Zekeriya SOYDAN: Ölüm..

Zekeriya SOYDAN

11 Mart 2015 Çarşamba 06:19

Öleceğiz, müjdeler olsun, müjdeler olsun! Ölümü de öldüren Rabbe secdeler olsun! (NFK)

Anladım ki en ciddi işler bile ciddiyetini yitiriyor ölümün karşısında.. Ferahlayamıyor yürek ve anlamsız olan dünya bir kere daha anlamsızlaşıyor. Bir boşluktan bakakalıyorsun, her canlının sonunun yeşil gözlüm gibi olduğunun farkına varınca.. Sadece elden gelen bir şey olmadığını anlıyorsun ve kayıp giden yıldız gibi sönüyor o parlayan ışık.

Saat sabaha karşı 03.00 raddeleri henüz evimize misafir olmadı Melek-ül-Mevt biliyorum gelse de duramazdı emri uygular ve giderdi. Yeşil gözlüm artık susuyordu. Yeşil gözlümü Allah’a sağ salim gönderebilmekti insanca teorim.. Yapmak hissiyatında olduğum pratik  dudaklarıma dökülmüştü bile Kelime-i Şehadet’ti onun adı. Zaman hızla geçiyor, sanki vakit verilen hükme boyun eğerek yaklaşıyordu. 1 saniye sonrasından bile haberimiz yoktu. Acizliğimizin bu derecesi bize en büyük ibret olsun. Sabah oldu, hava güneşli idi gayet sıcak. Ölüm ise soğukluğunun yüzünü öğlene doğru hava daha da sıcaklaşınca gösterecekti. Bana düşen yeşil gözlümün yanından bir saniye bile ayrılmamaktı. Zaman hükme boyun eğmek zorunda olduğunu biliyor, bana da hükmün yaklaştığını bildiriyordu.  Ve duvar saatinin tik-tok sesleri kulaklarımdan kalbime doğru ürpertti içimi, akrep 11 yelkovan 43’ü gösteriyordu. Yeşil gözlüm kollarımda hafifçe doğruldu. Gözlerini 3 saniyeliğine açtı misafirin yardımcılarının geldiğini anlatır gibi. Perde kalkmış sonsuzluk film şeridi misali o tatlı yüze yansımıştı. Gözler hafifçe kapandı. Ben biçare kelime-i şehadet ellerinden tutarken sağ ayağında çok kısa bir kıpırdama ile hareketlilik tamamen kayboldu. Gözlerim yaşarmıştı bu tarifi imkansız duygunun kelime karşılığını bir ömür bulamayabilirdim. Nabzına baktım attığını anlamak güçtü, nefesini dinledim ve o an anladım ki en ciddi işler bile ciddiyetini yitiriyor ölümün karşısında.. Sağ ayağındaki kıpırdama bittiğinde, bitmişti aslında her şey. Ebediyete göç etmişti yeşil gözlüm. Rabbimden dileğimdi mekanının cennet olması. Hükmüne karşı gelemezdim. Veren de oydu alan da.

O büyük üstatın “Ölüm güzel şey, budur perde ardından haber… Hiç güzel olmasaydı ölür müydü Peygamber?.. deyişi aklıma geldi bir an ve bir anda da gitti. Sen de gittin yeşil gözlüm. Seni çok özleyeceğim.. Havz-ı kevser de Peygamberimiz ile birlikte seninle de buluşmak dileğiyle. Eminim ki çok bekletip üzmeyeceğim seni…

 

http://www.adanamedya.com/ sitesinden 09.08.2016 tarihinde yazdırılmıştır.