TARİHİN İÇİNDEN
Prof. Dr. Yılmaz KURT
Ankara Üniversitesi
E.mail: ykurt@ankara.edu.tr
E.mail, Facebook, Twetter : yilmazkurt2002@yahoo.com
Yapımına 1962 yılında başlanılıp 1983 yılında bitirilen bu şecereyi Cevat H. Yalı hazırlamıştır. 12 nesil (batın) esas alınarak tertip edilen bu şecerenin hazırlanmasında Merhume Mevhibe Ramazanoğlu büyük destek sağlamış ve bu yüzden de Sayın Cevat Bey bu şecereyi kayınvalidesi Mevhibe Hanım’a ithaf etmiştir. Şecerenin uzunluğu yaklaşık 3,5 metre kadardır.
Şecere, (50 çıkış numarasında) Hacı Hüseyin Efendi ve Kozan eşrȃfından Yazıcızȃde Ömer Efendi’nin kızı Fatma Hanım’ın evliliği ile başlıyor.
Bu evlilikten Hacı Ömer Ağa (501) ve Hacı Ali Ağa (502) diye iki çocuğu oluyor. Hacı Ömer Ağa’nın Hacı İsmail Efendi diye bir oğlu var. Hacı Ali Ağa’nın Hacı Hasan Efendi (5021) Hüseyin Efendi (5022) isimli iki oğlu ve Fatma Hanım (5023) adlı bir kızı dünyaya geliyor. Hacı Hasan Efendi (5021)’in Haceli Bey (50211) adlı oğlu Safiye Hanım ile evleniyor ve Mennan Bey (502111) adlı oğlu oluyor. Mennan Bey (502111) Fatma Hanım ile evleniyor ve bunların Şefika Hanım adlı bir kızları oluyor. Şefika Hanım’ın başından 2 evlilik geçiyor ancak hiç çocuğu olmuyor.
Hüseyin Efendi’nin (5022), İshak Efendi (50221) isimli bir çocuğu oluyor. İshak Efendi Ayşe Hanım’la evleniyor ve bu evlilikten Hacı Abdurrahman (502211); Hacı Hamza (502212); Hacı Mehmet (502213) ve Ümmü Gülsüm (502214) dünyaya geliyorlar. Ümmü Gülsüm Hanım, Hacı Ali Efendi ile evleniyor ve İsmail Efendi adlı bir çocukları oluyorsa da onun çocuğu olmuyor. Dolayısıyla aile Abdurrahman, Hamza ve Mehmed üzerinden devam ederek bugüne kadar geliyor. Şecerede bundan sonraki kısımlar tamamen bu 3 kişinin torunları, torunlarının torunlarıdır.
Bu şecerenin Ramazanoğlu Şeceresi diye adlandırılmasının sebebi Hacı İshak Efendi’nin eşi Ayşe Hanım sebebi iledir. İddiaya göre Ayşe Hanım, Ramazanoğulları sülȃlesindendir ve bundan dolayı da ailede Ayşe Hanım’dan sonra gelenler bir süre sonra kendilerini Ramazanoğlu olarak adlandırmayı tercih etmişlerdir.
Türk Tarih Kurumu XV. Türk Tarih Kongresi’nde sunmuş olduğumuz “Hasanpaşazȃdeler” isimli tebliğimizde biz bu şecerenin baş kısmını arşiv belgelerini kullanarak daha ayrıntılı olarak hazırladık ve Hasanpaşazȃdeler Şeceresi olarak verdik[1]. Gerçekten de bu şecere Karslı Hacı Hüseyin Efendi ve çocukları, torunları, torunlarının torunlarını kapsayan bir şeceredir. Aile 1750 yıllarında Kars-ı Maraş (Kadirli)’den Adana’ya gelmiş ve Adana’da 100 yıl boyunca önemli roller oynamış, müftüler, ayȃnlar, mütesellimler, sancakbeyleri, valiler çıkarmış olan bir ayȃn ailesidir. Bu şecereye Karslızȃdeler Şeceresi denilebilir. Bu şecereye Hasanpaşazȃdeler Şeceresi denilebilir. Bu şecereye İshak Efendizȃdeler Şeceresi denilebilir. Bu şecereye Müftüzȃdeler Şeceresi dahi denilebilir. Ancak Ramazanoğulları Şeceresi denilmesi doğru değildir. Ve şecere daha giriş bölümünde yanlış ve eksikliklerle doludur. Gerekçelerimizi de açıklayacağız.
Sonuç olarak bu şecere Adana Müftüsü İshak Efendi’nin torunları tarafından yapılmış bir şeceredir ve İshak Efendi Şeceresi olarak anılmalıdır. Oysa ki İshak Efendi’nin eşi Ayşe Hanım’dan gelenler bir süre sonra kendilerini babalarına değil annelerine nispet ederek Ramazanoğlu olarak tanıtmaya başlamışlar ve bu şecereye de Ramazanoğulları Şeceresi diye ad vermişlerdir.
Buna karşılık İshak Efendi, oğlu Hacı Hamza’ya Menemencioğulları ailesinden Kuğu Hatun’u gelin olarak almış bu evlilikten 5 çocuk dünyaya gelmiştir. Bugün ailenin önemli bir kısmı Kuğu Hatun- Hacı Hamza Bey evliliğinden gelmektedir. İşin ilginç olan yanı ise bunlardan hiçbirisi kendisini Menemencioğlu olarak taktim etmemektedir. Bunun sebebi, açıkta kalmış olan Ramazanoğlu Vakfı’nın üzerinde hak iddia etmek ve kendilerini daha kadȋm bir hanedana dayandırarak saygınlıklarını artırmak çabası olarak düşünülebilir.
3,5 metrelik bu şecereyi hazırlamak için 21 yıl emek harcayanlar Adana Şer’iye Sicilleri’ni bile taramış olsalar daha sağlam bir şecere yapabileceklerdi. Şecerenin geri kalan kısmında tespit etmiş olduğumuz yanlışlıkları da başka bir yazıda ele almaya çalışacağız.
SONUÇ OLARAK: 1983 tarihli Ramazanoğlu Şeceresi/ İshak Efendizȃde Şeceresi, İshak Efendi’den sonraki bilgiler bakımından önemli bir şecere olmakla birlikte, özellikle İshak Efendi’ye kadar olan kısımda eksikleri ve yanlışları olan bir şeceredir. Ancak esas yanlışlık isminin Ramazanoğlu Şeceresi olarak konulmuş olmasıdır.
1983 Tarihli Şecere’nin Başlangıç Kısmı: İshak Efendi Dedeleri ve Çocukları.

[1] Yılmaz Kurt, “Çukurova’da A‘yânlık Mücâdelesi: Hasanpaşazâdeler”, Kongreye Sunulan Bildiriler, 4. Cilt- 1. Kısım, Osmanlı Tarihi- A, Türk Tarih Kurumu Basımevi, Ankara 2010, s. 1259- 1278.