Zekeriya Soydan: Kültür Emperyalizminin Türkçesi!

Zekeriya SOYDAN

25 Mart 2015 Çarşamba 06:20

Bu başlık akıllara tabi ki Batı'nın kültürümüzdeki etkilerini getiriyor.. Konu çok göreceli ve çok geniş perspektiflerden değerlendirilebilir. Etrafınıza baktığınız da, bakmakla kalmayıp gerçekleri görmeniz temennisiyle..

Kendi kültüründen koparılmış bir toplum, yok olma yolunda adeta Hüseyin Bolt..

Neden belli yerlerde sıcaklığı gösteren termometreler varken “şov kapanında ayağı sıkışmış şovmenlerin taklitleriyle dolu sokakları” gösteren göstergeler icat edemiyorlar bu insanlığa en büyük katkı olurdu halbuki, bunun bir ölçütü var mı diye sormadan geçemiyoruz ama konunun kabul görmeyişi çok açık bir sistemin engel mekanizmasının aktifliğinden kaynaklanıyor.

Bir zamanlar kötü tarafı neresinde bu işlerin diyordum ama eksikliğimden kendi kültürüme yabancılaştırıldığımdan kaynaklandığını geç de olsa anladım..

Bir 50 Cent şarkısının Ben lanet olası bir kadın satıcısıyım (P.I.M.P.) dediğini ingilizce bilmeden bilmek pek mümkün değildi. Bu kelimeler de kadını aşağılayın, cinsel materyal olarak gören akıl fukaralığını nasıl bünyem kabul edebilirdi? -Kesinlikle edemez!

Hemen unuttuklarımızı hatırlatması için tarihe makro bir yaklaşım yaparak olayları ceddimizden gözlemleyelim. Büyük Sultan Kanuni zamanında demiş ki;

"Ey Fransa Kralı Fransuva!

Sefir-i Kebirimden aldığım mazhara göre malumatım oldu ki, memleketinde dans namında Ala Mele-İnnas (halkın huzurunda) Fuhşiyyat ve Lubiyat (ayıp davranışlar ve oyunlar) yapıyormuşsun. İş bu Name-i Humayunumun (fermanım) eline vusulünden (geçtiğinden) itibaren bu mel'anet rezalete (lanetlenecek davranışa) son vermediğin takdirde, Ordu-yu Humayunumla gelip seni kahretmeye muktedir olurum." (Alıntı)

(P.I.M.P. şarkısının, pratikte geçmiş ekseriyetini yansıtan acınası durum ee ne demişler al birini vur ötekine!)

Kültür sömürücülerine korku salanların devamı olduğumuza kanaat getirdiysek eğer nedir bu bozukluk? Geçmişinde tuvalet edebi bile olmayan Batı’dan medet dilenir hale geldik vay halimize.. Ayrıca biz 95 yıllık bir millet değiliz ki tek ata bildiklerimiz 95 yıl öncekiler olsun.. İşimize geleni almayı bırakırsak anlamakta güçlük çekmeyeceğiz bu mantaliteyi!

Bir masal anlatayım..

Bir varmış bir yokmuş evvel zaman içinde kalbur saman içinde özgürlükler ülkesinde yaşayan özgürlükçü demokrasi adında görünmez bir süper kahraman varmış.

Milleti şapkalarla kandırırken, takım elbiseyi kanunlaştırırken birileri neredeymiş bu süper kahraman? Merak etmişler düşünmüşler ama kimse bulamamış doğru ya bu kahraman görünmez demişler. İstesekte bulamayız. Biz hep böyle bildik demişler. Adı var, sanı yokmuş. Bunu dinleyen çocuklar hep uyurmuş, uyanma vaktinde ise aynı masalla uyutulurmuş..

Böyle yetişen nesil bakmış ki ne kültür kalmış, ne kültürü asimile edenler.. Çeki düzen verecek halde kalmamış sindirilmişler, böyle gelmiş böyle gider havasında..

Ama ne böyle geldi ne de böyle gidecektir. Sular ne kadar derin olursa olsun dur diyenler zamanla boy gösterecektir boğulma pahasına!

(Önemli NOT: Dünkü yazımda motorboating olması gereken yerlerde yazım hatası yapılarak motorboat yazılmıştır. Düzeltme şansı olmadığı için gazetede o halde yer verilmiştir. Bilgilerinize..)

 

http://www.adanamedya.com/ sitesinden 09.08.2016 tarihinde yazdırılmıştır.