Hani bir söz var ya;
“Büyük İnsanlar, ‘Fikirlerle’
Orta insanlar, ‘Olaylarla’
Küçük insanlar ise, ‘İnsanlarla’ uğraşırlar” diye,
Ne hikmetse Adana’nın suyundan mı, toprağından mı? Bilemiyorum ama, bazı akıl fukarası siyasiler ile yine bazı gazeteciler bu halkın ve bu kentin esastan çözüm bekleyen meseleleri yerine, bir birleriyle uğraşmayı marifet sanarak boş ve ütopik görüşler peşinde koşmaya devam ediyorlar.
Öyle ki, bu tip insanlar toplumda meydana gelen haksızlıklar ve zalimlikler karşısında ise, sırf nemalanmaları uğruna seslerini çıkartmazlar.
Sivil toplum örgütleri ise, kuruluş amaçlarının dışında her şeyi yapıyorlar.
İşte bu sebepledir Adana’nın hizmet alamayışı.
Bu gün bu kent, dünyanın ülkenin en zengin toprak yapasına sahip olarak yılın 12 ayında çalışmaya müsait hava şartıyla işsizlikte Türkiye rekoru kırmışsa,
Bunun ayıbı bu kentin kaderini değiştirmeye talip olan bazı siyasilerin, kentin ve halkının ikbali peşinde değil, kendi ikballeri peşinde koşmalarından kaynaklanmaktadır.
Ali Pekmezci kardeşimiz Büyükşehir Belediyesi eski Başkanı Aytaç Durak bey ile, eski Başkan Vekili Sayın Zihni Aldırmaz arasındaki buzların eğime eğilimine doğru gittiğini söylemiş.
Neye dayanarak?
Aytaç beyin Çukurova televizyonunun tüm siyasi partilere olduğu gibi, Zihni Aldırmaz’a da açık olduğunu söylemesi üzerine böylesine bir teşhiste bulunmuş.
Ali Pekmezci’nin teşhisi elbette doğru,
Yukarıdaki ders alınacak sözlerde olduğu gibi,
Büyük insanlar insanlarla değil, ülkenin ve milletin bekası için fikirlerle uğraşırlar.
Aytaç beyde bunu yapıyor.
Yıllardır birlikte olduğumuz Sayın Durak’ın ağzından bir tek gün Zihni beye karşı olumsuz bir söz çıktığını görmedim.
Aksine başkan vekilliği söz konusu olduğunda;
“Bu işi en iyi bizim Zihni yapar” demiş ve o seçim öncesi kulisler yaparak destek te vermişti.
Şimdi Sayın Aldırmaz bu gün bu kentten bağımsız milletvekili adayı,
Umut ederiz beklenen oyu alır ve bağımsız milletvekili olarak meclise adımını atar.
Bazı siyaset cambazları ile ikili arasında gerginliğin artarak devam etmesini ister,
Ama 1960’lı yıllardan bu yana Adana siyasetine damgasını vuran Sayın Durak, dört yıl boyunca gerek beşeri hukuk nezdinde ve gerekse İlahi hukuk nezdinde açık şekilde haksızlığa uğramasına rağmen, hep yargı nezdinde mücadele vererek sığ görüşlerin aksine, büyük insanların izlediği yoldan giderek, bu kentin ve kent halkının ikbali için fikirler beyan etti ve etmeye devam edecektir diyorum.