Kürt Sorununda "Çözüm Süreci" (4)

Dr. Ömer ULUÇAY

28 Mayıs 2015 Perşembe 06:00

Sayın Cumhurbaşkanı Recep Tayip Erdoğan[1], Cumhurbaşkanı Recep Tayip Erdoğan, 21 Mayıs 2015 gecesi, A Haber ile ATV'nin ortak yayınladıkları ve Gazeteci Mehmet Barlas'ın sunduğu Programda, önemli açıklamalarda bulundu ve soruları cevapladı[2]: katılarak soruları yanıtladı.

Kürt Sorunu Süreci hakkında özetle şunları söyledi:

Uygulama ve Süreçteki Safhalar:

“Demokratik açılım” safhasını tamamladıktan sonra “milli birlik ve kardeşlik” safhasını tamamladık. Bu aşamada da “akil insanlar” aşamasına başladık. Bazı yerlerde milliyetçi kesim akil insanlara saldırılar düzenledi. Bunlardan sonra üçüncü adımı attık ve “çözüm süreci” dedik. Bu terör örgütünün desteklediği siyasi yapı hiçbir zaman samimi olarak çözüm sürecine sarılmadı.

Güvenlik-İmralı-Dağ

 “İnsanları sokağa davet eden birisiyle nasıl olur da çözüm süreci işleyebilir? Bu ülkede mal ve can güvenliğini sağlamak ile görevliyiz. Bunun için ne gerekiyorsa yapacak güçteyiz. Böyle bir adım atarlarsa bunun bedelini, faturasını ağır öderler. “İmralı’dan ne gelirse o olur” böyle bir durum yok. “Bir aydır İmralı ile görüşülemiyor” diyorlar. Görüşmelere devlet karar verir. İmralı’nın görüşme trafiğini dağ belirlemeyecek.

Kırılma noktası (7 Haziran)- Devletin B ve C Planları

“7 Haziran kırılma sürecidir: Bu mesele bana göre bir tabu meselesi. İmralı tabulaştırıldığı için İmralı’dan gelebilecek mesajların dağı, siyasi hareketi etkilediği düşünülüyor. Burada biz bir hukuk devleti olduğumuz için bunları hukuk çerçevesinde yapmak durumundayız. Bu çiğnendiği zaman devlet B planını C planını devreye koyacaktır. Devletin böyle planları mevcut. 7 Haziran bir kırılma sürecidir. Ne barışı ya? Böyle barış olabilir mi? Van’da musluklardan su akıtıyorlar. Bu nasıl barış? Nasıl bir demokrasi? Böyle bir şey olabilir mi?”

Bu açıklamalar ile Sayın Cumhurbaşkanının daha önceki tarihlerde yaptıkları ve yukarda yer alan özet konuşmaları arasında bir farklılık vardır.”Yok ve inkâr edilen Kürt Sorunu” ile ilgili aktörlerin siyasetine eleştiri var, işbirliğinin zorluğuna işaret var. Eğer seçim sonrasında sokağa davet gibi bir şey olacaksa, vatandaşın mal-can güvenliğini temin için devletin B ve C Programlarının varlığı ve ağırlaştırılmış bu koşulların devreye gireceği belirtilmektedir.

Bu açıklamalar, siyasette hemen yankı bulmuştur. Cumhurbaşkanı ve Hükümetin, pek muhatap olarak kabul etmedikleri HDP müzakere heyeti vardır, sürecin barışla sonuçlanması için ilan edilmiş Dolmabahçe Mutabakatı, ortak bir anlayış ve bunun getirdiği barış ortamından ülkenin kazancı vardır. Bunlar göz ardı edilemez.

Başbakan Yardımcısı Yalçın Akdoğan[3],  "Kobani olayları süreci nasıl türbülansa soktu. Ondan sonra İç Güvenlik Paketi gündeme geldi.  Bu süreçte bir gerginlik var. Bu gerginliği Selahattin Demirtaş başlattı. Tayyip Erdoğan’ı “biz başkan yaptırmayacağız” dedi. Kandil’in tehditler açıklamaları süreci gerdi. PKK silah bıraksın diye bu görüşmeler yapılıyor. HDP barajı geçsin diye değil" dedi.

*

HDP Milletvekili Sırrı Ziya Önder[4], HDP’ye yönelik saldırılar nedeniyle olası can kayıplarından endişe duyduklarını, “Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’a yönelik suikast düzenleneceği bilgilerinin ellerinde olduğunu”, uyarılar aldıklarını söyledi. “Endişemizi sadece daha fazla çalışarak, daha dikkatli olarak aşıyoruz. HDP’ye bugüne değin seçim sürecinde 62 saldırı gerçekleştirildiğini,  bunun %80’ninin silahlı saldırıdır. Kitlesel saldırılara baktığımızda da tamamı linç etmeye dönük saldırılar. Bunun diğer öne çıkan bir başka yanı, kolluk kuvvetlerinin bu meselede o linç güruhunu destekleyeceği tavrı ve desteklemediği yerlerde de son derece toleranslı davranma hali. Yani devletin kontrollü bir gerginlik politikası olarak yol verdiği ve hatta zaman zaman teşvik ettiği bir durum ile karşı karşıyayız' dedi.

Adana ve Mersin'de HDP İl Binalarına yapılan bombalı saldırılarla ilgili İçişleri Bakanlığı şu açıklamayı yaptı:

"Adana/Seyhan ve Mersin/Akdeniz HDP parti binalarında 18.05.2015 tarihinde saat 10.00 sıralarında el yapımı bombaların patlaması neticesinde 4 vatandaşımız çeşitli yerlerinden yaralanmış ve maddi hasar meydana gelmiştir. Bombaların, bir gün öncesinden şüpheli bir erkek şahıs tarafından bahsi geçen parti binalarına bırakıldığı, şahsın ailesi ile birlikte 1990 yılında Van İlimizden gelerek Adana İlimize yerleştiği, her iki eylemin failinin de aynı şahıs olduğu belirlenmiştir. Şahsın açık kimliği güvenlik birimlerince tespit edilmiştir. Eylemi gerçekleştiren şahsın daha önce 2007 yılında Ankara İlinde yasadışı sol bir örgütün faaliyetlerine katılarak tutuklandığı, İstanbul ilinde yasadışı sol bir örgüt faaliyetleri ile irtibatlı olmaktan gözaltına alındığı anlaşılmıştır. Bu vesileyle olayda yaralanan vatandaşlarımıza acil şifalar dileriz."

Sinop'ta mitingde(22 Mayıs 2015) konuşan Başbakan Ahmet Davutoğlu[5], Adana ve Mersin'deki HDP binalarına bombalı saldırıları gerçekleştiren zanlının kimliğinin belirlendiğini söyledi: Bombacı "dün tespit edildi, bugün açıklaması yapıldı. DHKP-C'den tutuklanan bir terörist çıktı".

 Halk Cephesi[6] ‎, 'HDP'ye saldırıları kontrgerilla örgütlüyor. Kontrgerilla AKP'dir' açıklamasında bulundu. ‎

Adana ve Mersin’de HDP İl Merkezlerine yönelik bu saldırılar ülke genelinde yerde kitlesel olarak protesto edildi ve açıklamalar yapıldı. 

HDP Eş Genel Başkanı Figen Yüksekdağ[7], AKP’nin seçim çalışmalarında, Van'da kaymakamların bazı köy muhtarlarını oy vermeleri konusunda tehdit ettiğini iddia etti.

HDP Merkez Yürütme Kurulu[8], partinin Adana ve Mersin il başkanlıklarına yapılan bombalı saldırıları nedeniyle bir açıklama yaptı:

 “Bugüne kadar Genel Merkezimiz dâhil olmak üzere yaklaşık 60 noktada parti binalarımız, araçlarımız, üyelerimiz ve gönüllülerimiz saldırıya uğradı. Bu sabah Adana ve Mersin il binalarımıza yapılan bombalı saldırılar da işin hangi boyuta geldiğini gösteriyor. Adana il binamıza yapılan saldırıda 6 yöneticimiz ve çalışanımız yaralanmıştır”

“Bu saldırıların siyasal sorumluluğu başta Cumhurbaşkanı Erdoğan olmak üzere Başbakan ve diğer AKP Hükümeti mensuplarına aittir. Her konuşmalarında partimizi hedef gösteren, Eş Genel Başkanlarımıza, parti yöneticilerimize ve vekil adaylarımıza hakaret eden ve iftira atan bu zihniyet bugün yeni ürünlerini Adana ve Mersin’de almıştır.”

HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş[9], İstanbul/Esenyurt'a /Esenkent Mahallesi'nde gazetecilerin sorularını yanıtladı: Demirtaş, partisinin Adana ve Mersin binasına yapılan saldırılarla ilgili olarak, "Dosya ile ilgili gizlilik kararı verildi. Bu soruşturma niye gizlensin ki? DHKP-C'li dedikleri kişinin Suriye'de IŞİD ile bağlantıları olduğu bilgileri bizde mevcut. Sessiz kalıyoruz diyorlar da olup biten her şey AKP'yi işaret ediyor…"AKP biter çözüm süreci bitmez. Türkiye toplumu barış istediği müddetçe ki yüzde 100'e yakını barış istiyor. O zaman çözüm süreci niye bitsin? Hiç kimse tedirgin olmasın, çözüm süreci AKP'nin varlığına bağlı bir süreç değildir. 114 yerde HDP binasına saldırı oldu. Genel Merkezimiz saldırıya uğrağı. Adana ve Mersin İl binalarımız bombalandı. Biz barış ve kardeşlik duygusunu bütün Türkiye'ye yaydıkça tedirgin olanlar HDP’ ye saldırıyorlar. Biz sağduyumuzu koruduk.”

Sanırsın, 25.Dönem Milletvekili seçimlerine giren sadece iki parti var(AKP, HDP.) Aslında seçime girecek 21 Parti var.

Ama gerçekte sonucu belirleyen, “hayat-memat” durumunda olan, yarışan iki parti vardır. AKP devleti yönetmekte ve hükmetmektedir. HDP saldırı, yıldırma, baskı altında ve devletçe Parti Grubu olanlara yapılan milyonlarca TL tahsisten mahrumdur ve halkın desteği ile seçim çalışmalarını yürütmektedir.

Cazgır bağırıyor Kırkpınar Güreşlerinde: “İki pehlivan geldi meydane, biri diğerinden merdane”

Sonuçların hayırlı olması dileğiyle, selamlar, saygılar olsun.

 

[1] Cumhurbaşkanı RT Erdoğan: Diyanet İşleri Başkanı'na zırhlı Mercedes verilecek;

http://www.radikal.com.tr/politika/cumhurbaskani_erdogan_diyanet_isleri_baskanina,1363300, 22/05/2015

[2] http://www.yuksekovahaber.com/haber/erdogan-secimden-sonra-b-ve-c-planimiz-devreye-girebilir-155235.htm

[3] http://www.hurriyet.com.tr/gundem/29064083.asp

[4] http://www.eniyihaber.net/icisleri-bakanligi-hdpye-bombali-saldirinin-faili-tespit-edildi/6386/

[5] http://www.yeniasir.com.tr/politika/2015/05/22/hdp-bombacisi-dhkpcli-terorist22 Mayıs 2015‎

‎   http://www.hurriyet.com.tr/gundem/29071208.asp

[6] http://www.evrensel.net/haber/113333/halk-cephesi-hdpye-saldirilari-kontrgerilla-orgutluyor,21 Mayıs 2015

[7] http://www.gercekgundem.com/siyaset/127306/yuksekdag-baris-bombalandi

[8] http://odatv.com/n.php?n=hdpye-bombali-saldiri-1805151200

[9] Radikal.com.tr >Politika > Demirtaş: DHKP-C'li dedikleri kişi, Suriye'de IŞİD ile bağlantılı, 1363640,22/05/2015

 

http://www.adanamedya.com/ sitesinden 09.08.2016 tarihinde yazdırılmıştır.