Dünyadan erken vazgeçmek hissi, iyi bir şey mi acaba? Bu sorgu bana kararımın kararsızlığını S.O.S veriyor..
Bazen meşru yollar arayıp kötülükleri gizil tekniklerle yok etmek istediğimde bunun bir karar olduğunu ancak kötülüğü anlamak için karar merci olmadığımı hissettiğim bir gerçek gibi . O zaman bu kararım, kararsızlıkla çakışıyor.. İyi sandıklarımız kötü, kötü sandıklarımız ise iyi çıkabiliyor. Zaman akla karayı gösterirken seçim yapma hakkı sunmuyor maalesef!
Son 4 ay iyi bir yaşamın dakikalarıyla vakit geçirmediğim çevremden kulağıma megafon uğultusunda yankılandı hep. Nedenini biliyorum. Her şey güzel olacak masalına inanmak ise bir hataydı. Oysaki temel kavram insanının kendini, en kötüsüne hazırlaması olasılıkları düşünmesi ve en kötüden en iyiye kadar geçen sürede, başına gelenlere darılmaması gücenmemesidir. Bir nevi hazırlıklı olmak. Çünkü hayat her zaman fırsatlar zinciri değil. Zaman zaman başımıza gelecek iyilikler ve kötülükler bütünüdür.
-Ne başına gelmiş iyiliğe çok sevin, ne de kötülüğe bunları hak edecek adam mıydım de üzül! Demek ki hak ettin be oğlum de dur kendine.. İçin içini yesin! Sözünü yiyen aç gözlülerden medet umdun sorunun da buydu. Onlara tek kelime etme.. Yanılgıların bile hatalı ve senin zimmetine kayıtlı kalmalı. Senin için tesiri aşırı dozda eroin kadar etkili olan “güvenmek” sözcüğü onlar için insanları kullanmaktan öteye gidemiyor. Gözünde b.k kadar değeri kalmadığından eminim, yakana yapışmış illetin! Niye kendi kendine konuşuyorsun diye hiç düşündün mü? Yalnızlığın aklına geldi değil mi?. Tek başıma kalmışsın…
Dışımdaki susmuşluğum içimde kopan fırtınalara güç yetiremiyordu. Kendimle hesaplaşıyordum adeta, taksit yoktu, bedelini peşin ödeyeceğimin farkındaydım her şeyin, başkalarına verecek hesabım da yoktu. Görülecek hesaplar aklımda sokak serserileri gibiydi, önemsemeyip görmezden geliyordum. Alacak verecek kavgası da bana göre değildi zaten..
Hayatım kimin girip kimin çıktığı belirsiz, karanlık sokaklarda dolanan aşağılık bir fahişeydi sanki.. Bunu anladım! Acizliğim destek çıktı bu sefer “dayan” feryatlarında..
-Kafayı yemedim ama, bekleyip duramazdım başlangıç gerekirdi. İyi bir başlangıç.. Çünkü her saniye aleyhime işliyordu, adım adım her canlı gibi yaklaştığım gerçeğe!
Şimdilik Sıla şarkılarında telkin oluyordu vücut..
-Yine de yeni güne uyanmaya sebebim. -Çok gülümsemeye, ilelebet…
Kötülükler başkalarının doğasında var diye, doğamızda ki iyiliklerden vazgeçmeyecektik elbette..
Paulo COELHO’ dan bir söz.. “Ok ancak geri çekerek atılır. Hayat seni zorluklarla geri çekiyorsa, seni daha büyük bir hedefe fırlatacağı içindir. Nişan almaya devam et.”
İstediğim kadar hesap yapıp hedef belirlesemde, kararlarım kararsızlıklarla birleşip beni prozaca itsede, kaderim çoktan yazılmış artık eskisi gibi olmaya karar verdim (geriye dönüş) kasmıyorum olursa olur olmazsa olmazlardanım.. Bir de çok açık bir şey var helal etmediğim hakkım, isterse öz babam olsun fark etmiyor..