2015 YGS sonuçları açıklandı. Haberin gelmesiyle beraber, çalıştığım kurum tam anlamıyla karnaval yerine döndü. Öğrencilerini arayan veliler, öğrencilerin başına koşan öğretmenler, sevinçli haberi ailelerine haber vermek isteyen öğrenciler, sınav sonucundan memnun olmayıp ağlayanlar ve tabi emeğinin karşılığını alan mutlu yüzler. Sevinçle hüznün birbirine karıştığı duygulu anlar. Sınav günü onları nasıl heyecanla dualarla uğurladıysak; hep beraber bugün de sevinci ve hüznü birlikte paylaştık.
Dağılan yüzleri, kırılan ümitleri toparlamak da tabi ki biz yöneticilere ve öğretmenlere düştü. Hızlıca bütün sınıflara tatlı sert konuşmalar yaptık. Türkiye’deki sınav sistemini sürekli eleştiririm. Milli Eğitimin Bakanlığı’nın her yıl kendi kafasına göre değişim yapmasını doğru bulmuyorum. Tam bir sisteme alışıp, gençleri ona empoze ederken bir gece yarısı her şeyin değiştiğinin haberini alabiliyoruz. “Malesef burası Türkiye” demek istemiyorum. Kendini çok iyi yetiştirmiş gençlerimiz, akademisyenlerimiz ve bilim adamlarımız var. Zamanla onları da başka ülkelere beyin göçü olarak kaptırıyoruz. Bugün bir bahçedeki bütün ağaçları söküp yerine yeni fidanlar ektiğinizde, gübresini, sulamasını, ilacını zamanında verdiğiniz de iyi bir meyve elde etmek en az üç yılda oluyor.
Paylaşılan değerler güven oluşturursa, ortak bir paydada buluşan ve bunları paylaşan insanlar da mutlu olur. YGS bitti, soruların tamamı açıklanmadı. Benim zamanımda sınavdan bir saat sonra televizyonda sınav soruları açıklanır, sorular uzmanlar tarafından yorumlanır, cevaplanırdı. Aile de çocuğu ile birlikte heyecanla takip ederdi. Şimdi neden bu gizlilik? Neden sorular ÖSYM tarafından gazetede, internette, televizyonda açıklanmıyor? Kurum kendi yaptığı kendi hazırlattığı sorulara mı, yoksa sistemine mi güvenemiyor? Bu da ayrı soru işareti.
Sevgili öğrenciler hiçbir sınav sizin akıl ve beden sağlığınızdan daha önemli değildir bunu unutmayın. LYS’ye 80 gün kaldı. Hiçbir şey için geç kalmadınız, yapmanız gereken tek şey “neden bu kadar düşük aldım ben hatayı nerede yaptım” deyip kendi iç sesinizle sesli olarak düşünün. Hadi şimdi elinize bir kalem kâğıt alın artılarınızı eksilerinizi yazın. Rehberlik danışmanızdan istediğiniz bölüm için neler yapmanız gerektiği konusunda bilgi alın. Günlük çözmeniz gereken soru sayısının altına düşmeyin. Hocalarınızın sınıflarda anlattığı konuları lütfen gün içinde o konuyla ilgili test çözmeden önce tekrar gözden geçirin. Beş farklı yayının kaynaklarından satın alın ve değişik soru kalıplarını görün.
Sevgili gençler kkumakla, insan olmanın arasındaki farkı hiç unutmayın, Geleceğinizi şekillendirdiğiniz bu yaşlarda büyüklerinizin, öğretmenlerinizin size verdiği fikirleri can kulağıyla dinleyin. Zamanın çok kıymetli olduğunu unutmayın. Bugünkü aklımla bu yaşıma geri dönmek istemiyorum demek istemiyorsanız, elimizdeki fırsatları iyi değerlendirin. Bencilliği değil, bizi yarınlara taşıyacak Siz gençlere ihtiyacımız olduğunu unutmayın.
Ulu Önderimiz Mustafa Kemal ATATÜRK’ün dediği gibi;
“BÜTÜN ÜMİDİM GENÇLİKTEDİR”
Sevgiyle kalın...