Yarın dünyayı dize getiren ve şaşkına çeviren Çanakkale destanımızın 100. Yılını idrak edeceğiz.
Çanakkale savaşı öyle bir destandı ki;
Şehitlerimiz bir adım ötesinde yüzde yüz Hakkın Rahmetine kavuşacaklarını bile bile bu topraklarda gözü olan soysuzların üzerine giderek, Şehadet Şerbetini içmeyi bu millet için ve bu topraklar için onur saydılar.
O ruh olmasaydı,
O kararlılık olmasaydı,
O inanç olmasaydı,
Bu gün üzerinde yaşamış olduğumuz bu kutsal topraklar vatan olmazdı.
Dolayısıyla şehitlerimizin kanı olan, canı olan bu topraklar bu sebeple kutsaldır ve canımızdan kutsaldır.
Sormak istiyorum, Çanakkale destanını yazan Şehitlerimizin ruhuna sahip miyiz?
İşte günümüzdeki tek sorunda bu soruda yatmaktadır.
O ruh olsaydı;
Türkiye bu gün savunma gücü en iyi ülkelerden biri olurdu,
O ruh olsaydı;
Türkiye bölgesinde sözü dinlenen lider ülke olurdu,
O ruh olsaydı;
Türkiye’nin gündeminde uyuşturucu ve kadın cinayetleri olmazdı,
O ruh olsaydı;
Her alanda ‘İnsanı yaşat ki devlet yaşasın’ espirisinin temeli olan Adalet kavramı Hakkaniyetli bir şekilde temsil edilirdi.
O ruh;
Cephede kendisini öldürmek için taarruza geçen ve yaralanan düşman askerine merhamet gösteren Mehmetçiğimizin destanıdır.
O ruh;
Düşman askerine kırbasındaki sudan ikram eden ruhtur,
O ruh;
Hangi ortamda olursa olsun, Adaletle hükmetmesini bilen bir ruhtur.
O ruh;:
Ne yazık ki günümüzde, o ruhun tezahür etmesi için bir gayretimiz de yok ve acı olan da burasıdır.
SONUÇ OLARAK;
Şehitlerimizi 100. Yılında Rahmetle anıyoruz,