HDP ne olmak istediğine karar vermeli!

Mahmut KORKMAZ

29 Nisan 2015 Çarşamba 06:10

HDP nasıl bir yapı olmak istiyor?

Soru bu.

Siyasi bir parti mi, silahlı bir siyasi parti mi, batıda demokrat doğuda zorba bir yapı mı, hangisi olmak istiyorsa buna karar vermeli.  

Siyasi parti olmasını ve siyasi bir parti gibi hareket etmesini en çok arzu edenlerdendim. 

Siyasi parti demokratik kurallar içinde hareket eder. Sıkıştığı zaman "biz barajı geçmezsek Diyabakır'da alternatif parlamento kuracağız" demez, diyemez. "Ortalığı yakıp yıkacağız" diye tehditler savuramaz.

Yine siyasi bir parti Kürtlerin üzerine abanarak "bunlar bana ait" diyemez. Ağaların köylerindeki ahaliyi kendi malı gördüğü gibi göremez. İletişim ve habere ulaşmanın bu kadar geliştiği çağımızda kimse kimsenin malı ve kölesi değildir.

Türkler, Kürtler ve de Araplar kimseye ait değildir. Kimse kimsenin efendisi değildir. Efendi olan milletin ta kendisidir. Herkes kendi kendisinin efendisidir.

HDP on iki yıllık süreçte Kürt halkının kazandığı haklardan ve mili gelirden elde ettiği paydan habersizdir.

Kısaca hatırlatalım da bazılarının gözü açılsın.

OHAL kaldırılmıştır.

DGM'ler kaldırılmıştır. Ki bir neslin ömrü 'DGM'ler kaldırılsın' eylemleri ile geçmiştir.

Kürtçe TV, Radyo yayınları serbest olmuştur.

Kaldırılan Kürtçe isimler geri iade edilmiştir.

Kürtçe okullarda seçmeli ders olarak okutulmaya başlanmıştır.

Kürtçe savunma hakkı verilmiştir.

Beyaz Reno ile alıp götürülme ve infaz vahşeti tarihe karışmış, failler yargıya hesap verir olmuştur.

Asimilasyoncu mantık bitirilmiş ve eşit vatandaşlık hukuku uygulanmıştır.

Milli gelirden yoksul ve geri bırakılmış doğu ve güneydoğuya daha fazla pay ayrılmıştır.

Terör örgütünün engelleme çabalarına rağmen Yüksekova'ya kadar her yere havaalanları yapılmıştır.

Sosyal yardımlar sonuna kadar verilmiştir.

Bunlar kısaca ilk aklımıza gelenler.

HDP'nin yönetim kadrosunu maalesef bu olanları görmek istemiyor. Onlar hale eski Türkiye'de  karanlık günleri var sayıyorlar.  Güneşe gözlerini kapattıkları için.

HDP yönetimi bunun farkında olmasa da, Kürt halkı bunların farkındadır. Oy verirken bu farkındalığını göstermektedir.

HDP sırtını dayadığı terör örgütünün baskısı olmasa aldığı oyun yarısını alamaz.

HDP gündüz külahlı, gece silahlı bir yapı olamaz. Olmamalı. Parti parti gibi olur. Parti tehdit etmez. Vurmak, kırmak, yakmak, dökmek gibi vahşi yöntemleri asla tasvip edemez.

Yine HDP batıda başka doğuda başka davranamaz. Her konuşmayı aynı anda servis yapan müthiş bir medya gücü var. Bırakın konuşmalarınızı dudak hareketlerinizi bile anlamlandırarak servis yapıyorlar. Hala bazıları bunun farkında değil.

Eğri büğrü olmadan dümdüz olmak lazım. Her yerde ve her zaman. İkili oynayanların oyunların kimse yemiyor.

HDP tüm millete hitap etmenin yolunun doğruluk olduğunu kabul etmelidir.  Tayyip düşmanlığı ile alacakları oy, azgın paralel yapıdan gelecek minicik oydan başkası olmayacaktır.

HDP parti olduğunun farkına vararak dersine iyi çalışmalıdır. Oy verenlere nasıl bir Türkiye vaat ettiğini anlatmalıdır. Türk ve Kürt kardeşliğinden gocunmadığına toplumu ikna etmelidir.

HDP'nin seçim beyannamesindeki komedi bile seçimlere ne kadar hazırlandıklarını gösteriyor.  Diyaneti kapatmak, ezanın, namazın Arapçadan ana dile çevrilmesi yani dinde ırkçılık. Ulusalcı zalimlerin yaptığının başka bir Ulasalcılıkla tekrarı.

 Ve en büyük vaat "Her şey beleş". Su bedava, elektrik bedava, ekmek bedava, hava bedava şiir gibi. Kaldırım taşı bedava, sapan taşı bedava, molotof bedava. Eylem kolaylığı için. Bunlarda benden olsun.

Kaynak soranlara cevap basit, fikir basit olunca.

Sarayın kapatılması.

HDP barajı aşmak istiyorsa halkı terörü desteklemediğine, barajı aşmadığında ortalığı yakıp yıkmayacağına ikna etmesi lazım.

Parti olduğuna inandırması lazım. Bunu başarırsa barajı rahat aşar. Yoksa barajı aşmayı rüyasında bile göremez.

Benden söylemesi.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

*

http://www.adanamedya.com/ sitesinden 09.08.2016 tarihinde yazdırılmıştır.