık eti diye yedirmeye çalışacak kadar alçaklık yaptılar bunlar.
Peki, bu haydutluk ve insanlık dışı cinayetler karşısında bizler ne yaptık?
Türkiye’de Ermenileri lanetleyen bir soykırım anıtı yaptık mı?
Yıllar önce teklif ettik, ancak ikili gelişmeler ve dünyayla olan ilişkiler bahanesine sığınarak, böylesine hak edilen bir anıtı yapmaktan imtina ettik.
Oysa,
Hem Armağan kardeşimin söylediği gibi bireysel anlamda failleri bulunamayan cinayetle için bir anıt yapılmalı,
Ve hem de milletimizin arzusu olan, Ermeni mezalimini ihtiva eden bir anıtın hem de Merkez Parka yapılması mükemmel olur.
Ermeni diasporasının ve Ermenistan’ın kışkırtmalarıyla bazı dünya ülkelerinin, Türklerin Ermenilere soykırım yaptığına inandığı bu ortamda, Ermeni çetelerin yaptığı cinayetleri konuşmamak ve üzerine gitmemek bu ülkeye ve millete yapılan ve yapılacak olan en büyük ihanet olsa gerek.