“ Ramazanoğulları’na Ait Yeni Bir Şecere: Samer Ramadanoğlu Şeceresi”

Prof. Dr. Yılmaz KURT

20 Nisan 2015 Pazartesi 03:00

 

 

Geçen hafta Facebook’ta Ramazanoğulları’na ait olduğu iddia edilen yeni bir şecere yayınlandı. Şecere’yi yayınlayan Samer  (Samir) Ramadanoğlu isimli bir Lübnan vatandaşı.

Samer Ramadanoğlu’nu ilk defa 2013 yılında Adana’da düzenlediğimiz Ramazanoğulları Ön Kurultayı’nda gördüm. Kendisini Ramazanoğulları’nın Beyrut kolundan bir kişi olarak tanıtıyor, ancak hemen hemen hiç Türkçe bilmiyordu. Bize Latin harflerine çevrilmek üzere gönderdiği belge 1893 yılları tarihini taşıyan Mehmed Arif isimli birisine Dördüncü Dereceden Mecidiye Nişanı verilmesi ile ilgili idi. Oldukça renkli bir kişiliğe sahip olduğu anlaşılan Sayın Samer Bey, 01-03 Mayıs 2015 tarihleri arasında Adana’da Uluslararası Ramazanoğulları Kurultayı yapmak için faaliyete geçtiğini Facebook üzerinden açıkladı. Bu arada Facebook’a bir de  Ramazanoğulları Şeceresi koydu.

Bundan sonra Samer Bey Şeceresi olarak anacağımız şecerenin hangi tarihte düzenlendiği yazılmamış. Şecere gerçek bir ağaç gibi aşağıdan yukarıya doğru büyüyüp, dal-budak salmakta. Şecerede nesiller (batınlar) bildirildiği halde kişileri doğum ölüm tarihlerinin bildirilmesine gerek duyulmamış.

Şecerede birinci batın (nesil), beyliğin kurucusu Ramazan Bey atlanarak H. 819/ M. 1416 yılında ölmüş olan Ahmed Bey ile başlatılıyor. Oysa ki beyliğin başına Ramazan Bey’den sonra Sarımüddin İbrahim Bey (I) (Ö.785/ 1383 ) gelmiş; Şihabeddin Ahmed Bey ondan sonra bey olmuş ve H.819 tarihinde ölmüştür. Samer Bey, I. İbrahim Bey’i atladığı gibi  II. İbrahim Bey’i de (Ö. 831) de atlayarak doğrudan Davud Bey’e ve Halil Bey’e geçmiştir. Eylük Bey, Dündar Bey, Ömer Bey ve Selim Bey de bu arada atlanılan beylerdir. Halil Bey’in iki oğlu Kubad Paşa ve Piri Paşa yazılmış ve aile Piri Paşa’dan devam ettirilmiştir.

Şecere’nin en ilginç yanlarından birisi Piri Paşa’nın kızı Banu Hanım’a isim olarak yer verilmiş olmasına rağmen onun soyunun hiçbir şekilde şecereye dahil edilmemesidir. Bunun da sebebi şecerenin kız evlad üzerinden devam ettirilmemesi gerektiği yönündeki görüş olarak açıklanmıştır.

Oysa ki elimizdeki mevcut 3 ayrı şecerede Ramazanoğullarının soyu hep Banu Hanım üzerinden devam ettirilmiştir. Burada Piri Paşa’dan sonra gelen küçük oğlu  Derviş Bey’e yer verilmesine gerek duyulmamış, doğrudan III. İbrahim Bey’e geçilmiştir.

III. İbrahim Bey’den sonra 6. Batında Mehmed Bey (Paşa) yer almış, Pir Mansur Bey atlanılarak 7. Batında ALİ diye birisine geçilmiştir.

Bu Ali’nin kim olduğu, ne zaman yaşadığı belirtilmemiştir. Bizdeki bilgilerde Mehmed Bey'den sonra gelen Ali adlı birisi görülmemektedir.  Aynı şekilde Ali’den sonra gelen Abdülhayy’ın adını ilk defa duyuyoruz.  Bu Ali ve Abdülhayy’ın kim olduğunu ve şecereye nasıl dahil edildiğini kanıtlamak külfeti de tabii ki şecereyi hazırlayanlara aittir.

Bu şecerenin 7. Batnında yer alan Ali ve 8. Batında yer alan Abdülhayy’dan itibaren şecere kopmuştur. Bundan sonra gelenlerin araştırılması bu yüzden gerekmemektedir.

Bizim görüşümüze göre Beyrut’ta Ramazanzȃde diye anılan bir aile bulunmakta. Ramazanzȃde Abdulgani Efendi’nin oğlu 1283 Beyrut doğumlu Mehmed Arif Efendi de bunlardan birisidir[1]. Bu kişinin Ramazanzȃde olarak tanınması, onun Adana’daki Ramazanoğullarından olduğunun kanıtı değildir. Soy bağının sağlam bir şecere ile kanıtlanması gerekir. Babasının adı Ramazan olup tarihte Ramazanzȃde diye anılan ünlü kişileri de bilmekteyiz. Ramazanzȃde Mehmed Çelebi bunlardan bir tanesidir[2].

Sonuç olarak bu şecere, Beyrut’taki Ramazanzȃdeler’in şeceresi olabilir,  ama Adana’daki Ramazanoğulları ile hiçbir bağlantısı görünmemektedir. Bu şekilde yapılan “düzmece şecereler”in arkasından bir takım hak taleplerinin de ortaya atıldığı yaşanmış gerçekliklerdendir. Umuyoruz Sayın Samer Bey’in bu teşebbüsü aile bağlarını ortaya çıkarmak çabası şeklinde güzel bir davranış olarak tarihe geçsin.

 

 

Samer Ramadanoğlu Şeceresi.

            1-014.gif

 

 

 

 

 

[1] Başbakanlık Osmanlı Arşivi, Tarih :29/Z /1283 (Hicrî) Dosya No :64 Gömlek No :477 Fon Kodu :DH.SAİDd.

[2] Abdülkadir Özcan, “Mehmed Çelebi, Ramazanzȃde”, DİA, c.28, Ankara 2003, s. 449-450.

http://www.adanamedya.com/ sitesinden 09.08.2016 tarihinde yazdırılmıştır.