Sivil toplum kuruluşlarına danışmak!

Mahmut KORKMAZ

27 Mart 2015 Cuma 06:31

Adalet ve kalkınma partisi milletvekili adaylarının sırasını belirlemek için sivil toplum kuruluşlarından sıralama yapmalarını istedi.

Tıpkı temayül yoklamasında olduğu gibi bu sonuç uda bir kriter olarak esas alacakmış.

Bu tip yaklaşımlar özü itibari ile elbette kulağa hoş gelmektedir.  

İşin özüne baktığımızda bu sivil toplum kuruluşlarının tek tek masaya yatırmak gerekmektedir.

Yarı resmi kuruluş statüsünde olan odalar.  Ticaret odası, Sanayi Odası, Bakkallar Odası, Kasaplar Odası, Manifaturacılar  Odası, Yoğurtçular Odası ve okumuş yazmış olan yurttaşlarımızın kayıtlı bulunduğu meslek odaları.

Bu odaların temsilcilerine  "milletvekili adayı kim olsun"  diye sorduğunuzda alacağınız cevap bellidir.  Öncelikle  oda başkanının dirsek temas aralığı samimi olduğu kimse onun ismi verilecektir. Sonrasında ise oda üyeleri arasında aday varsa onlar tercih edilecektir.

 Bu arada oda yönetiminin Ak Partiye nasıl baktığını da unutmamak gerekir. Ördeğin makine mühendisleri, inşaat mühendisleri, tabip odaları, eczacılar odaları  gibi Ak Parti iktidarına savaş açmış odaların temsilcilerine sorulacak her soru gereksizdir. Senin varlığını kabul etmeyen kuruluşlarla yapılan istişare hikayeden namedir.

Sivil toplum kuruluşlarının sayıca en fazla olanları ise hemşeri dernekleridir. 

Köyden kente göçün getirdiği yalnızlaşmanın yaralarına merhem olarak kurulan derneklere büyük saygı duyuyorum. Birde siyasal cambazlık yapmak için kurulan toplu satış merkezi işlevi olarak görev yapan hemşeri derneklerin de ayıklamak gerektiğini düşünüyorum.

Siyaseti sadece "hemşerim memleket nere" mantığı ile yapmanın çok yanlış olduğunu da söylemek zorundayım. Kötü veya az kötü hemşeriyi, iyi olan yabanın adamına(!) tercih etmenin bir feodal zafiyet olduğunu da bilmek gerekir.

Tabi bu arada vergiden kaçınmak, polis aramasından kurtulmak için kurtulmak için akşama kadar 'al papazı ver kızı'  tarzında çayına oyun oynatan dernekleri de unutmamak lazım. Kuş türlerinin birinin adını başına koyarak sevgi kelimesini ekleyerek uyanıklık yapanları da herkes bilmektedir.

İş adamlarına ait dernekler. Bunlarda genç, yaşlı, erkek ve kadın diye guruplara ayrılmıştır.  Siad diye bir eklenti ile adlarına makyajlı güzellikler katılmıştır. Büyük para babaları ile küçük para evlatları olarak da ayrıştırmak mümkündür.  Bunlara listeyi uzatıp işaretleme beklediğinizde göreceğiniz işaret kendi üyeleri olacaktır. Elbette bunların da Ak Partiye bakışlarını da gözden ırak tutmamak gerekir.

Bir başka sivil toplum örgütleri olarak  yardım  ve eğitim dernekleridir. Bunların önemli kısmı İslami hassasiyetleri olan derneklerdir. Muhafazakar bir parti olan Ak Parti açısından bu tarz derneklerin nabzını tutmak büyük önem taşımaktadır.  Bu tarz derneklerin sayısı oldukça fazladır. Bu fazlalık bir anlamda güçlerin bölünüp, seslerin zayıf çıkmasına da yol açmaktadır. Bu dernek ve vakıfların eğilimlerini ciddi bir şekilde almak önemlidir. Bunlarında gerçekten çalışanlarla, tabela derneklerini ayırt etmek şartıyla.

Aday tespitinde aslında temel çözüm gerçek üyelik ve gerçek seçim olmalıdır. Partiye kendi gönlü ile haberi olarak gerçekten üye olan, aidatını ödeyen üyelerin tamamının katılımı ile yapılacak seçim sorunları önemli anlamda çözecektir. Bindirme üyeliği önlemek için alınacak önlemler mevcuttur. Mezhebi, kavmi, lokal kasaba milliyetçiliğin önüne geçerek kaydı yapılan gerçek üyeler sorunu kökten çözeceklerdir. Oyu ile iktidara geldiğin insanların aday seçimine de itimat etmek gerekir.

Bu yolun dışındaki yollar dolambaçlı yollardır. Gerçeğe ulaşmayı zorlaştıran yollardır.  Bundan dolayıdır ki milletvekili seçilenler, seçildikten sonra kendilerini parti tabanına karşı sorumlu hissetmemektedirler. Telefonlarına bakmamakta, dertlerine derman olmamaktadırlar. İş isteyeni fırçalama hakkını kendilerinde görmektedirler.

Temayül ve sivil toplum örgütleri bir gösterge olabilir. Bu keçiboynuzunda şeker aramak tarzında doğruyu yanlıştan ayırmayı zorlaştıran bir yöntemdir. Bu seçim sistemine  seçimlerin isimsiz kahramanları olan tabanı da dahil etmek gerekir.

Uzaktan yakından Ak Parti ile alakası olmayan bir dernek başkanına "milletvekili kim olsun" diye soracaksın, senin yıllarca il başkanlığını, ilçe başkanlığını, belediye meclis üyeliğini,  yönetim kurulu üyeliklerin yapmış olanlara sormayacaksın. Bunun mantığını anlamak mümkün değil.

Sonuç olarak; aday tespitinde gerçek çözüm tabanda yatmaktadır.  Altın yerin altındadır. Yükseklerde alımlı çalımlı olanlar sadece kandırıcı olacaktır.

Tabanda partinin vicdanı, parti için gözyaşı, parti için dua, parti için alın teri, parti fedakarlık vardır.

Yükseklerden aşağılara bakabilenlere.

Yükseklerde başı dönüp, kimliğini kaybetmeyenlere.

Bakmasını ve görmesini bilenlere.

 

 

 

 

http://www.adanamedya.com/ sitesinden 09.08.2016 tarihinde yazdırılmıştır.